Tanzimat Fermanı Nedir? Neden ve Nasıl İlan Edilmiştir?

Tanzimat ve Islahat Fermanları’nın ilanı ile Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyılda uyguladığı denge politikası arasında bir ilişki kurulabilir mi? Neden?

1. TANZİMAT FERMANI

II. Mahmut’un ölümünden sonra padişah olan Abdülmecit’in tahta çıktığı sırada Osmanlı Devleti büyük sorunlarla karşı karşıya bulunuyordu. Başta Rusya olmak üzere Avrupalı devletler Hristiyan azınlıkların haklarını koruma bahanesiyle Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışıyor ve onları bağımsızlık hareketlerine girişmeleri yönünde cesaretlendiriyorlardı.

Diğer yandan aynı günlerde Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın isyanı da devam ediyordu. Kara ordusunun Nizip Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğraması ve donanmasının da Mısır’a sığınması nedeniyle Osmanlı Devleti savunma gücünden yoksun bir hâldeydi. Padişah Abdülmecit bu zor durumdan kurtulabilmek için İngiltere ve Fransa gibi güçlü devletlerin yardımını gerekli görüyordu. Bu amaçla Hariciye Nazırı (Dışişleri Bakanı) Mustafa Reşit Paşa’yı görevlendirdi.

Paris ve Londra gibi önemli Avrupa başkentlerinde büyükelçilik yapmış olan Mustafa Reşit Paşa, Avrupa siyasetini bilen ve özellikle İngiltere ile dostluğa önem veren bir devlet adamıydı. Ona göre Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün korunması İngiltere ile dostluk ilişkilerinin geliştirilmesiyle mümkün olabilirdi. Bunun yolu ise hukuktan eğitime, askerlikten vergiye kadar hemen her konuda yeni düzenlemeler yapmaktan geçiyordu. Böylece III. Selim ve II. Mahmut Dönemleri’nde başlatılan ıslahatlar tamamlanacak ve modern bir devlet yapısı ortaya çıkacaktı. Bunun gerçekleşmesi hâlinde Osmanlı Devleti Avrupa devletlerinin güvenini kazanacak ve onların desteğini alarak dağılmaktan kurtulacaktı.

Mustafa Reşit Paşa, padişahın isteğiyle bu düşüncelerini ve ıslahat önerilerini bir ferman hâline getirdi. Daha sonra da hazırladığı belgeyi 3 Kasım 1839’da Tanzimat Fermanı adıyla padişah, devlet adamları ve yabancı elçiler huzurunda okudu. Gülhane Parkı’nda ilan edildiği için Gülhane Hatt-ı Hümayunu adıyla da anılan bu fermanın ilanıyla Osmanlı tarihinde Tanzimat Dönemi başladı. Tanzimat Fermanı’nda din, dil, ırk farkı gözetmeksizin bütün Osmanlı vatandaşlarının kanunlar önün de eşit olduğu; can ve mal güvenliği ile namus dokunulmazlığının devlet tarafından sağlanacağı vurgulandı. Mahkeme kararı olmadan kimsenin cezalandırılamayacağı, herkesten gelirine göre vergi alınacağı ve askerlik süresinin sınırlandırılacağı hükme bağlandı. Müsadere uygulaması kesin olarak kaldırılırken herkesin mülkiyet ve miras hakkına sahip olacağı ilan edildi.

Tanzimat Fermanı’yla birlikte Osmanlı Devleti’nde padişah gücünün üzerinde bir kanun gücü olduğu bizzat padişah tarafından kabul ve ilan edildi. Böylece anayasal devlet düzenine ve meşrutiyet yönetimine geçiş yolunda önemli bir adım atıldı.

Tanzimat Reformları

19. yüzyıla kadar imparatorluk idaresi bazı hizmetleri mahallî gruplara, dinî cemaatlere ve vakıflara bırakmıştı. Tanzimatçılar bu gibi hizmetleri olabildiğince merkezî hükûmete devrettiler. Mesela bazı yol geçitlerinin korunması görevi vergi bağışıklığı karşılığında derbentçi denilen köylere bırakılmışken Tanzimat’tan sonra bu görev onlardan alınmış, hükûmetin kolluk kuvvetlerinin sorumluluğu altına konmuştu. Vergilerin salınması ve toplanması daha önce cemaat idarelerinin şehir ileri gelenlerinin oyu ve yardımı ile oluyordu. Mültezim vergi toplarken çoğunlukla yerel temsilcilerle görüşerek işi çözümlerdi. Tanzimatla birlikte merkezden gönderilen yetkili muhassıllar ve onlara yardımcı olmaları için mahallî halkın temsilcileri ve ruhani reislerden oluşan devamlı kurullar bu işlerle görevlendirmişti. Diğer yandan asayişin sağlanması işi köy ve kasabalardaki halktan, bazı loncalardan veya bu görevi ihale usulü ile yüklenen yasakçı, muhtesip vb. gibi kimselerden alındı. Zaptiye örgütü güçlendirildi.

Tanzimat Dönemi Osmanlı devlet adamlarının yukarıdaki metinde anlatılan uygulamalara geçmeye ihtiyaç duymalarının nedenleri neler olabilir?

Tanzimatla birlikte devlet yönetiminin yanı sıra Osmanlı kültür hayatında da yeni bir dönem başladı. Bu dönemde başta İstanbul olmak üzere ülkenin büyük şehirlerinde mimariden yaşam tarzına, eğitimden ekonomiye kadar önemli değişiklikler yaşandı. Tanzimat Dönemi’nde mimari yapılar genellikle Batı tarzında inşa edildi. Diğer yandan devlet desteğiyle Avrupa ülkelerine özellikle de Fransa’ya gençler gönderildi. Batı dillerini öğrenen ve Avrupa kültürünü yakından tanıyan bu gençlerin etkisiyle sosyal hayatın kılık kıyafet, görgü kuralları ve eğlence alışkanlıkları gibi alanlarında değişimler gözlendi. Toplumun orta hâlli ve zengin kesimleri lüks tüketime yönelirken evler masa, sandelye, koltuk gibi eşyalarla Batı tarzında döşenmeye başlandı. Tanzimat Dönemi’nde Batıcılık hareketinin yanı sıra, İslamcılık ve Türkçülük gibi akımlar da güçlendi. Bu akımları savunan aydınların gazeteler çıkarması ile birlikte Osmanlı fikir, edebiyat ve sanat hayatı canlandı.

Bir Cevap Yaz.