Türklerde Devlet Anlayışında Bağımsızlık (Oksızlık)Unsuru Nedir?

Türklerde Devlet Anlayışında Bağımsızlık (Oksızlık)Unsuru Nedir?

Aşağıdaki metinlere göre Türklerin bağımsızlık anlayışı ile ilgili neler söylenebilir?

TÜRKLERDE BAĞIMSIZLIK ANLAYIŞI

MÖ 36’da savaşta ölen Hun Hü­kümdarı Çi-çi, kendisini imha edecek Çin hücumunu beklerken aşağıdaki konuşmayı yaptığı rivayet edilir:

“Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Hunlar kuvveti takdir eder, tabi olmayı hakir görürler. Savaşçı özel­liklerimiz sayesinde adı yabancıları titreten bir ulus olduk. Zira bilirler ki savaşta muhariplerimizin kaderi ölümdür. Biz ölsek de kahramanlı­ğımızın şöhreti kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaklardır.”

TÜRK MİLLETİNİN ÖZELLİKLERİ

Çinliler, Doğu Kök Türk Hakan- lığı’nı işgal ettikten sonra Türkleri Çince konuşmaya, Çinliler gibi giyinmeye, Çin âdetlerini kabul etmesi için İşbara Kağan’a baskı yapmaya başladılar. Bunun üzerine İşbara Kağan Çin İmparatoru’na gönderdiği mektupta şöyle cevap verdi: “Size bağlı kalacak, haraç verecek, kıymetli atlar hediye ede­ceğim. Fakat dilimizi değiştiremem, uzun saçlarımızı kestiremem, halkı­ma Çin elbiseleri giydiremem. Âdetlerinizi, kanunlarınızı almama imkân yoktur. Çünkü bu bakımdan bütün milletim hassasiyetle çarpan tek kalptir.”

“Oksızlık” olarak adlandırılan bağımsızlık, Türklerde çok eski zamanlardan beri var olan karakteristik bir özelliktir. Bağımsızlık duygusunun oluşması ve gelişmesinin temelinde bozkır kültürü önemli rol oynamıştır. Türklerin atlı göçebe hayat tarzını benimsemeleri, özgür bir yapıya sahip olmalarına, dolayısıyla bağımsızlığın millî bir karekteristik özellik hâline gelmesine sebep olmuştur.

Orhun Kitabeleri’ndeki “(Çin’in) Tatlı sözüne yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok Türk milleti öldün… (Eğer) Güney’de Çagay Ormanfna, Tögültün Ovası’na konayım dersen Türk milleti öleceksin.” cümlelerinden anlaşıldığı gibi bağımsızlığı yitirmek, Türk milleti için en büyük felaket olarak görülmüştür. Aynı zamanda Türk devleti ve milleti siyasi istiklal ile birlikte kültür istiklalinin de korunmasına önem vermiştir. Türk tarihinde bu konuyla ilgili pek çok örneğe rastlanmaktadır.

“O gece gökteki yıldızlar titreşip yanıyor. Ötüken’den gelen sert rüzgâr ciğerlere dolup taşıyordu. Kürşat’ın evinde toplantı vardı. Kürşat’la Bögü Alp güvendikleri Türk beylerinden bir kaçını çağırmışlardı… Yedi kişi az ışıklı bir odada büyük bir iş konuşuyorlardı. Her zamanki gibi ciddi idiler. Fakat başladıkları işin ululuğundan habersiz gibi idiler. Kürşat söze başladı:
Türk beyleri! On yıl süren tutsaklık sona erecektir. Ötüken’de devlet kuran atalarımızın ruhunu daha çok incitmemek, ıssız kalmış bozkırları daha çok güldürmemek, budunu ünsüz bırakmamak, Türk Tanrısı’nı daha çok öfkelendirmemek için devleti yeniden kuracağız. Devleti diriltmek için de Çin kağanına karşı mücadeleyi başlatacağız. Bögü Alp’le bunu kararlaştırdık. dedi.”

Yukarıdaki metin I. Kök Türk Devleti’nin yıkılmasından sonra Çin esare­tine giren Türk milletini yeniden bağımsızlığa kavuşturmak isteyen Kürşat ve arkadaşlarının mücadelesini konu alan bir romandan alınmıştır.

Siz de Kürşat’ın ağzından yeni nesillere iletilmek üzere bağımsızlığın önemini anlatan bir mektup yazınız.