İlk Türk Devletlerinde Askeri Eğitim

İlk Türk Devletlerinde Askeri Eğitim

TÜRKLERDE AD KOYMA

Türklerde ilk zamanlardan beri çocuğa ad koymanın bile bir mücadele, kahramanlık, güç gösterisi ile ilgisi vardı.
Doğduğunda çocuğa verilen ad onun gerçek ve sürekli adı değildi; o, ilk gençlik yıllarında dikkati çeken bir başarı ile adını kendi kazanırdı. Türklerde günümüze kadar uzanan ad koyma töreni Dede Korkut Hikâyeleri’nde şöyle anlatılır:

“Bir gün dört çocuk meydanda aşık oynuyorlardı. Azgın bir boğa ahırdan dışarı salınmıştı. Ol boğa katı taşa boynuz vursa un gibi öğütürdü. Oğlancıklara ‘kaçın’ dediler. Üçü kaçtı. Dirse Han’ın on beş yaşındaki oğlancığı kaçmadı. Ak meydanın ortasında baktı durdu. Boğa, oğlana sürdü geldi. Diledi ki onu helak ede. Oğlan, boğanın alnına yumruğuyla katı çaldı. Boğa oğlana sürdü geri geldi. Oğlan gene boğanın alnına katı vurdu, alnına yumruğunu dayadı, sürdü meydanın başına çıkardı.
Boğayla oğlan bir hamle çekiştiler. Boğa iki arka bacağının üstünde durdu. Ne oğlan yener, ne boğa yener. Oğlan düşündü, dedi: ‘Bir dama | kâtipleri gösteren minyatür (çatıya) direk vururlar ol dama dayak (destek) olur. Ben bunun alnına niye dayak olur dururum?’ Boğanın alnından yumruğunu çekti, yolundan savuldu. Boğa düşüp tepesinin üstüne yıkıldı. Oğlan bıçağına el vurdu, boğanın başını kesti. Oğuz beyleri oğlanın üstüne toplandılar, övdüler, ona güzel bir ad verdiler ve ‘Boğaç’ dediler.”
Orhan Şaik GÖKYAY, Dede Korkut Hikâyeleri, s. 6-7.

Ad koyma usullerinden hareketle Türklerdeki yaşam tarzının eğitimi nasıl etkilediğini tespit ediniz.

Atlı göçebe hayat tarzını benimseyen Türkler, sürekli savaş tehlikeleri ile karşı karşıya oldukları için her an hazırlıklı olmak durumundaydı. Toplumun her ferdi gerektiğinde nerede ve nasıl hareket edeceğini önceden bilmeliydi. Bu yüzden Türklerde askerî eğitim zorunluluk hâlini almıştı.

Türklerin çocukluk çağlarında oynadıkları oyunlar askerî eğitimlerinin başlangıcını oluştururdu. Hiçbir ayrım yapılmaksızın her çocuk, ata binmeyi ve at üzerinde ok atmayı öğrenirdi. Böylece gençlik çağına gelip Türk ordularına katıldıklarında çok iyi ata binerek ok ve yay başta olmak üzere at sırtında her türlü silahı rahatlıkla kullanabilirdi. Özellikle ordunun eğitimine de önem verilirdi. Barış zamanında yapılan sürek avları bir nevi askerî tatbikat niteliğindeydi.

Bir Cevap Yaz.