Tanzimat Sonrası Osmanlı Ortaöğretim Okulları Nelerdir?

Tanzimat Sonrası Osmanlı Ortaöğretim Okulları Nelerdir?

Klasik Dönemde ortaöğretim, medrese çatısı altında gerçekleştirilmekteydi. Teşkil edilen maarif meclislerinin ele aldıkları meselelerden birisi de ortaöğretimin yeni bir düzene kavuşturulması olmuştur.

a. Rüştiyeler

II. Mahmut Dönemi’ne kadar sıbyan mektepleri ile askerî okullar arasında bir öğretim kademesi bulunmuyordu. Özellikle askerî okullara öğrenci yetiştirmek amacıyla rüştiyeler açılmıştır. İlk rüştiyenin olumlu sonuçlar vermesi üzerine hızla yenileri açıldı. Bu okullar, ilk zamanlarda ilkokul üstü hazırlık okulu, daha sonraları ise ortaokul karakterine sahip bir öğrenim kurumu hâline geldi. Sıbyan mekteplerini bitirip şehadetname alan öğrenciler sınavsız rüştiyelere kabul edilirdi. İstanbul’da kızlar için bir kız rüştiyesi açıldı. 1910 yılında 80 kız rüştiyesi bulunmaktaydı.

II. Meşrutiyet Dönemi’nde idadiler, rüştiye sınıflarını da içine alarak orta öğretim görevini yerine getirmiştir. 1913’te çıkarılan kanunla rüştiyeler iptidai mektepleriyle birleştirilmiştir.

193. sayfadaki tabloda da görüldüğü üzere rüştiyelerde kapsamlı bir ders programı vardı. Dinî ve pozitif bilimler birlikte okutulmaktaydı. Ticaretin yoğun olduğu bölgelerde yabancı dil dersi de (Fransızca) konulmuştur.

Tabloya göre Tanzimat Dönemi’nde rüştiyelerde (ortaokul) okutulan derslerle günümüz ortaokullarında okutulan dersleri karşılaştırınız.

b. İdadiler

Tanzimat Dönemi’nin sonlarına doğru rüştiyelerin üzerinde ve yüksekokullara öğrenci yetiştiren bir okulun bulunmaması sorun oluşturmuştu.

Bu amaçla 1868’de “Galatasaray Sultanisi” açılmıştı. Ancak vilayetlerde böyle bir okul yoktu. Hem bu ihtiyaç üzerine hem de bütün tebaanın çocuklarının bir arada eğitim görebilmeleri ve Osmanlı birliğini sağlamak için idadilerin açılması fikri, 1869 Maarif Nizamnamesi’yle gündeme geldi. İdadilerin öğretim süresi üç yıl olacaktı. Daha sonraki dönemlerde rüştiyelerin idadilerle birleştirilmesiyle kasabalardaki idadilerin eğitim süresi beş, şehirlerdeki ise yedi yıla çıkarıldı.
Gündüzlü olan beş yıllık idadiler, bulundukları yörenin işlerini idare edecek, imarını sağlayacak insanlar yetiştirmeyi hedeflerken yüksekokullara öğrenci göndermeyi amaçlamıyordu. Yatılı olan yedi yıllık idadiler ziraat, ticaret ve sanayi alanlarına eleman yetiştirmenin yanında öğrencilerini yüksekokullara hazırlayacaktı.

İdadilere duyulan ihtiyaç açıkça belirtilmesine rağmen, ekonomik zorluklar yüzünden 1873 yılına kadar bu okulların açılması mümkün olmamıştır. İdadilerin ülke çapında yaygınlaşmaları II. Abdülhamit Dönemi’nde olmuştur. Tüm yedi yıllık idadiler 1910-1913 yılları arasında önce “sultani” daha sonra da “lise” adını aldılar.

c. Sultaniler

Sultanilerin açılmasında Fransız eğitim kurumları model alınmış ve idadilerin üzerinde eğitim vermeleri hedeflenmiştir.

GALATASARAY SULTANİSİ

Galatasaray Sultanisi (Mektebi Sultani), 1868’de eğitime başladı. Okulun eğitim süresi beş yıldı, ancak daha sonra hazırlık sınıfı ile birlikte bu süre sekiz yıla çıkarılmıştır. Okulun ilk müdürü gibi öğretmenlerinin çoğu da Fransızdı. Buraya her dinden ve milletten öğrenci alınmıştır. Benzeri okulların açılması amaçlanmışsa da bu mümkün olmamıştır. Bu nedenle Galatasaray Sultanisi tek başına sultani olarak eğitimine devam etmiştir. Daha sonraları “Galatasaray Lisesi” adını alacak olan bu kurum günümüzde de eğitimine devam etmektedir.
Prof. Dr. Sebahattin ARIBAŞ, Türk Eğitim Tarihi, s. 122, 142, 165 (Düzenlenmiştir.).

Yukarıdaki metne göre sultanilerin işlevi neler olabilir?

1873’te eğitime başlayan Dârüşşafaka, sultani seviyesinde eğitim veren bir okuldu. Fransız askeri lise programını uygulayan bu okulda kimsesiz ve fakir çocuklar okuyordu. Sultaniler yaygınlaştırılamayınca 1908’den sonra yedi yıllık idadilerin adı “sultani”ye çevrildi. İlk kız idadisi 1911’de İstanbul’da açıldı. Bu okul 1913’te “İstanbul İnas (Kız) Sultanisi”, 1915’te de “Bezm-i Âlem Sultanisi” adını almıştır.

Bir Cevap Yaz.