Osmanlıda Azınlıkların ve Yabancıların Açtıkları Okullar Nelerdir?

5. AZINLIKLARIN VE YABANCILARIN AÇTIKLARI OKULLAR

Çeşitli dinlerden ve milletlerden insanların bir arada yaşadığı Osmanlı Devleti’nde azınlık durumunda olan gayrimüslim toplulukların kendi okulları vardı. Azınlık okulları, Hristiyan ve Musevi cemaat idareleri tarafından devletten bağımsız biçimde kurulup yönetiliyordu. Bu okullar, genellikle kiliselerin ve sinagogların yanlarında açılıyor ve o ibadethanelerin bir parçası olarak eğitim veriyordu. Fener Rum Papaz Mektebi, Heybeliada Papaz Mektebi ve Musevi Asri Mektebi Osmanlı sınırları içindeki azınlık okullarının belli başlıcalarıydı.

Osmanlı topraklarında azınlık okulları dışında genellikle Avrupa devletleri tarafından açılan yabancı okullar da faaliyet gösteriyordu. Bu okullar, Tanzimat ve Islahat Fermanları’nda tanınan haklar gereği devletin kontrol ve denetimine girmeden tam bir serbestlik içinde çalışıyordu. Yabancı okullara gayrimüslim azınlıkların yanı sıra Türk ve Müslüman ailelerin çocukları da devam edebiliyordu. Fransızların açtığı Saint Joseph (Sen Jozef) ve Saint Benoit (Sen Benuva) liseleri ile İngilizlerin açtığı Beyoğlu Kız Lisesi ve Nişantaşı İngiliz Erkek Lisesi ülkedeki yabancı okulların başlıcalarıydı. İngilizler ve Fransızlar dışında Almanlar, İtalyanlar, Amerikalılar, Avusturyalılar, İranlılar ve Ruslar da Osmanlı sınırları içinde kendi okullarını açmışlardı.

Yabancı devletlerin Osmanlı topraklarında okullar açmalarının nedenleri neler olabilir?

Yabancı okullarda eğitim gören gençler millî kültürlerinden uzaklaşıyor ve içinden çıktıkları topluma yabancılaşıyorlardı. Bunların önemli bir bölümü, eğitimlerini tamamladıklarında okullarının bağlı bulunduğu ülkenin anlayışı ve yararı doğrultusunda çalışmaya hazır kişiler hâline geliyorlardı. Çünkü yabancı okulların öncelikli hedefi, bağlı bulundukları devletlerin Osmanlı ülkesindeki çıkarlarını koruyacak kişiler yetiştirmekti. Ayrıca Hristiyanlığı yaymak ve azınlıkları ayaklanmaya teşvik ederek Osmanlı Devleti’ni parçalamak da bu okulların amaçları arasındaydı. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin parçalanma sürecine girdiği 19. yüzyılda yabancı okullar din ve mezhep propagandalarına sahne oldu. İhtilalci papazların ve casusların öğretmen görünümü altında faaliyet gösterdiği bu okullardan bazıları azınlık ayaklanmalarının hazırlandığı ve yürütüldüğü merkezler hâline geldi. Yabancı okullar ve azınlık okullarının zararlı faaliyetleri 3 Mart 1924’te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile büyük ölçüde engellendi.

Saint Joseph Lisesinden bir görünüş

Yabancı Okullar

“1894’te imparatorluk düzeyindeki Protestan okullarının sayısı 398 idi. Misyoner okullarının sayısı 1907’de 465’e yükselmişti. Fransız okulları 37 kentte 72’yi, ABD okulları da 19 ilde 27’yi bulmuştu. İngilizlere ait yalnız İstanbul’da 83 öğretim kurumu bulunuyordu. Rus okullarının sayısı 44, İtalyanlarınki 24, Almanların ve Avusturyalıların ise yedişer idi. Başkent dışında
yabancı okulların kümelendikleri başlıca iller de dikkati çekiyordu. Beyrut’ta 89, Elâzığ’da 83, Erzurum’da 24; Diyarbakır, Halep, Bitlis’te yirmi ikişer, Adana’da 18, Ankara’da 9 ve Van’da 8 yabancı okul bulunuyordu.”

Bir Cevap Yaz.