Simyacıların yaptığı çalışmalar kimya biliminin gelişimine nasıl bir katkı sağlamış olabilir?

Simyacıların yaptığı çalışmalar kimya biliminin gelişimine nasıl bir katkı sağlamış olabilir?

1
Aykut 824 Rep.

Simyacıların yaptığı çalışmalar kimya biliminin gelişimine nasıl bir katkı sağlamış olabilir?

Talha cevaplandı
1
Talha 769 Rep.

Empedokles: Gâh sevgiyle toplanır, bir olur bütün şeyler, Gâh da ayrılırlar yine tek tek nefretin kiniyle’’ Evrenin oluşumu ile ilgili orijinal fikirler ortaya atan ve hakkında birçok efsane bulunan Yunan filozofu Empedokles (Empedokıls) , MÖ 490’larda doğmuş ve bütün nesnelerin su, hava, toprak ve ateş olmak üzere dört temel maddeden oluştuğunu ileri sürmüştür. Sevgi ve nefret gibi kavramları madde ile özdeşleştirerek maddenin itme ve çekme kuvvetleri sayesinde bir arada bulunduğuna inanmıştır. Bu inancını Doğa Üzerine adlı eserinde yukarıdaki dizelerle dile getirmiştir.
Empedokles, deneye dayalı bazı araştırmalar da yapmıştır. Su saati kullanarak havanın maddi varlığa sahip olduğunu gözlemlemiş aynı zamanda ışık ve görme olayını açıklamaya çalışmıştır.

Democritus: ‘‘Atomlar ve boş uzaydan başka var olan hiçbir şey yoktur; geriye
kalan her şey bir görüştür.’’ sözünü söyleyen Democritus (Demokritos) MÖ 460’larda doğmuştur. Democritus her şeyin atomlardan ve boşluktan oluştuğunu öne sürmüştür. Maddelerin bölünemeyen en küçük parçacığına Yunanca bölünemeyen anlamına gelen atomos (atom) adını vermiştir. Atom fikrini ortaya atan ilk simyacıdır. Democritus maddelerin birbirinden farklı olmasının nedenini, atomların şekillerinin farklı olması veya aynı şekildeki atomlardan oluşmuş olsalar bile bu atomların düzenlenmelerinin farklı olmasına bağlamıştır.

Aristo: Aristo MÖ 384’te doğmuştur. Fizik, kimya, astronomi, mantık, siyaset ve biyoloji alanlarında çalışmalar yapmış Yunan filozoftur. Evrenin toprak, ateş, hava ve su gibi dört temel elementten oluştuğunu ve bu elementlerin farklı oranda birleşmeleriyle farklı özellikte maddelerin meydana geldiğini ileri sürmüştür. Aristo’ya göre bu elementlerin sıcak, soğuk, kuru ve ıslak olmak üzere dört özelliği vardır. Soğuk ve ıslak suyu (sıvı), soğuk ve kuru toprağı (katı), ıslak ve sıcak havayı (gaz), kuru ve sıcak ateşi (yanıcı) oluşturur.

Cabir bin Hayyan: Cabir bin Hayyan fizik, kimya, eczacılık, astronomi, mühendislik gibi alanlarda çalışmalar yapmıştır. İslam dünyasında kimya biliminin temelini atan Cabir bin Hayyan atomun parçalanabileceğine olan inancını şu şekilde dile getirmiştir:
‘‘Maddenin en küçük parçası olan atomda yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin söylediği gibi, bunun parçalanamayacağı söylenemez. Atom da parçalanabilir.’’ Sitrik asit, asetik asit, tartarik asit, arsenik tozunu keşfettiği düşünülen Cabir bin Hayyan nitrik asit, hidrojen klorür, sülfürik asit, kral suyunu elde etmiştir. Cabir bin Hayyan damıtmada kullanılan imbiği geliştirmiş “baz” kavramıyla kimyanın gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Robert Boyle: Fransız bilim insanı Robert Boyle’un kimya ve fizik alanında birçok eseri bulunmaktadır. Bu eserlerinin en ünlüsü Kuşkucu Kimyager adlı kitabıdır.
Boyle; havanın fiziksel özellikleri ile ilgilenmiş, havanın sıkıştılabilir bir nesne olduğunu ve yanma olayındaki rolünü belirtmiştir. Boyle ve Hooke, vakum pompası geliştirmiş bu vakum pompasını kullanarak bir gazın hacmi ve basıncı arasındaki ilişkinin belirlenmesine katkıda bulunmuştur. Bu ilişki Boyle Yasası olarak bilinir.
Boyle elementi, kendinden daha basit maddelere ayrılamayan saf madde olarak tanımlamıştır. İlk kez kimyasal bileşiklerle karışımlar arasında ayrım yapmış; kimyasal birleşmede maddenin özelliklerinin tamamıyla değiştiğini, karışımlarda ise böyle değişimlerin olmadığını söylemiştir.

Antoine Lavoisier: Modern kimyanın öncüsü olan Antoine Lavoisier 18. yüzyılda yaşayan Fransız bilim insanıdır. Antoine Lavoisier yaptığı deneyde, bir miktar kalay metalini içi hava dolu bir cam balona koyup ağzını kapatarak tartmıştır. Cam balonun ağzını açmadan ısıttığında balonda beyaz bir toz oluştuğunu gözlemlemiştir. Bu cam balonu tekrar tarttığında başlangıçtaki ağırlığın değişmediğini görmüştür. Deneylerinde teraziyi kullanarak Kütlenin Korunumu Kanununu bulmuştur. Lavoisier, oksijenin havada bulunan ve yanmaya neden olan bir gaz olduğunu ve yanan madde ile birleşerek oksitleri oluşturduğunu bulmuştur.

Talha cevaplandı
×

Giriş Yap