Peygamberimiz’in (s.a.v.) doğduğu çevrenin dini ekonomik ve sosyal özelliklerini aşağıdaki başlıklar altında sıralayınız.

Peygamberimiz’in (s.a.v.) doğduğu çevrenin dini ekonomik ve sosyal özelliklerini aşağıdaki başlıklar altında sıralayınız.

1
ahmet 11.63K Rep.

Peygamberimiz’in (s.a.v.) doğduğu çevrenin dinî, ekonomik ve sosyal özelliklerini aşağıdaki başlıklar altında sıralayınız.

ozan cevaplandı
0
ozan 11.78K Rep.

Ebû Tâlib ticaret işleriyle uğraştığından Hz. Muhammed (s.a.v.) de ticarete meyletti. Yaklaşık on iki yaşındayken ticaret amacıyla amcasıyla Suriye’ye gitti. (M 583) Kervan Suriye topraklarındaki Busra’da konakladı. Kervan halkı, vakitlerini oradaki manastırda ibadetle geçiren Rahip Bahira tarafından davet edildi. Hz. Muhammed’deki (s.a.v.) üstün vasıfları gören Rahip Bahira, Ebû Tâlib’e “Bu çocuk dünyada büyük rol oynayacaktır. Onu Şam’a götürme, ülkene dön. Bu çocuğa bir kötülük edebilirler.” dedi. Ebû Tâlib bu nasihati dinledi. Mallarını orada satıp Mekke’ye döndü.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) gençliğinin en önemli olaylarından bir tanesi de on dört veya on altı yaşlarındayken Ficar Savaşlarına katılmasıdır. Bazı Arap kabileleri ile Kureyş arasında savaşılması haram olan muharrem, recep, zilkâde ve zilhicce aylarından birinde meydana gelen bu savaşlara Ficar ismi verilirdi. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) amcalarına ok taşımak suretiyle katıldığı savaşın sonunda Kureyş galip gelmiştir. Araplar arasında haksızlığa uğrayanın hakkını alma, savunma, himaye gibi amaçlarla ittifak kurulurdu.

Hz. Muhammed (s.a.v.) de Ficar Savaşlarından kısa bir süre sonra Mekke’de Haşim, Muttalib kabileleri ve diğer bazı kabilelerin ittifakı ile kurulan Hilfu’l-Fudul Antlaşması’na (Erdemliler Antlaşması) katılmıştır. Bu antlaşma ile Mekke halkından ve Mekke’ye dışarıdan gelen kimselerden haksızlığa uğrayanların yanında yer alınacağına ve zalimden hakkını alıncaya kadar mazlumun destekleneceğine dair karar aldılar. Hz. Muhammed(s.a.v.) sonraları bu olaydan övgüyle bahsetmektedir.

ozan cevaplandı
0
ozan 11.78K Rep.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.)1 doğduğu Mekke şehrinin coğrafi koşullarının tarıma elverişli
olmaması nedeniyle ekonomik hayatın temelini ticaret oluşturmaktaydı. Mekke’de ticaretin gelişmesinde çarşı ve pazar yerlerinin (sûk) etkisi çok olmuştur. Bunların en eskisi ve en büyüğü Hazvere Çarşısı olup şehrin başlıca ticaret merkeziydi.

Bir siyasi birlikteliğin ve devletin olmadığı Arap Yarımadası’ndaki yaşam biçimi kabile hayatı şeklindeydi. Kabile üyeleri birbirlerine kan bağı ile bağlıydılar. Bir siyasî yapının ve hukuk kurallarının olmadığı bu bölgede mal ve can güvenliğinin sağlanması atalardan gelen örf ve âdetlerle mümkündü.

Asya ve Afrika kıtalarının kesiştiği bir noktada bulunan bu büyük yarımadanın doğusunda Umman ve Basra Körfezi yer alır. Batısında Kızıldeniz, kuzeyinde Irak ve Suriye, güneyinde ise Hint Okyanusu vardır. Yarımadanın genelinde çöl iklimi hâkimdir. Yağmurlar yetersizdir. Akarsuları çok azdır. İslam tarihinde Arap Yarımadası’nın en önemli bölgesi Hicaz Bölgesi’dir. Kâbe’yi barındıran Mekke, bölgenin dinî ve ticari merkeziydi. Şehrin kontrolü Kureyş kabilesindeydi. Arap kabilelerinden Evs ve Hazrec ile bazı Yahudi kabileleri Medine’de yaşıyordu. Bölgenin bir diğer önemli şehri de Taif’ti. Bizans ve Sasani İmparatorlukları İslamiyet’in doğduğu sırada Arap Yarımadası’na komşu devletlerdi.

ozan cevaplandı
×

Giriş Yap