Asağıda Mustafa Kemal’in fikir hayatının oluşumuna ve gelişimine etki eden şehirlerden…

Asağıda Mustafa Kemal’in fikir hayatının oluşumuna ve gelişimine etki eden şehirlerden…

0
Aykut 824 Rep.

Asağıda Mustafa Kemal’in fikir hayatının oluşumuna ve gelişimine etki eden şehirlerden bazılarına ait görseller verilmiştir. Bu şehirlerin hangi özellikleriyle Mustafa Kemal’i etkiledişini ilgili boşluklara yazınız.

Talha cevaplandı
0
Talha 769 Rep.

Selanik : Mustafa Kemal’in doğum yeri olan Selanik; Müslüman, Musevi, Rum, Ermeni, Bulgar ve Ulahlar gibi çeşitli milletlerin, kültürlerin ve dinlerin iç içe olduğu bir şehirdi. Selanik, Batı kültürünün yakından takip edildigi ve günlük yasamda bu kültüre yer verilen bir Osmanlı kentiydi. Avrupa’da yazılan ve yayımlanan pek çok gazete, dergi ve kitap bu kentte kolayca elde edilip okunabiliyordu. Selanik’in bu tür özelliklerinin olması da Mustafa Kemal’in burada yetişirken batılılaşma ve çağdaşlaşma konusunda sıkıntı çekmeyeceği açıktı.

Manastır : 1896’da Manastır Askerî İdadisine girdi. Burada Osmanlı Devleti’nin farklı şehirlerinden ve toplumsal kesimlerinden gelen öğrencilerle tanıştı. Bazı arkadaşlarından ve öğretmenlerinden çok etkilendi. Onlar sayesinde yeni düşünürler
ve fikirleri tanıma fırsatı buldu. İleride önemli bir hatip ve şair olacak arkadaşı Ömer Naci sayesinde edebiyata ve hitabet sanatına ilgi duydu, Namık Kemal ve Tevfik Fikret’in eserlerini okudu. Özellikle Namık Kemal’in eserlerindeki vatan sevgisi ve hürriyet düşüncesinden çok etkilendi. Yine ömür boyu arkadaşlık yapacağı iyi derecede Fransızca bilen Ali Fethi aracılığıyla Fransız aydınları J.J. Rousseau (Russo), Voltaire (Volter) ve Montesquieu’nun (Montesku) eserlerini okumaya başladı. Böylece milliyetçilik, eşitlik, özgürlük ve ulusal egemenlik kavramlarıyla tanıştı. İleride çağdaş Türkiye’yi kurma çalışmalarında bu fikirlerden ilham alacaktı.

İstanbul : 1899’da İstanbul’da bulunan Harp Okuluna girdi. Harp Okulunda başarısıyla öğretmenlerinin dikkatini çekti ve sınıf çavuşluğuna seçildi. Makedonya’daki siyasi fikirleri, burada daha da olgunlaştı. Bu sırada Şam’da iç karışıklıklar yaşanıyordu. Devletin halk üzerindeki otoritesi zayıflamıştı. Ayrıca eşkıya saldırıları da halkı zorluyordu. Mustafa Kemal, daha ilk görev yerinde karşılaştığı bu sıkıntılı durum içinde yılmamış, bugünün değil yarının adamı olmaya karar vermişti. Avrupa’nın kültürel ve ekonomik değerlerine sahip yönleri ve yabancı devletlerin temsilciliklerinin bulunması nedeni ile Beyoğlu oldukça canlı bir sosyal yaşama sahipti. Fransızca günlük gazeteler de Avrupa’da yaşanan gelişmelerin kısa zamanda öğrenilmesini sağlıyordu

Sofya : Sofya’da ateşemiliter olarak görev yapan Mustafa Kemal, oradaki Türklerle çeşitli bağlantılar kurarak onların sıkıntılarını dinledi. Sofya’da bulunan büyükelçilerle temaslarda bulunarak Avrupa’da oluşan kutuplaşmaların nabzını tuttu. Zaman zaman Bulgar Ulusal Meclisinin çalışmalarını izleyerek yorumlarını İstanbul Hükümeti’ne bildirdi. Sofya’da bulunduğu yıllarda Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasını kaygıyla izlemiş, Osmanlı Devleti’nin savaşa girmemesi gerektiğini kesin bir dille savunmuştu. Bu konudaki düşüncelerini arkadaşı Fethi Bey’e: “… Harbin sonu karanlık. Bu harp bizim harbimiz değil.” şeklinde açıklamıştır.

Talha cevaplandı
×

Giriş Yap