Cumhuriyet Döneminde Hukuk Özellikleri Nelerdir?

CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE HUKUK ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN BMM’NİN AÇILIŞINA YÖNELİK GENELGESİNDEN

22 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa tarafından bütün valiliklere, bağımsız sancaklara, kolordulara… “Dakika geciktirilmeyecektir.” kaydıyla bir bildiri gönderilmiştir: “Tanrı’nın lütfuyla Nisanın 23’üncü cuma günü Büyük Millet Meclisi açılarak çalışmaya başlayacağından, o günden itibaren askerî ve sivil kurumlarla bütün milletin tek mercinin Büyük Millet Meclisi olacağı bilgilerinize sunulur.”
Heyet-i Temsilîye adına Mustafa Kemal

Büyük Millet Meclisinin açılması Millî Mücadele’nin başarıya ulaşması açısından son derece önemliydi. BMM’nin 24 Nisan 1920 tarihli toplantısında Mustafa Kemal Paşa, yaptığı konuşmada Mondros Mütarekesi’nden BMM’nin açılışına kadar ki süreci değerlendirdi. Türk milletinin yüzyıllardır özenle koruduğu bağımsızlığının devamı için İstanbul’un işgaliyle ortaya çıkan hukuki durumun acele düzeltilmesi gerektiğini belirtti. Millet egemenliğine ara verilmesinin düşmanların hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştıracağını söyledi. Bu nedenle milletin haklarını korumak ve idari boşluğu doldurmak gerektiğini İşte, anayasal durum ve hukukumuzun neden olduğu bu zorunluluk dolayısıyla, millî egemenliğin her şeyden önce sağlanması için Büyük Meclisimiz olağanüstü yetki ile toplanmıştır.”sözleriyle ifade etti. BMM’nin, Millî Mücadele’nin temelini oluşturacağı ve buna yönelik kararlar alacağını belirterek BMM başvurulacak tek yetkili makam kılındı. Türk milletinin varlık yokluk mücadelesi olan Millî Mücadele Dönemi’nde bile kararların Mecliste alınarak gerçekleştirilmesi, kanun gücünün üstünlüğüne dikkat edildiğini göstermektedir.

BMM’nin 23 Nisan 1920’de açılması, yeni bir Türk Devleti’nin kurulmasının yanında “egemenliğin sadece Türk milletine ait olduğu”nun da göstergesidir. Yasal düzenlemelerin yalnız millet iradesine dayandırılması aynı zamanda hukuk inkılabının başladığının bir delilidir. Çünkü BMM’nin açılışı, saltanat ve hilafetin konumlarının sorgulanmasına neden olmuştur. Mutlak biçimde millete ait olan egemenlik ilkesinin padişahlık ve hilafet kurumlarıyla bağdaşmaması ileride yapılacak olan hukuk inkılabının en önemli basamağını teşkil etmiştir.

1921 Anayasası’nda hâkimiyetin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu ifade edilmiştir. Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin halk adına BMM tarafından kullanılacağı ve “Türkiye Devleti’nin BMM tarafından idare olunduğu” belirtilmiştir. Böylece, egemenliğin Osmanlı hanedanından BMM ye hukuken geçtiği ifade edilmiştir.

Lozan Antlaşması’ndan önce saltanatın kaldırılması, egemenliğin millete geçmesi, Cumhuriyetin ilanıyla demokratik bir devlet sisteminin benimsenmesi ve hilafetin kaldırılarak teokratik yapıya son verilmesiyle hukuk inkılabının ön hazırlıkları tamamlanmıştır.

Bir Cevap Yaz.