İlk Çağda Bilim

İlk Çağ’da Bilim

Bilim, insanlığın ortak ürünüdür ve kökleri ilk insanlara kadar uzanır. Günümüzde ulaşılan medeniyetin gelişiminde her milletin az ya da çok payı bulunmaktadır. Tarihî süreç içinde Mısır, Yunan, Çin, Hint, İran, Arap ve Türk gibi milletlerden bilim insanlarının çalışmaları medeniyetin gelişmesine katkı sağlamıştır.

Bilimin konusu; eski çağlarda din, efsane, felsefe gibi ruhsal ve el sanatları, tarım gibi günlük ihtiyaçları gidermeye yönelik konulardı. İnsanların günlük ihtiyaçlarını karşılarken elde ettiği bilgi ve teknik daha sonraki çağlarda ortaya çıkan bilimsel gelişmelere kaynaklık etmiştir.

Geçmişte gözlem yoluyla öğrenilen gezegenlerin hareketleri, gazların özellikleri, kaldıraç, sarkaç ve gel-git gibi bilgiler günümüzde de geçerliliklerini sürdürmektedir. Eski dünyada gözlem ve tecrübe yoluyla elde edinilen bilgiler zamanla astronomi, coğrafya ve tıp gibi bilimlerin doğmasına kaynaklık etmiştir (Görsel 2.80).

Görsel 2.80: Güneş saati

Bilim; evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç
çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim demektir. Bilimde tek bir yöntem yoktur. Yöntem, insanı bilimsel problemin çözümüne götüren yoldur.

İlk çağlardan beri insanlar, içinde yaşadığı doğayı, doğa varlıklarını ve olaylarını gözlemleme ihtiyacı duymuştur. İnsanların tarım yapabilmesi için mevsimlerin zamanını önceden bilmeleri gerekiyordu. Bu durum ancak takvim bilgisi ile olabilirdi. Bunun yanı sıra gökyüzündeki doğa olaylarını ve varlıklarını gözlemleyerek anlamaya çalışan insanoğlu, astronomi ilminde hızlı bir gelişme sağlamıştır. Astronomideki bu gelişme; matematik, fizik, kimya gibi temel bilimlerin gelişmesini hızlandırmıştır.

İlk insanlar, doğa ile ilişkisinde basit teknik becerileri kullanmıştır. Gökyüzü olaylarının izlenmesi, kaydedilmesi ve yorumlanması günümüz modern astronomi bilimine temel oluşturmuştur. Örneğin, modern astronomideki matematiksel dayanaklar ilk defa Mezopotamya’da kullanılmıştır. Mezopotamya uygarlıkları, ziggurat adı verilen tapınaklarda gözlem yaparak, gök biliminde bilimsel gözlem yöntemini keşfetmiş ve bilgileri tablolaştırmıştır. Ay ve Güneş tutulmalarını hesaplayan bu medeniyetler; Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn gibi gezegenlerin de varlığından haberdardı. Ayrıca bir yılın uzunluğunu, bugünkü hesaba göre sadece 4,5 dakikalık bir hata ile bulmuşlar ve bu birikimleriyle takvim yapmışlardır. İnsanların, eski dünyada astronomi bilimini öğrenmesindeki amaç dünyayı anlama merakı, yaşamlarını rahat ve güvenli kılmaktı. Günümüz modern bilim anlayışında ise amaç her alanda ileriye gitmek ve gelişmektir. Temelleri eski çağlarda atılan bilimsel bilgi, günümüzde hızlı bir şekilde artarak devam etmektedir.

Eski çağlardan itibaren insanoğlunun en büyük isteklerinden biri, ölümsüzlük ve uzun yaşama arzusudur. Bunun sonucunda hastalıklarla mücadele etmesi gerektiğini anlayan insanoğlu bu hastalıkları tedavi etmek amacıyla (Görsel 2.81) elindeki bilgileri kullanarak tıp ilminin ilk gelişmelerini ortaya çıkarmıştır.

