Tanzimat Dönemi Osmanlı Hukuku

Tanzimat Dönemi Osmanlı Hukuku

TANZİMAT FERMANI’NDAN…

  • Halkın can, mal ve namus güvenliği sağlanacaktır.
  • Aske rlik vatan hizmeti hâline getirilecek, askere alma ve terhis işlemleri belirli

kurallara göre yapılacaktır.

  • Vergiler, herkesin gelirine göre alınacaktır.
  • Kanu nlar herkese eşit uygulanacak ve mahkemeler açık olacaktır.
  • Herkese mal, mülk edinme ve istediği gibi tasarruf hakkı sağlanacaktır.
  • Rüşv et ve iltimas önlenecektir.

Metne göre Tanzimat Fermam Osmanlı tebaasına kişi hak ve özgürlükleri açısından ne gibi yenilikler getirmiştir? Bu yenilikleri günümüz hak ve özgürlükleri ile karşılaştırınız.

Dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan devletler, Orta Çağ’da genel olarak tebaaları ile ilişkilerinde dinî sınıflandırmayı esas almıştı. Avrupa’daki derebeylik sisteminde, sınıflara göre değişen farklı kanunlar vardı. Osmanlı Devleti, gayrimüslim tebaaya tanıdığı din ve vicdan hürriyeti bakımından çağdaşları arasında en önde gelen devletti. II. Mahmut Dönemi’ndeki düzenlemelerle Osmanlı toplumunda, gelişen “devlet-vatan- daş” ilişkisi doğal olarak “vatandaşlık bağı”nın oluşmasını sağlamıştı. Bu anlayış Tanzimat Dönemi’nde de devam ettirilerek hukuk alanındaki ıslahatlara temel teşkil etmiştir.Tanzimat Fermanfmn ilan edilmesinden sonra öncelikle kanunlar hazırlanarak yürürlüğe konulmuş, Fermanla kanun üstünlüğünün esas alınacağı bildirilmiştir. Hukuk belli kurallara göre düzenlenerek kanunlaştırma kavramı ortaya çıkmıştır, idari alanda tüm sivil ve askerî görevlerin bir kişide toplanmasına son verilmiş, devlet görevleri ayrıma tabi tutulmuştur.

Tanzimat Fermanfyla padişahın yasama ve yargı yetkileri sınırlandırılarak her türlü yargılama yetkisi mahkemelere verilmişti. Mahkemeler herkese açık tutulmuş, yargıdaki aksaklıklar giderilerek adil yargılamaya özen gösterilmiştir. Ferman’dan Osmanlı vatan­daşlarının hepsinin yararlanması öngörülmüş, Müslümanların hukuki ayrıcalığı sona ermiştir. Şeri hukuk yanında Batılı tarzda düzenlenen yeni kanunlar hukuk birliğini daha da parçalamıştır.

Tanzimat Dönemi’ndeki gelişmelerle yönetilenler lehine hukuki düzenlemeler yapılmış ve halkın eşit olduğu kabul edilmiştir. Fermanla kanun önünde bütün tebaanın mal, can ve namus emniyeti güvence altına alınmıştır.

Siz de Tanzimat Fermanıyla tebaaya tanınan haklar ile ilgili olarak aşağıdakine benzer bir afiş çalışması yapınız.

Bu dönemde Rusya’daki Yahudiler ve Katoliklerin temel hak ve hürriyetleri Osmanlı Devleti’ndeki azınlıklara göre son derece kısıtlıydı. Avusturya, Osmanlı’dakine benzer eşit hakları kendi ülkesi için tehlikeli buluyordu. Fransızlar ise Osmanlı ülkesinde yaşayan azınlıklardan sadece Katoliklerin hakları ile ilgileniyordu. İngilizler ise bu konuda daha samimi görünse de sömürgelerindeki yerli halklara bu tür hakları tanımamışlardı.

1856’da ilan edilen Islahat Fermanı, hukuki açıdan Tanzimat Fermanı’yla benzerlik göstermektedir. Bu fermanla gayrimüslimlerin (zimmiler) haklarının genişletilerek kanuni güvence altına alınması ve onların Müslüman­larla eşit tutulması amaçlanmıştır. Bu bakım­dan, fermanda yer alan ilkeler Tanzimat Fermanı’nı olumlu bir biçimde tamamlamak­tadır. Fakat gayrimüslimlere ve yabancılara yargılama bakımından tanınan ayrıcalıklar, hukuk birliğini bozucu niteliktedir

ISLAHAT FERMANI ÖNCESİ ZİMMİLERİN HAKLARI

  • Zimmilerin mülk edinme ve seyahat etme hakkı vardı.
  • Mabetlerinin işleyişi, yönetimi, gelir ve giderlerinin kontrolü din adamlarına bırakılmıştı.
  • Zimmiler ferdî ve toplu ibadetlerini serbestçe yapma hakkına sahipti.
  • Osmanlı Devleti’nde zimmileri zorla Müslümanlaştırma yasaktı.
  • Zimmiler, aile hukukuyla ilgili meselelerini kendi din adamlarının nezaretinde çözüyorlardı.
  • Çocuklarının eğitim-öğretimlerini kendi dinlerinin gerektirdiği şekilde yapıyorlardı.
  • Zimmilerin hakları Osmanlı Dev- leti’nin koruması altındaydı.

