Kanuni Döneminde Avrupa’da Genişleme Nedir?

2. KANUNİ DÖNEMİ’NDE AVRUPA’DA GENİŞLEME

a. Osmanlı-Macar İlişkileri

Macaristan, Osmanlı Devleti’ne vergi vermekle yükümlü ülkelerden biriydi. Ancak Macar Kralı II. Layoş, Roma Germen İmparatorluğu ve Avusturya Arşidükalığı’nı yöneten Habsburg hanedanı ile kurduğu akrabalık bağına güvenerek bir süredir vergisini ödemiyordu. Ayrıca Balkan milletlerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtarak düşmanlık politikası izliyordu. Layoş, Kanuni’nin tahta çıkışını da tebrik etmemiş ve kendisine gönderilen Osmanlı elçilerini öldürtmüştü. Böylece iki taraf arasında savaş kaçınılmaz hâle gelmişti.

Kanuni’nin ilk hedefi Macarların elinde bulunan Belgrad idi. Tuna Nehri’nin güneyinde kalan ve daha önce kuşatıldığı hâlde alınamamış olan Belgrad, Osmanlıların batıya doğru genişlemesini engelliyordu. Kanuni 1521 yılında çıktığı seferle Belgard’ı karadan ve Tuna Nehri üzerinden kuşatarak fethetti. Belgrad’ın Fethi’yle birlikte Orta Avrupa yolu Türklere açılırken Macaristan ve Avusturya üzerine düzenlenecek seferler için de önemli bir askerî üs elde edilmiş oldu.

Mohaç Meydan Muharebesi’nin yapıldığı 1526 yılında bir Türk hükümdarı olan Babür Şah, Hindistan’da kendi adıyla anılacak imparatorluğunu kurdu.

Belgrad’ın fethedilmesinden sonra Macar Kralı Layoş kaybettiği yerleri geri almak amacıyla Şarlken’in de desteğiyle Osmanlı topraklarına saldırılarda bulundu. Aynı günlerde Fransa Kralı Fransuva, Roma Germen İmparatoru Şalken’e esir düşmüş ve Osmanlı Devleti’nden yardım istemişti. Bu gelişmeler üzerine Kanuni 1526 yılında Macaristan Seferi’ne çıktı. Osmanlı ordusu Macar ordusu ile Mohaç Ovası’nda karşılaştı. İki saat kadar süren Mohaç Meydan Muharebesi Osmanlı ordusunun kesin zaferi ile sonuçlandı. Savaşta Macar Kralı Layoş öldü. Kanuni ise yoluna devam ederek Macaristan’ın başkenti Budin’e girdi. Ardından da Erdel Beyi Jan Zapolya’yı (Yanoş) Macar krallığına getirerek Macaristan’ı Osmanlı Devleti’ne bağladı.

b. Osmanlı-Avusturya İlişkileri

Mohaç Zaferi sonrasında Macaristan’ın Osmanlı Devleti’ne bağlanması Osmanlılar ile Habsburgları karşı karşıya getirdi. Yanoş’un krallığını tanımayan Avusturya Kralı Ferdinand, Layoş ile aralarındaki akrabalığa dayanarak Macaristan tahtının kendi hakkı olduğunu iddia etti. Osmanlı ordusu Macaristan’dan çekildikten sonra da Budin’i ele geçirdi. Yanoş’un yardım istemesi üzerine 1529 yılında sefere çıkan Kanuni Budin’i geri aldı. Ardından Avusturya’nın başkenti Viyana’yı kuşattı. Ancak kuşatma için gereken ağır silahların getirilmemiş olması ve kış mevsiminin yaklaşması nedeniyle kuşatmayı yarıda kesip geri dönmek zorunda kaldı.

Birinci Viyana Kuşatması’nın sonuçsuz kalmasından cesaret alan Ferdinand, İstanbul’a gönderdiği elçilerle Macaristan’ın kendisine bırakılmasını istedi. İsteğinin reddedilmesi üzerine de Budin’i kuşattı. Bunun üzerine Kanuni 1532 yılında sefere çıkarak Ferdinand ve onun koruyucusu olan Şarlken ile bir meydan savaşı yapmak istedi. Ancak bir kez daha karşısında savaşacak bir ordu bulamadı.

Türk akıncılarının Almanya içlerine kadar ilerlemesi nedeniyle tarihe Almanya Seferi adıyla geçen bu seferin ardından Avusturya barış istedi. Bunun üzerine 1533 yılında iki taraf arasında İstanbul (İbrahim Paşa) Antlaşması yapıldı. Bu antlaşmaya göre Ferdinand, Yanoş’un krallığını tanıyacak ve elinde bulunan Macaristan toprakları için Osmanlı Devleti’ne yıllık vergi ödeyecekti. Ayrıca Avusturya Kralı protokolde Osmanlı veziriazamına eşit sayılacaktı. İstanbul Antlaşması’nın bu hükümleri ile Avusturya Osmanlı Devleti’nin üstünlüğünü resmen kabul etmiş oldu.

1533 İstanbul Antlaşması’nın hükümlerine bakarak Osmanlı Devleti’nin o dönemdeki askeri ve siyasi durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında başlayan barış dönemi, Yanoş’un ölümünden sonra Macar tahtının boşaldığını gören Ferdinand’ın Budin’i kuşatmasıyla sona erdi. Bunun üzerine Kanuni, Macaristan sorununu kesin bir çözüme kavuşturmak için 1541 yılında yeni bir sefere çıktı. Osmanlı ordusunun yaklaştığını öğrenen Ferdinand, bir meydan savaşı yapmayı göze alamadığı için kuşatmayı kaldırarak geri çekildi. Bu seferin ardından Macaristan üç parçaya ayrıldı. Kuzey Macaristan Avusturya’ya bırakılırken Orta ve Güney Macaristan toprakları Budin Beylerbeyliği adıyla doğrudan Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Erdel Beyliği ise Osmanlılara bağlı bir beylik hâline getirildi.

Avusturyalılar bundan sonra da Macaristan’ı ele geçirmeye yönelik saldırılarını sürdürdüler. Bunun üzerine Kanuni 1543 yılında yeni bir sefere çıkarak Ferdinand’ın elindeki Estergon ve İstolni Belgrad kalelerini aldıktan sonra geri döndü. Osmanlı-Avusturya Savaşları Ferdinand’ın Osmanlı himayesindeki Erdel Beyliği topraklarına girmesiyle yeniden başladı. 1562’ye kadar süren bu savaşların sonunda Ferdinand, Erdel üzerindeki hak iddiasından vazgeçtiğini ve vergi ödemeye devam edeceğini bildirdi. Ancak onun ölümünden sonra yerine geçen oğlu, bu yükümlülükleri yerine getirmeyerek Erdel’e saldırdı. Bunun üzerine 1566 yılında bir kez daha Avusturya üzerine sefere çıkan Kanuni ilk olarak Zigetvar Kalesi’ni kuşattı. Ancak ilerleyen yaşı ve hastalığı nedeniyle kuşatma sürerken vefat etti. Padişahın ölümünden bir gün sonra Zigetvar Kalesi alındı. Bu sefer Kanuni’nin on üçüncü ve son seferi oldu. Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında onun döneminde başlayan Orta Avrupa’ya hâkim olma mücadelesi ise daha uzun yıllar devam etti.

Bir Cevap Yaz.