İlk ve Orta Çağda Ordu

İLK VE ORTA ÇAĞ’DA ORDU

İlk Çağ’dan itibaren ordular, devlet olarak adlandırılan sosyal ve siyasi yapının en önemli unsurlarındandır. Ordunun temelini teşkilat, teçhizat ve doktrin oluşturmaktadır.

Teşkilat

Askeri organizasyon içindeki emir komuta zinciri, beraberinde verilen görevleri ve bu görevleri yerine getirenlerin oluşturduğu
teşkilatı doğurmuştur. İlk Çağ’dan itibaren devletler, varlıklarını devam ettirebilmek, savaşlarda başarılı olabilmek, huzuru ve düzeni sağlayabilmek için güçlü askerî teşkilatlar kurmaya başlamıştır.

Sümerlerde askerlik soylulara ait bir meslek olsa da savaş zamanı bütün erkekler asker sayılırdı. Asur ordusu ücretli askerlerden, gönüllülerden ve krala ait kentte oturan ve masrafları kral tarafından karşılanan hür erkeklerden oluşurdu. İhtiyaç hâlinde bütün erkekler askere çağrılırdı.

Görsel 2.56 Mısır savaş arabası

Mısır ordusu, (Görsel 2.56) yerel askerî birliklerden ve paralı askerlerden oluşurdu. Sınır boylarında kendilerine arazi verilen kişiler, ihtiyaca göre kralın muhafız alayında görev alırdı. Nil’de ve denizlerde kullanılan yelkenli ve kürekli savaş gemilerine de sahip olan Mısır İmparatorluğu, güçlü donanmasıyla Kızıldeniz’de etkili olmuştur.

Hititlerde eli silah tutan her erkek savaş zamanında asker sayılırdı. Ancak kralın muhafızlığını yapan bir askerî kadro her zaman vardı ve ihtiyaç hâlinde paralı askerler de orduya alınırdı. Urartularda ise ordu başta piyade kuvvetlerinden oluşmuşsa da siyasi yapının merkezî bir devlete dönüşmesi ile esirlerden de asker temin edilmeye başlanmıştır. Perslerde askerlik tüm sınıflar için zorunluydu. Başkomutanlar ve rütbeliler soylulardan seçilirdi. Ordu, merkezî güçlerden ve satraplık ordularının birleşmesinden oluşur ve aynı zamanda paralı askerler de bu orduda bulunurdu.

Görsel 2.57 Savaş gemisi (Roma)

Disiplini ile ün salmış Roma ordusunun temeli legionlardan (lejyon) oluşmaktaydı. Her Roma vatandaşı 46 yaşına kadar asker sayılırdı. Ordu devamlı olarak silah altında tutulmaz ancak savaş zamanında senatonun belirlediği sayıda kişi, silah altına alınırdı. Roma donanmasında genellikle iki sıra kürekli, dar ve hareket yeteneği fazla gemiler ile yelkenliler bulunmaktaydı ve Romalılar donanma üstlerine de sahipti (Görsel 2.57).

Medeniyetler, askeri teşkilatlanmaya niçin ihtiyaç duymuştur?

Teçhizat

Görsel 2.58: Asur savaş araçları (Rölyef)

Teçhizat, savaş araç ve gereçleri demektir. Ayrıca bunların imalatını, geliştirilmesini, ulaştırılmasını ve depolanmasını da kapsar. Teçhizat; askerlerin ayrılmaz bir parçasıdır (Görsel 2.58). Gelişmiş teçhizatlarla donatılan askerî birlikler, diğer topluluklara karşı üstünlük sağlamıştı.

İlk Çağ medeniyetlerinin orduları genel olarak piyade, süvari ve savaş arabalı askerlerden oluşurdu. Bu askerler silah olarak ok, yay, kalkan, mızrak, topuz, balta ve kılıç gibi silahlar kullanırdı. Kuşatmalarda mancınık, kule ve koçbaşları da kullanılmıştır.

İlk atlı kavimler olan konar-göçerlerde, ordunun savaş gücünü süvari birlikler oluştururdu. Savaş arabalarına sahip olan yerleşik toplumlar, konar-göçerlerden etkilenerek süvari birlikler de oluşturmuştur. Bağımsız ve ücretli hür savaşçı topluluklar saldırı taktiği ve manevra yeteneği bakımından yetersiz olup gerekli eğitim ve disipline de sahip değildi. Bu nedenle Orta Çağ’da devletleşme sürecine bağlı olarak bu askerî topluluklar düzenli ve disiplinli ordulara dönüştürülmüştür.

