Solunum sisteminde görev alan yapı ve organların her birinin yerine getirdiği görev ile yapısal özelliklerinin ilişkisi nedir?

Solunum sisteminde görev alan yapı ve organların her birinin yerine getirdiği görev ile yapısal özelliklerinin ilişkisi nedir?

1
ahmet 11.63K Rep.

Solunum sisteminde görev alan yapı ve organların her birinin yerine getirdiği görev ile yapısal özelliklerinin ilişkisi nedir? Arkadaşlarınızla tartışınız.

mhmtdmn seçilmiş cevap

En iyi cevap

1
Eda 2.99K Rep.

İnsanların yaşamsal etkinliklerini sürdürebilmeleri için besine gereksinimleri vardır. Besinler organik (canlı kökenli) ya da inorganik olabilir. Organik besinler karbonhidratlar, yağlar, proteinler ve vitaminlerdir. İnorganik besinler su ve mine­ral tuzlarıdır.

İnsanlar yaşamları için gerekli enerjiyi besinleri (karbonhidratlar ve yağları, zorunlu kalındığında proteinleri) oksijenle yakarak sağlar.

besin + oksijen ——-> karbon dioksit + su + enerji

Hava ile alınan oksijenin dokulara kadar iletilmesi ve yanma sonunda oluşan karbon dioksit gazının vücuttan dışarı atılmasına solunum ve bu olayı gerçek­leştiren organlara da solunum organları denir. Solunumun asıl amacı besinler­den enerji üretmek için gereken oksijeni hücrelere taşımaktır

İnsanda solunum sisteminin organları şunlardır:

Burun: Solunum sisteminin ilk kanalıdır. Burnun görevleri:

· Soluduğumuz havanın koksunu alır.

· Soluduğumuz havayı nemlendirir.

· Soluduğumuz havayı vücudumuzun sıcaklığı kadar ısıtır.

· Soluduğumuz havayı temizler.

Yutak: Yemek borusu ve soluk borusunun birleştiği yerdir. Yutak; soluduğumuz havanın soluk borusuna; yediğimiz lokmalarında yemek borusuna geçmesini sağlar.

Gırtlak: Gırtlak, soluk borusunun daha geniş olan üst kısmıdır. Gırtlak bölgesi boyun­da kolaylıkla ayırt edilebilir. Gırtlak kıkırdak halkalardan yapılmıştır. İçinde ses tellerini taşır. İçi, sümüksel bir zar ve titrek tüylü (silli) epitel doku ile örtülüdür.

Gırtlakta yer alan ses telleri, epitel uzantılarının girinti ve çıkıntılar şeklinde kıvrımlar yapması ile meydana gelmiştir. Ses, akciğerlerden gelen havanın ses telleri olarak adlandırılan bu epitel doku kıvrımlarını titreştirmesi ile oluşur. Titre­şimler yutak, geniz, ağız boşluğu, dil ve dişler sayesinde kelimelere çevrilir.

Soluk borusu: Soluk borusu, yemek borusunun ön kısmında, yemek borusuna paralel uza­nan, uzunluğu ortalama 12 cm, enine çapı 2 cm olan bir borudur. Soluk borusu, yemek borusuna bağlanan kısmı hariç kıkırdak dokusundan oluşur. Soluk boru­sunun dış tabakasını oluşturan kıkırdak doku, üst üste oturmuş kıkırdak halkalar­dan oluşmuştur.

Soluk borusunun iç tabakası ise gırtlakta olduğu gibi genize doğru tek yönlü hareket eden titrek tüylü epitel hücreleri ile kaplıdır. Bununla birlikte soluk boru­sunun iç kısmında mukus salgısı yapan hücreler bulunur. Soluk borusu akciğer­ler hizasında iki kola ayrılır. Bu kollardan her biri sağ ve sol akciğerlerin içerisine girer. Bu kollara bronş adı verilir. Bronşların yapısı soluk borusunun yapısına benzer, sadece titrek tüyler bulunmaz.

Soluk borusunun iç yüzeyini mukus salgılayan hücreler örter. Bunların salgıladıkları mukus soluk borusunun iç yüzeyinin nemli kalmasını sağlar. Solunum havası ile giren toz ve mikroplar mukus salgısı ve titrek tüyler tarafından tutulur. Titrek tüylerinin hareketleri ile genize doğru iletilir. Böylelikle bu maddelerin akci­ğerlere gitmesi önlenmiş olur.

