Türk İslam Devletlerinde Yaygın Eğitim – Ahilik

Türk İslam Devletlerinde Yaygın Eğitim – Ahilik

Ahiler arasında, ahinin yetişmesi için sanatın okumakla değil üstattan görerek öğrenmesi şartı getirildi. Yamaklık, çıraklık, kalfalık, ustalık, yiğitbaşılık, ahi babalık ve kethüdalık safhalarından geçmesiydi. Gündüz işinde çalışan ahiler, akşamları kendilerine mahsus binalarda sohbetlere katılırlardı. Böylece ahilerin ahlaki terbiyesi ihmal edilmezdi.

Ahmet DEMİR, “Fütüvvet Teşkilatının Kökeni ve Türkiye Selçuklularındaki Durumu”, TürklerAnsiklopedisi, C 1, s. 264-270 (Düzenlenmiştir.).

Yukarıdaki metne göre ahilikte hangi tür eğitim modeli uygulanmaktadır? Belirtiniz.

Türkiye tarihinde ilk defa Türkiye Selçukluları tarafından oluşturulan “ahi” teşkilatının üyeleri usta, kalfa ve çıraklardır. Bu teşkilat; üyelerinin dayanışmalarını, mesleklerini iyi bir şekilde yapmalarını ve eğitilmelerini amaçlıyordu.

Ahilikte eğitim, iş dışında veya işbaşında gerçekleştirilirdi. İş dışında eğitim, teşkilatın zaviyelerinde “muallim ahi” ve “pîr” denen öğreticiler tarafından verilmekteydi. Teşkilat üyelerine dinin esasları, okuma, yazma, ahlak, temizlik, kurumun düzeni ve geleneği öğretilirdi. Ayrıca silah kullanımı ve beden eğitimi konusunda da talim yaptırılırdı.

Ahiliğin işbaşında uyguladığı eğitim o dönemlerde çarşı ve dükkânların bedesten gibi yerlerde topluca bulunmaları nedeniyle kolay ve etkiliydi. Her meslek sahibi, yanında mutlaka bir çırak çalıştırmak zorundaydı. Zanaat dalında belli kademeleri geçen çırak icazet alır ve kendi işini kurabilirdi. Bu durum ilk Türk devletlerinden farklı olarak mesleki kurumsallaşmayı getirdi.

Esnaf ve zanaatkârlara namaz saatlerinde dükkânlarını kapatma, sonra açma gibi zaman ve düzen alışkanlığı kazandırma, müşteriye saygılı davranarak dürüst olma, üretimi artırma, komşularının da kazanmalarını isteme, çırakları iyi yetiştirme gibi tutum ve davranışlar edindirilmeye çalışılıyordu.

Cami, mescitler, bilim insanlarının evleri, ilmî toplantıların yapıldığı yerler ve kütüphaneler yaygın eğitimin verildiği mekânlardı. Ayrıca medreselerde öğrencilerin yanı sıra halka da okuma yazmaya yönelik olarak eğitim verilmesi ve dinleyici kabul edilmesi yaygın eğitimin bir parçasını oluşturmaktaydı. Bunlar dışında ahi teşkilatının zaviyelerde verdiği eğitim de yaygın eğitimin bir türüydü.

Bir Cevap Yaz.