Devletlerin ekonomiye önem vermelerinin nedenleri neler olabilir?

• Devletlerin ekonomiye önem vermelerinin nedenleri neler olabilir?
• Osmanlı Devleti’nin yabancı devletlere kapitülasyonlar tanımasının nedenleri neler olabilir?

1. EKONOMİK GELİŞMELER

Nüfusunun büyük bölümü kırsal kesimde yaşayan Osmanlı Devleti’nde ekonominin temeli tarıma dayanıyordu. 16. yüzyıl itibarıyla Osmanlı ülkesinde ekilebilir tarım topraklarının tamamına yakını devletin mülkiyetindeydi. Devlet, tarım üretiminin nüfusu besleyecek seviyenin altına düşmemesine büyük önem veriyor ve tımar sistemi sayesinde tarımsal üretimin sürekliliğini sağlıyordu. Ayrıca üretimi arttırmak amacıyla çiftçiyi tımarlı sipahilere karşı koruyor, reayanın tarım araç gereçleri, tohum ve gübre ihtiyacını temin ediyordu. Devlet benzer tedbirleri hayvansal üretimi arttırmak için de alıyordu. Böylece artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamaya çalışıyordu.

Osmanlı Devleti’nde tarım ve hayvancılığın yanı sıra ticarete de önem veriliyordu. Çünkü devletin iktisat anlayışına göre ticaret, halkın ihtiyaçlarının içeriden veya dışarıdan karşılanmasını kolaylaştıran bir ekonomik faaliyetti. Özellikle ülke içindeki üretimin tüketimi karşılayamadığı durumlarda ticaret daha da önemli hâle geliyordu. Osmanlı ticaret hayatında 16. yüzyıla kadar büyük ölçüde Venedikliler ve Cenevizliler etkindi. Ancak Fransızlara kapitülasyonlar tanınmasıyla birlikte Osmanlı dış ticaretinde bu devletlerin yerini Fransa aldı. İlerleyen yıllarda kapitülasyonlar genişletildikçe İngiliz ve Hollandalı tüccarlar da Osmanlı pazarlarına girdi.

Asırlar boyunca Doğu ile Batı arasındaki ticarete sahne olan İpek ve Baharat yolları 16. yüzyıla gelindiğinde büyük ölçüde
Osmanlı Devleti’nin kontrolüne girmişti. Devlet bu yolların güvenliğinin sağlanmasına büyük önem veriyor hatta çoğu zaman
dış politikasını da buna göre belirliyordu. Osmanlı ülkesinde ticaret genellikle kara yoluyla yapılırdı. Devlet bu yollar üzerinde
vakıflar aracılığıyla çeşmeler, köprüler ve kervansaraylar yaparak ticareti desteklerdi. Yollarda tüccarların güvenliğini
derbentçi denilen görevliler sağlardı. Posta ve haberleşme hizmetlerini yine ticaret yolları üzerinde bulunan menzil teşkilatı
yerine getirirdi. Menzil güzergâhındaki köyler ve kasabalarda üslenmiş bulunan mekkârecilerin ticaret hayatında önemli yeri vardı. Yerleşim birimleri arasında insan ve mal taşımacılığını meslek edinen mekkâreciler bu hizmeti belli kurallara göre ve kadı gözetiminde yerine getirirlerdi.

Osmanlı Devleti’nde hazinenin gelir gider hesabı, başka bir deyişle kamu maliyesi büyük önem taşırdı. Hazinenin başlıca gelir kaynağı vergilerdi. Vergiler şeri ve örfi vergiler ile avarız vergileri adıyla üç grupta toplanırdı. Şeri vergiler öşür, haraç ve cizye idi. Öşür Müslüman, haraç gayrimüslim toprak sahiplerinden alınan arazi ve ürün vergisiydi. Cizye ise gayrimüslim erkeklerden alınan can ve mal güvenliği ile özgürlüklerinin korunması karşılığında alınan şeri vergilerdendi. Kadınlardan, çocuklardan, engellilerden ve din adamlarından cizye alınmazdı.

Örfi vergiler, padişahın kanunnameleriyle konulan, yere ve zamana göre miktarı değişen vergilerdi. Tüccarların ödediği gümrük ve pazar vergileri ile hayvancılıkla uğraşanlardan alınan ağnam vergisi bu tür vergilerdendi. Şeri ve örfi vergiler dışında Osmanlı hazinesinin başka gelir kaynakları da vardı. Sahipsiz mülkler ile madenler, ormanlar ve tuzlalardan elde edilen gelirler ile savaş ganimetlerinin beşte biri bu gelir kaynaklarının başlıcalarıydı. Avarız vergileri ise savaş ve doğal afetler gibi olağanüstü durumlarda padişahın emriyle toplanırdı.

Osmanlı Devleti’nin örfi vergilerin toplanma zamanlarını ve miktarlarını değiştirmesinin nedenleri neler olabilir?

16. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı kamu maliyesi iyi durumdaydı. Denk bütçe anlayışıyla hareket eden devletin gelirleri giderlerinden fazlaydı. Ancak özellikle Kanuni’den sonraki dönemlerde devlet bütçesindeki gelir ve gider dengesi bozulmaya başladı. Ticaret yollarının yön değiştirmesi ve kapitülasyonlar nedeniyle vergi gelirleri azaldı. Buna karşılık maaş ödemelerinin ve sefer masraflarının artması giderek ağırlaşan mali bunalımlara yol açtı.

Bir Cevap Yaz.