Osmanlı Türk Denizciliği Hakkında Bilgi

4. OSMANLI TÜRK DENİZCİLİĞİ

Osmanlı Devleti başlangıçta önemli bir deniz gücüne sahip değildi. Ancak sınırları genişledikçe hem elindeki toprakları korumak hem de yeni fetihler yapabilmek için güçlü bir donanmanın varlığına ihtiyaç duydu. Kuruluş Dönemi’nde Osmanlı Devleti kendi oluşturduğu küçük donanmayı Anadolu’daki Türk beyliklerinin denizcilik birikiminden, tersanelerinden ve limanlarından faydalanarak önemli ölçüde geliştirdi. Fatih Dönemi’nde ise donanmasını ateşli silahlarla güçlendirerek stratejik bir savaş aracı hâline getirdi.

Türk denizciliğinin gelişim süreci II. Bayezit Dönemi’nde de devam etti. Tersane sayısının arttığı, daha büyük gemilerin yapıldığı ve uzun menzilli topların kullanıldığı bu dönemde Osmanlı denizciliği tarihinin en parlak devirlerinden birini yaşadı. Osmanlı Devleti bu dönemde denizlerde Venedik, Ceneviz, İspanya ve Portekiz donanmalarına karşı savaştı.

II. Bayezit, babasının izlediği denizlerde yayılma siyasetini devam ettirdi. Bu amaçla 1484 yılında çıktığı seferle Boğdan’ın Karadeniz kıyısındaki liman şehirleri olan Kili ve Akkerman kalelerini aldı. Böylece Balkanlardaki Osmanlı toprakları ile Kırım arasında kara yolu bağlantısını sağlayarak Karadeniz’i bir Osmanlı iç denizi hâline getirdi. Ayrıca Baltık ülkelerini Orta Doğu’ya bağlayan ticaret yolunu kontrol altına almış oldu.

II. Bayezit Dönemi’nde Osmanlı donanması Akdeniz’in en batı ucundaki İspanya kıyılarına kadar ulaştı. Türk denizcileri burada Hristiyanlar tarafından din değiştirmeye zorlanan, katledilen ve İspanya’dan çıkarılan Endülüs Müslümanlarına ve Musevilere yardım ettiler. Denizcilerimiz II. Bayezit’in emriyle onları Katolik Hristiyanların baskısından kurtararak gemilerle Osmanlı topraklarına taşıdılar. Müslümanların yanı sıra Musevilere de kucak açan Osmanlılar bu hareketleriyle o günlerde Avrupa’da görülmeyen dini hoşgörünün en güzel örneğini sergilediler.

Katolik Hristiyanlar tarafından İspanya’dan çıkarılan Müslümanların ve Musevilerin Osmanlı Devleti’ne sığındığı 1492 yılında Kristof Kolomb Amerika kıtasına ulaşmıştı.

Gibbons’un ifadesiyle Batı’da engizisyon mahkemelerinin ölüm saçtığı bir dönemde Osmanlılar hangi nedenlerden dolayı dinî hürriyet ilkesini benimsemiş olabilirler?

II. Bayezit Dönemi’nde Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki en büyük rakibi Venedik idi. Venediklilerin Fatih Dönemi’nde yapılan antlaşmayı çiğnemeleri üzerine Osmanlı-Venedik Savaşları 1499 yılında yeniden başladı. Bunun üzerine II. Bayezit, Venediklileri Mora Yarımadası ve Yunanistan’ın batı kıyılarından atmak amacıyla sefere çıktı. Osmanlı donanması Modon, Koron, Navarin ve İnebahtı Kaleleri ile Arnavutluk kıyısındaki Draç’ı fethederek Venedik’i barış istemek zorunda bıraktı. Böylece Akdeniz’in en önemli deniz güçlerinden biri olduğunu gösterdi. Ayrıca 16. yüzyılda Avrupa donanmalarına karşı kazanacağı deniz zaferlerinin işaretini de vermiş oldu.

Bir Cevap Yaz.