Tanzimat Sonrası hangi Azınlık ve Yabancı Okullar Açılmıştır?

Tanzimat Sonrası hangi Azınlık ve Yabancı Okullar Açılmıştır?

a. Azınlık Okulları

Osmanlı Dev- leti’nde gayrimüslimler, ibadethanelerinde açtıkları okullar vasıtasıyla eğitimlerini sürdürüyorlardı. Bu okullarda devletin herhangi bir denetimi yoktu. Ayrıca gayrimüslim vatandaşların birçoğunun maddi durumları iyi olduğu için Avrupa ülkelerine de çocuklarını gönderir, orada okuturlardı. Tablolarda da (sayfa 196’daki) görüldüğü gibi azınlıklar Tanzimat’tan sonra pek çok okul açtılar. Geniş imkâna sahip azınlık okullarının bazılarında matbaa bile bulunmaktaydı. Bu okullar zamanla azınlıklar arasında milliyetçilik fikirlerinin yayılmasında etkili olmuştur.

Fener Rum Erkek Lisesi (Kırmızı Mektep), İstanbul

Tanzimat Dönemi’nde devletin açtığı bazı okullara gayrimüslim öğrenciler de alınmaya başlanmıştır. 1869 Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi ile azınlıkların özel okul açabileceği de hükme bağlanmıştır.

b. Yabancı Okullar

Osmanlı Devleti, yabancılara ekonomik kapitülasyonların yanında eğitim alanında da ayrıcalık tanımıştı. Yabancılar, tanınan bu ayrıcalıkla kiliseler bünyesinde okullar açmaya başladılar. Bu okullar dışında yabancı elçilikler de birer elçilik okulu açmışlardır.

Yukarıdaki haritada Osmanlı topraklarında açılmış olan yabancı okulların kurulmuş oldukları yerler gösterilmiştir. Haritaya bakarak okulların buralarda kurulma amaçlarının neler olduğu söylenebilir?

Özellikle XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlılarla ilişki kuran devletler tablolarda ve haritada görüleceği üzere politik çıkarlarını koruma amacıyla Osmanlı topraklarında birçok okul açmışlardır.

Müslüman halk ilk başlarda yabancı okullara pek olumlu bakmamıştır. Ancak bu okulların eğitim kalitesinin ve imkânlarının daha fazla olması zamanla Müslümanların da çocuklarını yabancı okullara vermelerine yol açmıştır.

Maarif Nazırı Zühtü Paşa’nın yabancı okullarla ilgili II. Abdülhamit’e sunduğu rapor (1893):

Osmanlı ülkesinde o sırada erkek ve kızlara mahsus gündüzlü ve yatılı 392 Protestan ve Amerikan okulu mevcut olup bunlardan 284’ü önceden, 108’i ise II. f* Abdülhamit’in tahta çıkmasından sonra açılmıştır. Bu okulların 33’üne padişah fermanı, 7’sine sadaret makamının, 11 ’ine de Maarif Nezaretinin izni ile ruhsat verilmiştir. Geriye kalan 341 okul ise yerel hükûmet memurlarının hoşgörüsünden yararlanılarak ruhsatsız olarak açılmıştır. Bu okulların kitapları, programları ve öğretmenleri denetlenememekte, okulun kapıları müfettişlerin yüzüne çarpılmakta ” ya da birçok zorluk çıkarılmaktadır.
Prof. Dr. Yahya AKYÜZ, “Abdülhamit Devri’nde Protestan Okulları Ile İlgili Orijinal Iki Belge”, AÜEBFD, C 3, Sayı: 1, s. 123, 126 

Yukarıdaki tablolarda görüldüğü üzere XX. yüzyıla girerken Türkiye’de hem azınlıklara hem de başta Amerikan ve Fransız olmak üzere yabancılara ait birçok okul bulunmaktaydı. İlk ve ortaöğretim seviyesindeki bu okulların Osmanlı Devleti tarafından kontrol edilmediği ya da edilemediği anlaşılmaktadır. Bu konuda Maarif Nazırı Zühtü Paşa, II. Abdülhamit’e sunduğu rapor ile tehlikeye dikkati çekmişti. Bu okullar Türk ve Müslüman öğrencileri, millî kültürlerinden uzaklaştırıyor, Hristiyanları da ayrılıkçılığa özendiriyordu.

