Yukarıdaki hadisi Allah’ın külli iradesi ve insanın cüzi iradesi açısından yorumlayınız.

“Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim. Allah’ı gözet ki Allah da seni gözetsin. Allah’ı gözet ki Allah’ı (daima) yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’tan iste! Yardıma muhtaç olduğunda Allah’tan yardım dile! Şunu bil ki bütün insanlar sana fayda vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana faydalı olamazlar. Ayrıca bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana hiçbir şeyde zarar veremezler. Bu konuda kalemler kaldırılmış (karar verilmiş), sayfalar kurumuştur (hüküm kesinleşmiştir).”
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 293.)

Yukarıdaki hadisi Allah’ın külli iradesi ve insanın cüzi iradesi açısından yorumlayınız.

Allah (c.c.), insanı akıllı bir varlık olarak yaratmış ve ona seçme ve tercihte bulunma imkânı sağlayan irade vermiştir. İnsan
davranışları zorunlu ve seçime dayalı olmak üzere iki kısımdır. Yazı yazmak, oturmak, kalkmak, çalışmak, namaz kılmak,
iyi veya kötü davranışta bulunmak özgür irademizle seçerek yaptığımız davranışlardandır. Kişinin bu sorumluluk alanına cüzî irade denir. Ancak insanın iradesinin dışında olan şeyler de vardır. Kalbimizin çalışması, nefes alıp verişimiz, midemizin yiyecekleri sindirimi irademiz dışında gerçekleşir. Ne zaman, nerede, hangi anneden doğacağımıza; hangi ırktan olacağımıza biz karar veremeyiz. Göz rengimiz, ten rengimiz, saç rengimiz bütün bunlar bizim irademiz dışında Yüce Allah’ın takdiri ile gerçekleşir. Bu alana ise küllî irade denir. Allah’ın (c.c.) küllî iradesi aynı zamanda cüzî irade dediğimiz insan iradesini de kuşatmıştır. Dolayısıyla insan, kendi iradesi ve seçimi dışında başına gelen durumlardan sorumlu değildir.

Allah’ın (c.c.) iradesi küllî olduğu gibi ilmi de her şeyi kuşatır ve sonsuzdur. İnsanın iradesi de ilmi de cüzî ve sınırlıdır. İnsanın ilmi ve bilgisi görünen âlemdeki sebep sonuç ilişkileri kapsamındadır. Oysa Allah’ın (c.c.) ilmi hem görünen âlemi hem de görünmeyen (gayb) âlemini kuşatır.

Bir Cevap Yaz.