Türklerde Devlet Anlayışında Halk (Millet) Unsuru Nedir?

Türklerde Devlet Anlayışında Halk (Millet) Unsuru Nedir?

Türklerde devleti yaşatan ve hükümdarı başarılı kılan millettir. Bu yüzden Türk milletinin sahip olduğu değerler Türk kağanları ve devlet adamları tarafından hassasiyetle korunmuştur.

Türk devletlerinde halk sınıflara ayrılmamıştır. Ayrıca fertler özel hukuk, ekonomik ve sosyal hürriyet ile özel mülkiyet hakkına sahip olmuştur. “Halk devlet için değil, devlet halk içindir.” anlayışının benimsendiği Türk devletlerinde hükümdarın en önemli görevlerinden biri, halkın mutluluğunu ve refahını sağlamak ve kendini halka sevdirmektir. Bütün bu özellikler Türk devletlerindeki temel unsurun millet olduğunu göstermektedir.

METE’NİN ÇİN İMPARATORU’NA YAZDIĞI MEKTUP

“Tanrı’nın yardımı ve şefaati, subay ve askerlerimin yüksek savaş yeteneği atlarımın gücü ve kuvveti ile bütün Yüeçileri ezdik. Böylece göğün altında (yani dünyada) asayiş ve dirlik kurulmuş oldu. Bundan sonra yirmi altı kavmi daha hâkimiyetim altına aldım. Bunların hepsi Hun oldu. Yay çekebilen bütün kavimler tek bir aile gibi birleştiler. Şimdi kuzeydeki bütün ülkelerde dirlik ve düzeni kurdum. Şimdi silahları bir tarafa koymak, subay ve birliklerimi dinlendirmek, atlarımızı beslemek istiyorum… Çocuklarımız ve gençlerimiz büyüsünler, yaşlılarımız ise huzur içinde yaşasınlar.”

CENGİZ HAN VE TÜRKLER

Cengiz Han devleti kurduktan sonra hızla ülke sınırlarını genişle­tirken buradaki nüfus yapısının da değişmesine yol açtı. Bu durumdan rahatsız olan “Tapan” adlı bir Uygur Türk’ü, Cengiz Han’a şunları söyledi: “Siz, insanları öldürüp toprağı boş bırakıyorsunuz. Hâlbuki devlet, insan ve topraktan meydana gelir. İnsansız devlet olmaz!”

TÜRK DEVLETLERİNDE HALK

Hazar Kağan’ı ve idarecileri halkın mülküne el uzatmazdı.

Bulgarlar arazilerinden elde ettikleri üründen hükümdara bir şey vermeyebilirdi.

Özgür olmak isteyen Çin’deki köleler Büyük (Asya) Hun Devleti’ne sığınmışlardır.

MÖ 300’lerde Çin’de köle olarak satılan Hunlar köle isyanını başlatmış ve kendi hükümetlerini beğenmeyen bir Bizanslı, Avrupa Hun Devleti’nde kendi ülkesinden daha hür ve korkusuz yaşadığını ifade etmiştir.

Yukarıdaki metinler dikkate alındığında Türklerde devlet-halk ilişkisi hakkında neler söylenebilir?