Osmanlı Vakıf Sistemi Nedir?

4. VAKIF SİSTEMİ

İslam ülkelerinde toplumun ihtiyaç duyduğu dinî ve sosyal hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla oluşturulan hayır kurumlarına vakıf denirdi. Vakıf kuracak kimse, taşınır veya taşınmaz mallarının bir kısmını, hiçbir maddi beklentisi olmaksızın, sadece Allah’a daha yakın olmak amacıyla insanların hizmetine sunardı. Hayırsever vatandaşlar gibi padişahlar, onların valideleri ve hanımları ile yüksek rütbeli devlet adamları da malları veya gelirlerini vakfedebilirlerdi.

Vakıf müessesesi bütün Türk-İslam devletlerinde görülmekle birlikte en gelişmiş şekline Osmanlı Devleti Dönemi’nde ulaştı. Devletin siyasi ve ekonomik gelişimine bağlı olarak ülkenin her yerinde vakıflar tarafından camiler, medreseler, imarethaneler, kervansaraylar, darü’ş-şifalar, kütüphaneler, köprüler ve çeşmeler yaptırıldı. Vakıfların sürekli hizmet verebilmeleri için düzenli bir gelire sahip olmaları gerekiyordu. Bu nedenle vakıf kurucusu, mallarının bir bölümünü o hizmetin verilmesinde kullanılmak üzere vakfederdi. Malını vakfedecek kişinin hür, akli dengesi yerinde ve yetişkin olması gerekirdi. Vakfedilen bir mal, vakfedene ait olmaktan çıkar ve geliri yalnızca ayrıldığı hizmet için kullanılabilirdi. Satılamaz, yeniden bağışlanamaz ve miras bırakılamazdı.

Vakıfların Osmanlı medeniyetinin gelişmesine çok büyük katkıları olmuştur. Bu yardım kurumları, sosyal adaletin sağlanmasında ve böylece toplum kesimleri arasında çıkabilecek çatışmaların önlenmesinde önemli rol oynamıştır. İnsanlar vakıfların inşa ettirdiği camilerde ibadet etmiş, darü’ş-şifalarda şifa bulmuş, medreselerde okumuş, kervansaraylarda
konaklamış, imarethanelerde karnını doyurmuş, yollar ve köprüler üzerinden geçerek ulaşımını sağlamıştır.

Vakıflar şehir hayatının düzenli şekilde devamına da yardımcı olmuştur. Şehirlerde sokakların aydınlatılması, temizlenmesi
ve çeşme yapımı gibi belediye hizmetleri vakıflar tarafından yerine getirilmiştir. Diğer yandan vakıflar sosyal amaçlarla
inşa ettikleri yapılarla ülkeyi bayındır bir görünüme kavuşturmuşlardır. Bu yönüyle özellikle yeni fethedilen topraklarda Türk
kültürünün yerleşmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Osmanlı Vakıfları

Osmanlı şehirlerinde çeşitli hizmetlerin yerine getirilmesinde büyük bir önem arz eden unsurlardan birisi de vakıflardır. Genel olarak şehrin bütününü ilgilendiren her türlü hizmet; cami, okul, kitaplık, hastane, han, çeşmeler, sebiller, imaretler, su getirme ve bu tesislerin bakımı, hatta bazen mezarlıklar ve bunlara benzer birçok hizmet vakıflar kanalıyla yapılmıştır. Osmanlı Devleti Dönemi’nde gelişen vakıfların toplum içindeki yeri ve önemine şu şekilde işaret edilmektedir: “Bir kişi vakıf bir evde doğar, vakıf bir beşikte uyur, vakıf mallarından yer ve içer, vakıf kitaplarından okur, bir vakıf mektebinde hocalık yapar, maaşını vakıf idaresinden alır ve öldüğü zaman vakıf bir tabuta konulup vakıf bir mezarlığa gömülürdü.” Dolayısıyla vakıflar, Osmanlı toplum hayatına önemli değerler katan büyük bir yer işgal etmekte idi. Zira vakıflar, sosyal hizmetlerin neredeyse bütününü kapsayan bir özellik taşımaktaydı.

Yukarıdaki metinlerde okuduklarınızdan hareketle vakıfların Türk kültürüne kattığı değerler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Bir Cevap Yaz.