Görsel 2.81: Eski tıp aletleri

Mezopotamya’da Hekimlik

Mezopotamya’da hekimliğin en basit şekli, hekimlerin suya bakarak hasta hakkında bilgi vermeleri şeklinde olmuştur. Bu
sebeple olsa gerek ki hekimleri “suyu tanıyan kimse” olarak tanımlamışlardır. Hekim bir kabın içine su koyup suyun üzerine
bir damla zeytinyağı damlattıktan sonra damlanın şekli ve hareketine göre hastanın iyi olup olmayacağı hususunda bilgi vermiştir (Uncu, 2013, s.107-118’den düzenlenmiştir).

Eski Çağ’da coğrafya, daha çok matematik ve tarih ilmiyle iç içe gelişme göstermiştir. Bu çağda düşünür ve gezginler; eserlerinde tarih, coğrafya ve matematikle ilgili bilgileri, bir arada işlemiştir. Örneğin Amasya’da yaşamış ve coğrafya konusunda çalışmış Strabon (Sıtreybın), Anadolu ve çevresinde yaptığı geziler sonucunda on yedi bölümden oluşan “Coğrafya” isimli eseri yazmıştır (Görsel 2.82). Eserinde Yunan, Anadolu, Mezopotamya, İran, Mısır gibi gezip gördüğü yerleri anlatmış ve bu yerlerin tarihinden de bilgiler vermiştir.

Görsel 2.82 Strabon heykeli (Amasya)

Archimedes (Arşimet) ilkesine göre, “Bir sıvıya bırakılan ve dengedeki cisme uygulanan kaldırma kuvveti, cismin ağırlığına eşittir”. Archimedes’in yaşadığı döneme kadar gemiler ahşaptan yapılırdı. Çünkü tahtadan başka bir malzemeden yapılırsa geminin batacağına inanılırdı. Archimedes’in havuzdaki hamam tasının batmayışını gözlemleyerek suyun kaldırma kuvvetini bulmasından sonra gemiler metal malzemeden de yapılmaya başlanmıştır.

İlk Çağ medeniyetlerinin bilimsel birikime katkıları

• Mezopotamya medeniyetleri aritmetik işlemlerde çarpım tablosunu kullanmayı, dört işlem yapmayı, kare ve karekök almayı biliyorlardı. Alan ölçümleri ve su kanalları açmak için geometriden yararlanmışlardır. Dairenin alanı ve silindirin hacmini bulmada “pi” sayısı için 3,125 değerini belirlemişlerdir. Çemberi 360 dereceye bölmüşlerdir. Astronomi bilgilerine dayanarak
takvim yapmışlardır. Mezopotamya’da astronomi; matematik temelleri üzerine oturtularak Ay ve Güneş tutulmaları hesaplanmıştır. Bir saati 60 dakikaya, bir dakikayı da 60 saniyeye bölmüşlerdir. Bir haftayı 7 gün kabul etmişlerdir.

• Mısırlılar; astronomi, matematik ve tıp alanında ilerlemiştir. Mısırlılar, güneş takvimini kullanmışlar, yılı 365 gün olarak hesaplamışlar ve günümüzde kullanılan takvimin temellerini atmışlardır. Ayrıca bir günü 24 saate bölmüşlerdir. Mısırlılar, geometride de ileri olduklarından, hacim ve alan ölçmeyi çok iyi biliyorlardı. Bu yüzden de mimarlıkta oldukça yüksek seviyedeydiler. Piramitler gibi görkemli binaları çok sağlam bir şekilde yapabilmişlerdir.

• Çinliler; barut, kâğıt ve matbaayı icat etmişlerdir. Galileo’dan önce güneş lekeleri konusunda bilgi vermişlerdir. Geleneksel Çin tıbbının tedavi yöntemleri olan masaj ve akupunktur günümüzde de kullanılmaktadır.

• Hint medeniyetinde matematikçiler sıfırı ilk defa kullanmıştır. Fakat sıfırı sayı olarak kabul etmemişlerdir. Sayı sistemindeki bu erken tarihli gelişme, aritmetiğin gelişim hızını etkilemiştir.