Sizce yabancı ve azınlık okullarının bu kadar çok sayıda olmasının sonuçları neler olabilir?

1914’te kapitülasyonların kaldırılması ile bu okulların çoğu kapatıldı. 1915 yılında çıkarılan talimatname ile de azınlık okullarına çekidüzen verilerek zararlı faaliyetleri önlenmek istenmişti. Buna göre azınlıklar oturdukları yerleşim birimlerinde okul açabilecekler, kendi dilleri ile öğretim yapabilecekler, ancak Türkiye tarihi ve coğrafyası dersleri Türkçe olarak okutulacak ve Türk öğretmenler tarafından verilecekti. Bu tedbirler, 1918 yılında Osmanlı Devleti’nin savaştan yenikçıkması üzerine bir işe yaramadı.

Yabancı okulların amaçları konusunda İstanbul Alman Lisesi Müdürü Dr. Richard Pröyzer’in şu tespiti çok önemlidir:
“Meşrutiyet Dönemi’nde Avrupa kitaplarının noktası noktasına Türkçeye çevrilmiş örneklerini okuyan bir çocuğun kalbinde vatan ve yurt sevgisi, millî heyecan nasıl uyandırılabilirdi?… Birçok yabancı okul bulundukları memlekete hizmet etmeye hiç önem vermiyordu. Memleketin lisanı bile ihmal ediliyor, çocuğun gözü okulun mensup olduğu memlekete çevrilerek oranın körü körüne hayranı olmasına çalışılıyordu… Çocuklar yabancı bir memleketin coğrafyasını öğrendikleri hâlde kendi vatanlarına dair hiçbir şey bilmiyorlardı. Okullarda Türk çocuklarına yapılan dinî telkinler küçümsenmeyecek kadar tehlikeli idi.”
Sezen KILIÇ, “Cumhuriyet Dönemi’nde Yabancı Okullar”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C 21, Mart 2005, Sayı 61

Yabancı okulların Osmanlı eğitim sistemine ve toplum hayatına etkilerini belirtiniz.

Yabancı okullar Osmanlı Devleti’ne modern eğitim yöntemlerini ve araçlarını getirmeleri, yabancı dil öğretilmesi ve Osmanlı’nın Batı’ya açılmasında da etkin rol oynamıştır. Ancak bu okullardan bazıları gayrimüslim halk arasında milliyetçilik fikirlerinin yaygınlaşmasında ve ülke içindeki isyanların çıkışında etkili olarak yıkıcı faaliyetlere de zemin hazırlamıştır.

Tanzimat Dönemi’nde eğ iti m-öğ retim alanında yapılan düzenlemeler Osmanlı eğitim sistemini daha da çeşitlendirmiştir. Bu dönemde “medrese”, “tanzimat mektepleri”, “askerî mektepler”, “azınlık” ve “yabancı” mektepler gibi birçok eğitim kurumu eğitim sistemi içinde yer almıştır.

Ziya Paşa’nın Osmanlı’nın Tanzimat Dönemi eğitim sistemiyle ilgili düşüncelerinden:

“Uzağa gitmeye ne hacet, İstanbul’da Ermeni ve Rum mekteplerindeki çocuklardan ikisi ile bizim mekteplerdeki çocuklardan ikisi birlikte imtihana çekilsin, o zaman fark belli olur. Onların içinde on yaşında çocuk az bulunur ki kendi lisanında yazı bilmesin ve gazete okumasın. Bizimkilerin içinde on beş yaşında çocuk pek nadir bulunur ki Türkçe iki satır bir mektup yazabilsin veyahut Takvim-i Vekayi’yi okusun. Bundan daha kolay bir tecrübe var. Anadolu ve Rumeli’nin hangi şehrine gidilirse iş için kâtip aranılsın. Millet-i İslamiye’nin yüzde ikisi yazı bilir çıkmaz. Diğer milletlerin yüzde yirmisi okuryazar bulunur…”
Nevin YAZICI, Osmanlılık Fikri ve Genç Osmanlılar Cemiyeti, s. 120.

Yukarıdaki metinden Osmanlı eğitimiyle ilgili ne gibi sonuçlar çıkarılabilir?

Bir Cevap Yaz.