Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ahlak anlayışıyla Cahiliye Döneminin ahlak anlayışı arasında ne gibi farklılıklar vardı?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ahlak anlayışıyla Cahiliye Döneminin ahlak anlayışı arasında ne gibi farklılıklar vardı?

1
ahmet 11.84K Rep.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ahlak anlayışıyla “Cahiliye Dönemi”nin ahlak anlayışı arasında ne gibi farklılıklar vardı?

Ömer cevaplandı
0
Ömer 11.91K Rep.

Doğup büyüdüğü toplumda her türlü kötülük yaygın olmasına rağmen Peygamber Efendimiz, bu kötülüklerin hepsinden uzak durmuştur. Peygamberliğinden önceki kırk yıllık hayatı boyunca da erdemli bir hayat yaşamıştır.

Bir keresinde Yemen’den gelen bir tüccar, mallarını Kureyş’in önde gelenlerinden As bin Vail’e satmıştı. As bin Vail aldığı malların parasını ödememiş, malları geri vermeye de yanaşmamıştı. Yemenli tüccar mücadele etmeye kararlıydı. Mekke’nin ileri gelen adamlarını tek tek dolaşıp kendisine yapılan zulmü anlattı. Ancak yardım görmek bir tarafa, birçok azar ve hakaret işitti. Yemenli tüccar pes etme niyetinde değildi.

Ebu Kubeys adı verilen dağa çıktı ve yüksek sesle tüm Mekkelilere hitaben, uğradığı haksızlığı anlatan şiirler okudu. O dönemde şiir toplumda çok etkili idi. Şairler bugünün medyası gibiydiler ve okudukları şiirlerle kamuoyu oluşturup halkı harekete geçirebilme gücüne sahiptiler. Onun bu yakarışından etkilenen iyi kalpli ve yardımsever bazı insanlar derhAl harekete geçtiler. Abdullah b. Cüdan adında bir adamın evinde toplandılar ve kutsal şehir Mekke’de haksızlığı ortadan kaldıracaklarına dair söz verip anlaştılar. Hilfu’l-Fudûl” yani “Erdemliler Sözleşmesi” denilen bu sözleşmeyi gerçekleştirenler arasında, o sıralarda henüz yirmi yaşlarında olan Hz. Muhammed (s.a.v.) de vardı. Derhal Yemenlinin hakkını As bin Vail denen adamdan alarak işe başladılar. Artık kim haksızlığa uğrarsa bu erdemli insanlara koşuyor, onlardan yardım istiyordu.

Zulmün normalleştiği, hatta zalimlerin desteklendiği bir zamanda böyle bir hareket o kadar değerliydi ki Hz. Peygamber (s.a.v.) yıllar sonra şöyle demiştir:

“Ben, Abdullah bin Cüdan’ın evinde bir anlaşma yapılırken bulundum ki bu anlaşmayı güzel kızıl develere değişmem. Bugün de böyle bir anlaşmaya çağrılsam hemen kabul ederim.”

Hz. Muhammed verdiği sözü mutlaka yerine getirmiş, anlaşmalarına sadık kalmıştır.

Ömer cevaplandı
×

Giriş Yap