Sigara içen kişilerde, sigara içinde bulunan parçacıklar ve sigara katranı ne­deni ile mukus salgısı artar. Özellikle; sigara katranı titrek tüylerin yapışmasına neden olur. Bunun sonucunda akciğerler zararlı maddelere karşı savunmasız kalır.

Bronşlar ve bronşçuklar: Soluk borusu ikiye ayrılarak bronşları oluşturur. Bronşlar, soluk borusunun sağ ve sol akciğerlere bağlanmasını sağlar. Bronşların içinde de birçok kollar vardır. Bunlarda bronşçuklardır. Bronş ve bronşçuklar, akciğer ile soluk borusunun arasında hava iletimini sağlar.

Akciğerler: Akciğerler, göğüs boşluğunda, kaburgaların meydana getirdiği göğüs kafesi­nin içinde bulunan süngerimsi yapıda olan bir organdır. Bir tanesi sağda, diğeri de solda olmak üzere iki akciğerimiz vardır. Sağ akciğer üç parçadan (3 loplu), sol akciğer ise iki parçadan (2 loplu) oluşur. Sol akciğerin iki loplu olmasının ne­deni, sol akciğerin alt kısmında kalbimizin yer almasıdır. Akciğerlerin üzerini iki katlı plevra denilen akciğer zarı sarar. İki zarın arası hava ve bir sıvı ile doludur. Zarın bir katı akciğerlere, diğer katı göğüs kafesinin iç yüzüne ve diyafram kası­na tutunmuştur.

Diyafram kası, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran kuvvetli bir kastır. Diyafram kası aşağı-yukarı kasılıp gevşeyerek göğüs boşluğunun hac­mini değiştirir. Bu da akciğerlere hava giriş çıkışını sağlar.
ronşlar akciğerlere girdikten sonra gittikçe incelen bronşçuk denen borucuklara dönüşür. Bronşçukların her birinin ucunda hava keseleri (alveoller) bu­lunur. Hava keselerinin etrafı kılcal damarlar ile sarılmıştır. Kılcal damarlar ile ak­ciğerler arasındaki gaz alışverişi, sayıları 300-400 milyonu bulan hava keselerin­de gerçekleşir. Bu keseler oluşturdukları geniş yüzey (yaklaşık 70 – 100 m2) ile gaz alışverişini kolaylaştırır. Alveollerden kılcal damarlara oksijen, kılcal damarlar­dan alveollere karbondioksit geçişi olur. Böylece kan oksijence zenginleşir yani te­mizlenir.

mhmtdmn en iyi cevap seçildi
0
ozan 11.78K Rep.

Burun: Vücuda hava giriş çıkışının yapıldığı yerdir. Burundaki kıllar ve burnun içini kaplayan mukus tabakası, havayla gelen toz parçalarını tutulmasında ve havanın nemlendirilmesinde görev alır. Buradan geçerken havanın sıcaklığı vücut sıcaklığına uyumlu hâle getirilir.

Gırtlak: Yutak ile soluk borusunu bağlar. Yutaktan geçen havayı soluk borusuna iletir. Burada ses telleri bulunur. Geçen havanın teller titreştirmesi sonucu ses oluşur.
Soluk borusu: Havanın akciğerlere iletilmesini sağlar. Halka şeklinde kıkırdaklardan oluşur. İç kısmı kaygan ve yapışkan sıvı üreten bir zarla kaplıdır. Bu zar, toz ve mikropları tutar. Tutulan yabancı maddeler dışarı balgam olarak atılır.

Akciğerler: Sağda ve solda olmak üzere iki tanedir. Süngerimsi bir yapısı vardır. İçinde broşcuklar ve broşcukların ucunda bulunan hava kesecikleri (alveoller) yer alır.

Bronş ve bronşcuklar: Soluk borusu, akciğere doğru iki kola ayrılır. Bu kollara bronş denir. Bronşlar, akciğerlerin içine girdikten sonra birçok dala ayrılır. Gittikçe incelen bu dallara bronşcuk denir.

Alveol (hava kesecikleri): Hücrelerde oluşan atık karbondioksit gazı kan yoluyla akciğerlere gelir. Akciğerlere dışarıdan gelen oksijen alveollerde karbondioksit ile yer değiştirir. Oksijence zenginleşen kan, tekrar hücrelere gitmek üzere akciğerden ayrılır.

Diyafram: Akciğerlerin çalışmasına yardımcı olan güçlü bir kastır. Düzleşerek ya da kubbeleşerek hava giriş çıkışına yardımcı olur.

ozan cevaplandı
×

Giriş Yap