Reform Nasıl Başlamış Ve Gelişmiştir?

2. REFORM’UN BAŞLAMASI VE GELİŞMESİ

Reform, siyasi parçalanmışlık içinde bulunan ve papalığın etkili olduğu Almanya’da başladı. Diğer Hristiyan ülkelere göre endüljans satışının daha yaygın olarak görüldüğü Almanya’da toprakların büyük bölümü kilisenin eline geçerken halk fakir düşmüştü. Bu nedenle hümanistlerin kiliseye yönelik eleştirileri en fazla Almanları etkiledi. Özellikle Erasmus, “Deliliğe Övgü” ve “Hristiyan Şövalyesinin El Kitabı” adlı eserleriyle Alman halkını Reform’a hazırlayan kişi oldu. Erasmus bu eserlerinde gerçek Hristiyanlığın papaların sözlerinde değil, İncil’de aranması gerektiğini söyledi. Ayrıca Allah ile insanlar arasında aracılık yapmaya kimsenin hakkı olmadığını savundu.

Almanya’da Erasmus’un görüşlerinden etkilenen kişilerden biri de Martin Luther (Luter) idi. Hristiyan bir din adamı olan Luther 1510 yılında gittiği Roma’da papanın gösterişli saray yaşantısını gördükten sonra kilise uygulamalarını şiddetle eleştirmeye başladı. En çok da endüljans konusu üzerinde durdu. Luther, Allah ile kul arasına kimsenin giremeyeceğini,
günahları bağışlama yetkisinin yalnızca Allah’a ait olduğunu ve endüljansın hiçbir geçerliliğinin olmadığını söyledi. Ayrıca din
adamlarının cennetten yer satarak suç işlediklerini ve ölümden sonraki hayatta kurtuluşa erişebilmek için imanın yeterli olacağını vurguladı. Luther 1517 yılında da düşüncelerini 95 maddelik bir bildiri hâline getirerek Wittenberg Kilisesi’nin duvarına astı. Bunu öğrenen papa, Luther’in kendisinden özür dilemesini ve sözlerini geri almasını istedi. İsteği kabul edilmeyince de ona aforoz cezası verdi.

Luther 1520 yılında papanın kendisi hakkında çıkardığı aforoz belgesini halkın gözü önünde yakarak Katolik Kilisesi ile bağlarını kopardı. Bunun üzerine papa, Alman İmparatoru Şarlken’den Luther’i tutuklamasını istedi. Ancak sayıları giderek artan Luther taraftarlarının ve onları destekleyen Alman prenslerinin tepkisinden çekinen Şarlken bu emri yerine getirmeye cesaret edemedi. Bu sırada Luther’in tehlikede olduğunu gören Saksonya Prensi Fredrich (Fredrik) onu şatosunda koruma altına aldı. Luther burada kaldığı süre içinde İncil’i Almancaya çevirdi.

Luther’in düşünceleri matbaanın da etkisiyle hızla yayılınca Almanya’da kiliseye karşı büyük bir ayaklanma çıktı. Alman prensleri bu toplumsal kargaşa ortamından güçlenerek çıktılar. Luther’in düşüncelerini ileri sürerek toprakları üzerindeki kilise mallarına el koydular. Bunun üzerine Şarlken 1529’da İmparatorluk Meclisini toplayarak Luther’in düşüncelerinin Almanya’da o güne kadar yayıldığı yerlerin dışına yayılmasını yasakladı. Luther’i destekleyen prensler ise bu kararı protesto ederek yasağa uymayacaklarını açıkladılar. Böylece Protestan adını alan Luthercilerle Katolikleri temsil eden Şarlken arasında mezhep savaşları başladı. 1555 yılına kadar devam eden bu mücadelelerin sonunda taraflar arasında Augsburg (Ogsburg) Antlaşması imzalandı. Antlaşmayla Şarlken, Protestanlık mezhebinin varlığını resmen kabul etti. Ayrıca Almanya’daki prenslere istedikleri mezhebi seçebilme ve bunu yönetimleri altındaki halka kabul ettirme hakkını tanıdı.

Almanya’da başlayan Reform 16. yüzyılın ortalarına doğru diğer Avrupa ülkelerine de yayıldı. Bu ülkelerden Fransa’da Reform’un öncülüğünü Kalven yaptı. Fransa’da kral ile Kalvenistler arasındaki mezhep savaşlarının ardından Fransa Kralı 1598’de yayımladığı Nantes Fermanı ile Kalvenizmi resmen tanımak zorunda kaldı. Kalvenizm, Fransa’nın yanı sıra Hollanda’da ve Presbiteryenizm adıyla İskoçya’da da yayıldı.

İngiltere’de Reform’un öncülüğünü diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak bizzat kralın kendisi yaptı. İngiliz Kralı VIII. Henri, papa ile anlaşmazlığa düşünce Katolik Kilisesinin İngiltere’deki varlığına son verdi. Bir süre sonra da İngiltere’de Anglikanizm adıyla yeni bir mezhep kuruldu. Reform İsviçre, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi diğer Avrupa ülkelerinde de etkili oldu. Bu ülkelerde halk daha çok Protestanlık mezhebini benimsedi.

Bir Cevap Yaz.