Türkiye’de hangi Denizler Vardır? Özellikleri nelerdir?

TÜRKİYE’NİN DENİZLERİ

Ülkemizi üç yandan çevreleyen denizlerimizin özelliklerini ve onlardan nasıl yararlandığımızı hiç düşündünüz mü? Eğer denize kıyısı olmayan bir ülke olsaydık, ülkemiz ekonomisinde ve yaşamımızda nelerin değişebileceği konusunda arkadaşlarınızla beyin fırtınası yapınız.

Ülkemizi çevreleyen dört deniz bulunmaktadır. Bunlar Karadeniz, Akdeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi’dir (Harita 7.8). Şimdi, bu denizlerimizi daha yakından tanıyalım.

Harita 7.8: Türkiye’yi çevreleyen denizler

a. Karadeniz

Ülkemizin kuzey kıyıları boyunca uzanan Karadeniz, tuzluluk oranı en az olan denizimizdir. Bu durumun nedenlerini bölgenin enlem değerlerini ve iklim özelliklerini de düşünerek belirleyiniz.

Fotoğraf 7.27: Karadeniz’de balıkçılık, halkın önemli geçim kaynaklarından biridir.

Kuzey Anadolu Dağlarının, kıyıya paralel uzanması nedeniyle, Karadeniz’den gelen nemli hava kütleleri dağlara çarparak yükselir ve Karadeniz kıyılarına bol miktarda yağış bırakır. Boyuna kıyıların yaygın olduğu Karadeniz’de doğal körfez ve limanların sayısı da azdır. İstanbul Boğazı vasıtasıyla diğer denizlere bağlanan Karadeniz, bölge insanının ekonomik faaliyetlerini, sosyal ve kültürel özelliklerini en fazla etkileyen denizlerdendir. Karadeniz’le özdeşleşmiş olan hamsi, balıkçılık faaliyetinin bölge için önemini kanıtlar (Fotoğraf 7.27). Gerçekten de Türkiye kıyılarında avlanan balıkların %80’i Karadeniz’e aittir. Diğer denizlerimizden farklı olarak Karadeniz’de yaz turizmi fazla gelişmemiştir. Bu durumun nedenleri Karadeniz’de bulutlu ve yağışlı gün sayısının fazla, deniz suyu sıcaklığının ise düşük olmasıdır.

Ders İçi Etkinlik

Gemiciler kalkalım, şu yelkeni takalım,
Şişirip de yelkeni sırt üstüne yatalım,
Kızılırmak başına şu ırgatı atalım,
Tutalım balık havyar, keyfimize bakalım
Çekin uşaklar çekin
Hemen aldık ırgatı
Geliyor bir sert poyraz
Tutalım iki katı
***
Hey gidi Karadeniz, suların ne karadır,
Senin de benim gibi yüreğin mi yaradır?
Yanda, iki Karadeniz türküsünün sözleri verilmiştir.

Ayrıca Karadeniz’e ait “horon” oyununun hırçın ve dalgalı Karadeniz’i temsil ettiği söylenir. Buna göre Karadeniz, yöre insanının ekonomik faaliyetlerini ve sosyal yaşamını nasıl etkilemiştir? Karadeniz, yöre insanının başka hangi sosyal ve kültürel özelliklerini etkilemiş olabilir? Arkadaşlarınızla tartışınız.