• Eski Yunan’da doğa bilimleri büyük bir gelişme göstermiş ve özellikle Aristoteles bitkilere ve hayvanlara ilişkin bilimsel bilgileri derleyerek botanik ve zooloji alanlarının temellerini atmıştır. Mitolojik düşünceden, akılcı düşünceye geçişi simgeleyen Miletli Thales (Tales); matematik, astronomi ve doğa felsefesiyle uğraşmıştır. İlk Yunan matematikçisi olan Thales, kendi gölgesiyle kendi boyunun eşit olduğu anda piramidin gölgesini ölçerek piramidin yüksekliğini bulmuştur. Geometriye “ispat” kavramını getirmiştir. Pythagoras (Pisagor), varlıkları ve varlıklar arasındaki ilişkileri sayılarla ve sayılara karşılık gelen çizgilerle açıklamıştır (Görsel 2.83).

• Roma dönemi, teknolojik gelişmelerin yoğunlukta olduğu bir zaman dilimidir. Bu dönem içerisinde; şehircilik, hukuk, devlet yönetimi ve askerlik alanında bugün bile örnek alınabilecek başarılara imza atılmıştır.

İlk Çağ medeniyetlerinin bilimsel gelişmelere sağladığı katkılara sizler de örnek veriniz.

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.

Bereketli hilal:
Meşruiyet:
Oligarşi:
Pankuş:
Satraplık:
Kolonizasyon:
Artı ürün:
Feodalizm:
Kast sistemi:
Karum:

Aşağıdaki soruların cevaplarını boş bırakılan yerlere yazınız.

1. Tarihte bilinen ilk hukuk kurallarını kim yapmıştır?
2. İlk Çağ’da Asurlular, Lidyalılar, Fenikeliler; Orta Çağ’da Soğdlar ve Yahudiler hangi alanda gelişmişlerdir?
3. İnsanlığın yazılı olmayan tarihini oluşturan destan, efsane, mit gibi anlatılara ne denir?
4. İlk Çağ’ın vahiy kaynaklı tek tanrılı dinlerini yazınız ?
5. Çivi yazısını ilk kez kullanan uygarlığın adını yazınız?
6. Patrici–Plep arasındaki sınıf mücadelesi sonucu hazırlanan ve Avrupa hukukunun temelini oluşturan Roma hukuk kurallarına ne ad verilir?

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Eflatun, yazma teknolojisini insan belleği için bir dış tehlike olarak görmüş ve “Yazı teknolojisini elde edenler kendi belleklerini kullanmayı durduracaklar ve unutkan olacaklardır; kendi iç kaynakları yerine dış işaretlerle onları hatırlamak için yazıya bağlanacaklardır.” demiştir.

Eflatun’un yazı teknolojisini insan belleği için bir tehdit olarak görmesinin sebepleri neler olabilir?
2. Konar-göçerlerin askerî alanda üstün olmalarını sağlayan özelliklerini yazınız.
3. Toplumsal tabakaşlamada etkili olan unsurları yazarak örnekler veriniz.
4. Yazıdan önceki dönemde insanın hayat tarzı neye göre şekillenmiştir? Açıklayınız.
5. Hammurabi Kanunları’nın özellikleri nelerdir?
6. Yerleşik yaşama geçen toplumların yaşam tarzında ne gibi değişimler meydana gelmiştir?
7. Yeryüzünde insanlığa ait ilk yerleşmeler nerede ortaya çıkmıştır?
8. İlk Çağ’daki orduların aynı teçhizatları kullanmasına rağmen savaşlarda orduları birbirinden farklı kılan özellikler nelerdir?
9. Devletlerin vergilendirmeye ihtiyaç duymalarının nedenlerini ve verginin hangi yollarla tahsil edildiğini yazınız.
10. Ticari mekânları yazarak bunların tüccarlara sağladığı kolaylıkları açıklayınız.
11. İlk ve Orta Çağlarda üretim ve ticaret alanında yeterli aşama sağlanamamasının nedenlerini yazınız.
12. Tarih öncesi döneme ait bu yerleşim bölgesinde (Görsel 2.84) yapılan arkeolojik kazıların amacı nedir?

Bir Cevap Yaz.