Pers Ordusu

Pers ordusunda savaş baltaları uzun, ince saplı ve keskin ağızlıdır. Hafif bir silah olduğu için süvari ve piyadeler tarafından rahatlıkla taşınabilmektedirler. Pers okları kamış ya da ince çubukların ucuna üçgen şeklinde bölmeli bronz uçların takılmasıyla yapılmıştı. Mızraklar 2,5-3 metre uzunluğundadır (Görsel 2.60). Persler göğüs göğüse savaşta mızrakların yanı sıra çok çeşitli silahlar kullanmışlardır. Bu silahların çoğu Med, Yunan, Mısır ve İskit kökenlidir. Bunlardan en karakteristik olanı 34-35 santimetre uzunluğunda düz, sıklıkla demirden yapılmış çift yüzlü kısa bir kılıçtır. Perslerde, uzun mızraklara tutturulmuş parlak renklerle boyalı bayraklar görülmektedir. Bayraklar, savaş alanında düzenin işareti olarak ya da saldırı sinyali olarak kullanılmıştır. Savaş arabaları, savaş alanında ya da destek kuvvetlerinin beslenmesi için iaşe taşımakta önemli rol oynamışlardır. Perslerin kara ordusunu yanı sıra Fenike, Mısır asker gemilerinden oluşan bir donanmaya da sahip oldukları
bilinmektedir (Emecen, 2008, s.109-110’dan düzenlenmiştir).

Görsel 2.60: Pers askerleri

Doktrin (Strateji ve Taktik)

Ülkenin silahlı gücü olan ordunun, kontrolü, sevki ve idaresi gereklidir. Bunun için ilk çağlardan itibaren devletler, askeri teşkilatlara verilen görevlerin nasıl yapılacağı üzerine fikir yürütmüştür. Doktrin denilen bu fikir yürütme sürecinde kültür,
örf, âdet, eğitim, strateji, tatbikat-av ve kurallar etkili olmuştur.

İlk Çağ medeniyetlerinde orduların teçhizatları ve uyguladıkları taktikler hemen hemen aynıdır. Orduları farklı kılan özellikler; savaş meydanındaki hareket yeteneği, saldırı ve savunma gücüdür (Görsel 2.61). Savaşlarda asıl sonuç kent kuşatmalarından
ziyade meydan savaşlarında alınmaktaydı. Meydan savaşlarında piyadelerden oluşan birliklerin düşmanın savaş arabalarına direnme gücü, savaşın kazanılmasında etkiliydi (Görsel 2.62).

Görsel 2.61: Savaş sahnesi

Devletler, savaşlarda düşmanlarını alt edebilmek için farklı savaş stratejileri üretmiştir. Örneğin düzenli kentlere ve devlete sahip olmayan Kaşkalara karşı Hititler, değişik bir savaş stratejisi uygulamak zorunda kalmıştır. Çünkü Kaşkaların yaşadığı coğrafya dağlıktı ve bu bölgede Hititlerin savaş arabaları etkisiz kalıyordu. Bu nedenle Hititler, Kaşkalarla savaşırken ani baskınlara ve kuşatmalara yönelmiştir. Pers ordularının başarılı olmasında gelişmiş bir yol ve haberleşme ağına sahip olmaları önemli bir etkendi. Savaş stratejisi olarak Persler, öncelikle okçuların ve sapancıların atışları ile savaşa başlar, ardından ağır silahlı askerler ve süvariler ile karşı tarafın ordusunu kanatlardan çökertmeye çalışırdı. Fakat bu taktik zırhlı, uzun mızraklı, geniş kalkanlı piyadelerle güçlü bir savunma oluşturan ve yakın dövüş konusunda üstünlüğü bulunan Yunan ordusuna karşı
etkisiz kalmıştı.

Görsel 2.62: Roma piyadesi

Güçlü ve disiplinli bir orduya sahip olan Roma İmparatorluğu, büyük bir coğrafyanın hâkimiydi. Savaşa giden büyük askeri birliklerin kilometrelerce uzaklıktaki yerlere sevk ve idaresinin yapılabilmesi için iyi bir askerî organizasyona ihtiyaç duyulmuştu. Savaşılacak alanların merkezden uzakta olması sebebiyle Romalılar, emniyet amaçlı portatif ordugâhlar kurmuştur.

Güçlü bir ordu için eğitim ve tatbikat önemlidir. Pers ordusunda eğitime 16 yaşından itibaren başlanır ve bu eğitim 10 yıl sürerdi. Mısır ordusunda kuvvete dayalı askerî anlayışın yerini, savaş taktiklerine dayanan eğitim anlayışı almıştı. Türklerdeki sürek avları da savaş eğitiminin önemli bir parçası olmuştur.

İlk Çağ’da orduları birbirinden farklı kılan özellikler nelerdir?

Bir Cevap Yaz.