Osmanlıda Bilim Çalışmaları ve Bilim Adamları

Osmanlı’da Bilim Çalışmaları ve Bilim Adamları

• Osmanlı’da bilimin gelişmesini etkileyen unsurlar nelerdir?
• Sizce bilimsel alandaki gerilemeler devlet ve toplum hayatını nasıl etkilemiştir?

Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyıla kadar bilimsel çalışmalar, dinî ve pozitif bilimler olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Bunların her ikisi de medreselerde okutuluyordu. Dinî bilimler Kur’an, hadis, fıkıh, kelam ve Arapça; pozitif bilimler ise araştırmaya, deneye ve gözleme dayanan matematik, kimya, fizik, tıp, astronomi vb. dir.

Osmanlı yöneticilerinden himaye gören bilginler, Fatih’ten önceki dönemde daha çok dinî bilimlerle ilgilenmişlerdir.
Fatih ile birlikte sosyal ve fen bilimleri ön plana çıkmıştır. İstanbul’u bir bilim merkezi hâline getiren Fatih, Batı dillerinden birçok eseri tercüme ettirerek bizzat incelemiştir. XV ve XVI. yüzyıllarda önemli bilim insanları yetişmiştir.

ALİ KUŞÇU

Fatih Dönemi’nin en dikkate değer siması, Ali Kuşçu’dur. Babası, Uluğ Bey’in doğancısı olduğundan Kuşçuzade diye tanındı. Ali Kuşçu, Uluğ Bey’in sarayında yetişti ve başta Bursalı Kadızade ve Cemşîd el-Kâşî olmak üzere, Uluğ Bey’in etrafındaki diğer âlimlerden ders aldı. Kadızade’nin ölümün¬den sonra Semerkant Rasathanesi’nin başına getirildi. Uluğ Bey 1450’de öldürülünce Ali Kuşçu Tebriz’e, Uzun Hasan’ın yanına gitti. Uzun Hasan, Ali Kuşçu’yu, İstanbul’a elçi olarak gönderdi. Sultan Fatih, Ali Kuşçu’ya İstanbul’da kalmasını teklif etti. Ali Kuşçu, elçilik görevini tamamladıktan sonra İstanbul’a geri geleceğine dair söz vererek Uzun Hasan’ın yanına döndü. Vazifesini yerine getiren Ali Kuşçu, Osmanlı başkentine gitmek için yola çıktı. Osmanlı padişahı bu değerli bilim insanın İstanbul’a gelene kadar rahat etmesini sağlamak amacıyla her konak için bin dirhem harcadı. Ayasofya Medresesi müderrisliğine tayin edilen Ali Kuşçu hayatının son iki-üç yılını İstanbul’da geçirmiş, 1474 yılında İstanbul’da ölmüştür. Ali Kuşçu, matematik ve astronomiye dair eserlerinin yanında kelam ve filoloji konularında da eserler kaleme almıştır.
Prof. Dr. Ekmeleddin İHSANOĞLU, Osmanlı Medeniyeti Tarihi, C 2, s. 375-376

ISLAHAT ÖNERİLERİ

XVII. yüzyılın bir diğer önemli eserler topluluğu ise “hükümdarlara nasihat” şeklinde kaleme alınan, siyaset ve ıslahat eserleridir. Koçi Bey 1631 yılında IV. Murat’a ünlü Risale’sini sundu. Kâtip Çelebi 1656 yılında yazdığı eserinde, Osmanlı Devleti’nin gerçekten bir zayıflama içinde bulunduğunu, ancak temel gücünün sağlamlığı yüzünden yüzyıllarca daha yaşayabileceğini söyleyip ıslahat yollarını göstermekteydi.

FUZE İLE UÇUŞ

Lagari Hasan Çelebi, füze ile uçan ilk Türk’tür. 1633 yılında IV. Murat’ın kızı Kaya Sultan’ın doğduğu gece yapılan şenlikler sırasında roketle uçma hünerini gösterdi. Evliya Çelebi, Seyahatname’de roketle uçma olayını şu şekilde anlatmaktadır:

“Murat Han’ın Kaya Sultan isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı şenliği oldu. Bu Lagari Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fişek icat eyledi. Sarayburnu’nda Hünkâr huzurunda fişeğe bindi ve şâkirtleri (yardımcıları) fitili ateşlediler. Lagari, ‘Padişahım seni Huda’ya ısmarladım. İsa Nebi ile konuşmaya gidiyorum.’ diyerek semaya fırladı. Yanında olan diğer fişekleri ateşleyip rûy-u deryâyı çırağan eyledi (deniz yüzeyini aydınlattı). Fişeki kebirinin (büyük) barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan Paşa Köşkü önünde deryaya indi ve padişahın huzuruna geldi. Zemini bûs (öperek) ederek ‘Padişahım, İsa Nebi sana selam söyledi.’ diyerek şakaya başladı. Bir kese akçe ihsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı.”
Osmanlı Ansiklopedisi, C 8 (Bilim), s. 698-699

Yukarıdaki tabloda Osmanlı bilim insanlarından bazıları ve çalışmaları verilmiştir. Boş bırakılan yerlere de diğer bilim insanlarını ve yaptıkları çalışmaları yazınız.

Bir Cevap Yaz.