Türk İslam Devletlerinde Sosyal Yapı Özellikleri Nelerdir?

TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE SOSYAL YAPI ÖZELLİKLERİ

TÜRKLER VE DİN

“Karakterlerine uymayan farklı inançları benimseyen bazı Türk boyları yalnız eski düşünce ve anlayış tarzlarını değil millî kimliklerini de kaybederek Türklükten uzaklaşmışlardır. Tabgaçların Budizm’i kabul etmeleri Çin kültürünü benimsemeleri ile sonuçlanmıştır. Bal­kanlarda siyasi alanda etkili olan Uzlar, Kumanlar ve Peçenekler Hristiyan halk arasında kaybolup gittiler. Yöneticiler tarafından Museviliğin benimsendiği Hazarlar da benzer bir akibete uğramış­lardır. Budist ve Maniheist Uygurlar kısa zamanda dağılmış Avrupa’ya giden Avarlardan ve Hunlardan eser kalma­mıştır. Hristiyanlığı benimseyen Macarlar ve Bulgarlar ise Avrupa’da Osmanlılara karşı uzun süre rakip oldular.”

“Türklerin kabul ettikleri dinler arasında sadece İslamiyet olumsuz etkiye neden olmamış, aksine mille­timize çok daha büyük hamleler yapma imkânını sağlamıştır.

İslamiyet diğer dinlerin aksine Türklerin manevi cephesini yenilemiş ve tamamlamıştır. İslamiyet’in insani ve ahlaki değerlerinin yanında herkesi çalışmaya, faaliyete, icabında cihada yani bedeni fedakârlığa teşvik etmesi mücadeleci ve hareketli Türklerin ruhuna hitap etmiştir. Türklerin içinde bulunduğu bu manevi ortamda Karahanlılar, Selçuklular, Osmanlı Dev­leti vd. doğmuş, gelişmiş ve yaşamıştır.”

Kabul ettikleri dinler Türkleri nasıl etkilemiştir?

Talas Savaşından sonra Türkler arasında yayılmaya başlayan İslam dini Türk kültürünü etkilemeye başladı. Özünde kendini koruyan Türk bozkır kültürüyle İslam kültürünün kaynaşma süreci, Karahanlı Devleti Döneminde başladı. Karahanlılar Türk-İslam toplumunun oluşturulmasında köprü görevi gördü. Gazneliler ve Büyük Selçuklu Devleti farklı etnik toplulukların bulunduğu bölgede kurulup genişlediğinden bütün siyasi, iktisadi ve dini faaliyetlerini bu toplumların özelliklerini dikkate alarak yerine getirmişti. Aynı zamanda Türk ve yerli Müslüman halkın istek ve ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran Büyük Selçuklu Devleti toplumlar arası kaynaşmayı gerçekleştirerek Türk-İslam toplumunu meydana getirmeyi başarmıştı.

X. yüzyılın ilk yarısında Oğuz Türkleri Hazar Denizi’nden başlayarak Maveraünnehir’i içine alan bölgede yaşıyorlardı. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızla İslamlaşmaya başlayan bölgede eski Türk toplum yaşantısının özellikleri hâlâ devam ediyordu. Büyük Selçuklu Devleti’nin merkezî ve güçlü bir devlet olarak kurulmasıyla toplum yapısı büyük ölçüde değişti. Selçuklular zamanında toplum, yönetenler (hanedan ve idareciler) ve yönetilenler (halk) olmak üzere iki bölümden oluşmaktaydı.

Türk İslam Devletlerinde Yönetenlerin Özellikleri

Hanedan üyeleri, asker, vali ve din adamları yönetici sınıfı oluşturmaktaydı. Toplum yapısının en üstünde yer alan sultanın toplumsal konumu, idarecilere ve halka karşı sorumluluk ve görevlerini yerine getirmesine bağlıydı.

Görevi ihmal, adaletten ayrılma ve toplum refahını sağlayamama iktidarı kaybetmek için önemli sebeplerdendi.

İlk Müslüman Türk devletlerinde idareciler genelde Türk’tü. Halk ise farklı ırk ve boylardan meydana gelmekteydi. Karahanlı Devleti’nde toplum tamamen Türk’tü. Gaznelilerde Gurlular, Hindular gibi farklı unsurlar da yer almaktaydı.

Büyük Selçuklu Devleti’nde devleti kuran Türklerin yanı sıra İranlı ve Arap unsurlar yer alırken Tolunoğulları, İhşidiler ve Memluklularda ise halkın büyük çoğunluğunu Arap, Rum, Ber­beri, Mısırlı vb. Türk olmayan unsurlar oluştur­maktaydı.

Bir Cevap Yaz.