Osmanlı Narh Sisteminin Özellikleri Nelerdir?

Osmanlı Narh Sisteminin Özellikleri Nelerdir?

Yandaki “Bursa Belediye Kanunu” adlı metinden hareketle narh uygulamasını tüketici hakları açısından değerlendiriniz ve günümüzle karşılaştırma yapınız.

BURSA BELEDİYE KANUNU’NDAN (1502)

İktidar sahibi padişahtan gelen emirde; Bursa’da olan iş adamları ve bilirkişilerin hazır bulundurulup her alanda alınan, satılan ve işlenen şeylerin tümüne konulmuş ve uzun zamandan beri geçerli narhlar tespit edilerek ayrıntılı bir defter hazırlanması, narhlarda değişiklik yapılan hususların zaman geçirilmeden deftere yazılıp gönderilmesi istenmekte…
… Narhların durumu soruldukça bütün narhların beş altı yıldan beri tamamen değiştiği, bozulduğu ve narhla katiyen amel edilmediği tespit edilmiştir.

Mutfak tuzu bol olduğu vakitlerde dört okkası bir akçeye olup azaldığında üç okkası ve kışın iki okkası bir akçeye olacak. Kirazın ilkin yüz elli dirhemi bir akçeye ve üç günden sonra iki yüz dirhemi bir akçeye, daha sonra iki yüz elli dirhemi bir akçeye ve her üç günden sonra yüz dirhem artırılarak en son okkası bir akçeye olacak. Çilingirlerle ilgili araştırma yapıldığında eski
narhı uyguladıkları görüldüğünden olduğu gibi bırakıldı…
www.tse.org.tr

Rekabet şartlarındaki eşitsizlikten dolayı fiyatlara müdahale edilmesi olarak tarif edilen narh sistemi Klasik Dönem Osmanlı ekonomisinde fiyat politikasına esas teşkil etmiştir.

Osmanlı narh uygulamasında temel ölçü, arz ve talep şartları olup tekelci eğilimlerin önlenmesi istenmiştir. Özellikle zirai ürünlerde arz şartlarının çok değişken olması böyle bir uygulamayı zorunlu kılmıştı. Yine talebin arttığı Ramazan ayı öncesinde fiyatların yeniden tespiti gerekirdi. Muhtesiplikçe onaylanmış bir narh defterinin her ay ıstanbul şehreminine teslim
edilmesi bir gelenekti. Kuraklık, ulaşım zorlukları, harp, abluka vb. sebeplerden dolayı üretimin azalması sonucu arzda bir daralma olduğunda narh fiyatları yükseltilir, arzın genişlemesi hâlinde düşürülürdü. Para birimi olan akçenin değer kaybetmesi narh fiyatlarında bir yükselmeye, değer kazanması ise topyekûn bir azalmaya yol açardı. Fakat bu yükselme veya düşme oranları her malda aynı olmazdı. Narhların tespiti kadıların başkanlığında kurulan komisyonların göreviydi. Bir malın fiyat tespit komitesi, ilgili esnafın şeyh, kethüda, yiğitbaşı, ehli hibre gibi yönetici ve uzmanlarıyla halkın temsilcilerinden oluşuyordu. Esnaftan fiyatların yükseltilmesi talebi geldiğinde malın ham madde hâlinden son hâline gelinceye kadar geçirdiği safhalardaki maliyetleri, iş saatleri ve ücretler bilirkişilerce tespit edilir, yeterli kâr bırakması hâlinde fiyatların yükseltilmesine gerek duyulmazdı.

Ortalama kâr, işin özelliğine göre genellikle % 10-20 arasında değişmektedir. Gerekli belgelerle tespit edildikten sonra kadı sicillerine geçirilir, esnaf ile halka ilan olunurdu. Narh, toptancı ve perakendeci için ayrı ayrı tespit edilirdi. Toptancıların dükkân açıp perakendecilik yapmaları yasaktı. Malın toptancıdan perakendecilere ulaşması belli bir düzen içinde gerçekleştirilir, esnafın malsız kalmaması amaçlanırdı. Ürünlerin kalite denetimi ve standardizasyonu hem üreticilerin hem de tüketicilerin uzun vadeli çıkarlarının korunması açısından önemliydi. Tespit edilen standartlar kadı sicillerine kaydedilmiş olup
ülkenin uzak bölgelerinde de standartlara uyulması, bu arada ölçü ve tartı birimlerinin damgalattırılması istenirdi. Kaliteyi bozanlar ve mesleklerinde ehliyetsiz olanlar takip edilerek cezalandırılırdı. Yine kaliteli mal üretimi için esnafın kredi kullanmamaları ve öz sermayelerini arttırmaları istenirdi.

Fiyat ve kalite denetiminde bizzat esnaf teşkilatının iç denetimi önemlidir. Daha sonra muhtesip, kadı, sadrazam ve nihayet padişah denetimlerde bulunuyordu. Sistemi bozmak isteyenler cezalandırılıyordu.

Bir Cevap Yaz.