ISLAHAT FERMANI İLE ZİMMİLERİN ELDE ETTİĞİ HAKLAR

  • Zimmilere tanınmış eski haklar aynen devam etmektedir.
  • Tanzimat Ferman ı’ndaki ilkeler her din ve mezhepteki vatandaşlara uygu­lanacaktır.
  • Zimm ilerin kendi işlerini görebil­meleri için her cemaat bir kurul seçecektir.
  • Zimm iler devlet hizmetine alına­caklar, askerî veya sivil okullara da kabul edilecektir.
  • Ticaret ve ceza davalarında eğer iki taraftan biri Müslüman ve biri zimmi, ya da bir taraf zimmi ve öbür taraf yabancı ülke vatandaşı ise yargılama, karma mahkemeler önünde ve açıktan yapılacaktır.

Islahat Fermanı zimmileri nasıl etkilemiştir?

Yukarıda Osmanlı tebaasının Islahat Fermanı ile ilgili bazı düşünceleri konuşma balonları içinde verilmiştir. Boş olan yerleri örneklere uygun olarak doldurunuz. Buna göre ferman hakkında hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?

Tanzimat Dönemi’nde Osmanlı yargı teşkilatında önemli değişiklikler olmuş, yeni mahkemeler kurulmuştur. Bu dönemde yapılan hukuk reformunda özellikle Müslümanlarla gayrimüslimlerin kanun önünde eşit tutulma ilkesi etkili olmuştur.

Yukarıdaki tabloyu dikkate alarak soruları cevaplandırınız.

  • Osmanlı mahkemelerini Tanzimat Fermanı öncesi ve sonra­sındaki görev ve yetkileri bakımından karşılaştırınız.
  • Tanzimat Dönemi’nde yapılan düzenlemeler Osmanlı yargı sistemini nasıl etkilemiştir?

TİCARET MAHKEMELERİ

Müslüman tüccarlarla ya­bancılar arasında meydana  gelen ticari davaların büyük bir kısmını, tercüman kullanma imkânına sahip oldukları için yabancı tüccarlar kazanmıştır. Müslümanlar ise bu konuda uzman vekiller bulamamışlardır.

Tanzimat Döneminde çok farklı mahkeme türleri faaliyetteydi. Her mahkemenin kendi ilkeleri ve alt örgütleri vardı. Bu karmaşık yapı pek çok sorunun çıkmasına sebep oluyordu. Yeni kurulan mahkemelerde görev yapacak yeterli eleman bulunamadığından istenilen netice elde edilememiştir. Tanzimat Döneminde ceza, ticaret, deniz ticareti, arazi ve vatandaşlık kanunları kabul edilmiştir. Ayrıca o güne kadar Osmanlı’da bulunmayan avukatlık, savcılık, noterlik gibi müesseselerde Batı örnek alınmıştır.

CERIDE-I MAHAKIM

Osmanlı tebaasının, şikâyetlerini Divan-ı Hümayun’a bildirmesi konusunda imparatorluğun geniş coğrafyaya sahip olması bazı zorlukları beraberinde getirmişti. Tanzimatın ilanı ile hukuk sisteminde yapılan düzenlemeler, adalet dağıtma fonksiyonunu daha uygulanır hâle getirmiştir. Reform gayretleri içinde 21 Nisan 1873’te padişah iradesiyle “Ceride-i Mahâkim” adıyla yeni bir gazete çıkartılmaya başlanmıştır. Gazetenin amacı mahkemelere ait kanunları ve yargı kararlarını yayımlamaktı. Ceride-i Mahâkim’in yayımlanışı, modernleşme çabaları içerisinde, hukuk devleti olma yolunda atılmış önemli adımlardan birisidir. 6 Ekim 1901’den sonra, ismi “Ceride-i Mahâkim-i Adliyye”ye çevrilmiş, süreç içerisinde isminde değişiklikler yapılarak “Ceride-i Adliye” adıyla 1928’e kadar varlığını sürdürmüştür.

Yukarıdaki metne göre Osmanlı Devleti’nin böyle bir gazete yayımlaması hukukun işleyişini nasıl etkilemiştir?

Bir Cevap Yaz.