b. Marmara Denizi

Karadeniz ve Ege Denizi arasındaki bağlantıyı sağlayan Marmara Denizi, bir iç denizdir (Harita 7.9). Suları, Karadeniz’e göre daha tuzludur. İstanbul Boğazı vasıtasıyla Karadeniz’den gelen üst akıntı nedeniyle yüzeydeki deniz suyunun tuzluluk oranı ‰23 iken Çanakkale Boğazı vasıtasıyla Ege Denizi’nden gelen alt akıntı nedeniyle diplerdeki tuzluluk oranı ‰36 kadardır. Marmara Denizi kıyılarında farklı kıyı tipleri görülür. Boğazlarda ria kıyı tipi, İzmit-Yalova arasında enine kıyı tipi yaygındır. Güney Marmara’da kıyı sığdır ve birçok ada bulunmaktadır. Bu adaların en büyüğü Marmara Adası’dır. Kapıdağı Yarımadası ise bir tombolodur. Marmara Denizi’nin ülke ekonomisine birçok alanda katkıları bulunmaktadır. Boğazlar, ulaşım ve balıkçılık faaliyetleri açısından çok önemlidir. Boğazlarda bu faaliyetlerin önem kazanmasının nedenleri neler olabilir?

Arkadaşlarınızla tartışınız. Ülkemizin en büyük limanı olan İstanbul Limanı da Marmara Denizi kıyılarındadır.

c. Ege Denizi

Harita 7.10: Ege Denizi

Yunanistan ve Türkiye arasında yer alan Ege Denizi, çok sayıda adanın bulunduğu nispeten sığ bir denizdir. Batı Anadolu’da yer alan dağlar kıyıya dik uzandığı için enine kıyı tipinin yaygın olduğu Ege kıyılarımızda birçok koy ve körfez yer almaktadır (Harita 7.10). Tuzluluk oranı, enlem etkisine bağlı olarak kuzeyde ‰33, güneyde ‰37 kadardır.

Ege Denizi’nin Türkiye ekonomisine en büyük katkıları yaz turizmi, dış ticaret ve balıkçılık sektörlerindedir. Türkiye’nin ikinci büyük limanı olan İzmir Limanı, Ege Denizi kıyılarında yer alır. Ege kıyılarımızda yaz turizmi çok gelişmiştir.

Ege kıyılarında yaz turizminin gelişmiş olmasının başlıca nedenleri yaz aylarının uzun ve sıcak olması, özellikle güney kesimlerde deniz suyu sıcaklığının yüksekliği, kumsallarla kaplı birçok koy ve körfeze sahip olmasıdır. Bu doğal özelliklerinin yanı sıra Ege kıyılarında kurulmuş olan birçok medeniyete ait antik kalıntıların bulunması da Ege kıyılarında turizmin gelişmesine neden olan bir diğer faktör olmuştur.

ç. Akdeniz

Atlas Okyanusu’ndan Cebelitarık Boğazı ile ayrılan ve Avrupa ile Afrika Kıtaları arasında bir iç deniz olan Akdeniz, ülkemizi çevreleyen denizler arasında en büyük olanıdır. Tuzluluk oranı ‰36 ile ‰39 arasında değişir. Toros Dağlarının kıyı çizgisine paralel uzanması nedeniyle Akdeniz kıyılarımızda boyuna kıyılar yaygındır. Kaş-Kalkan arasında Dalmaçya tipi kıyılar da görülür. Akdeniz, Türkiye ekonomisine yaz turizmi, dış ticaret, ulaşım ve balıkçılık alanlarında katkı sağlar. Ege Denizi’nde olduğu gibi Akdeniz’de de iklim şartlarının uygunluğu ile koy ve körfezlerdeki geniş kumsallar yaz turizminin gelişmesini sağlamıştır (Fotoğraf 7.28). Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Kerkük-Yumurtalık petrol boru hatlarının, Akdeniz kıyılarında sona ermesi ve buradaki limanlarımızdan Avrupa ülkelerine taşınması Doğu Akdeniz’in stratejik önemini artırmaktadır.

Fotoğraf 7.28: Kaputaş Plajı (Kaş-Antalya)

1915 yılında Atatürk’ün öngördüğü gibi, “Zaferi, denizi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştırabilen ülke kazanır.” sözü doğrultusunda, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, bu potansiyelini son yıllarda daha fazla ve etkili biçimde kullanmaya başlamıştır.

Bir Cevap Yaz.