Çağdaş Türk Toplum Yapısının Özellikleri Nelerdir?

Çağdaş Türk Toplum Yapısının Özellikleri Nelerdir?

FATİH MİTİNGİ’NDEN (19 MAYIS 1919) Halide Edip Hanım’ın Konuşması

… Türk ve Müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. Gece, karanlık bir gece fakat insanın hayatında sabah olmayan bir gece yoktur. Yarın bu korkunç geceyi yırtıp parıldayan bir sabah meydana getireceğiz. Bugün elimizde top ve tüfek denilen alet yok. Fakat ondan büyük, ondan kudretli bir silahımız var, hak ve Allah.

. Arkadaşlar, bugün buraya toplanan şu halk kitlesinin bir tek isteği var; o da en tabi haklarının kendisinden alınmamasıdır. İsteğimiz sade, yüksek ve yüce bir haktır. Bizim sözümüzü onlar dinlemeyebilir. Biz erkeklerimizle beraber milletin kalbinden gelen en kuvvetli, en akıllı, en cesur ve milleti en çok temsil edecek bir kabine isteriz.

KADIKÖY MİTİNGİ’NDEN (22 MAYIS 1919)

Münevver Saime Hanım’ın Konuşması

“Heyecanlarımız söndürülse bile göğsümüzde milliyetten yapılmış bir kalp vardır. Hürriyeti kaybedilmiş bir milletin kızı olarak istiklalime nasıl ulaşacağımı ilan etmem, kollarımızı bağlamak isteyenler için dikkate şayan olmalı. Oğluma masallarda Fatihleri, Yavuzları anlatacağım. Mendilinde, kitabında, cüzdanında, fesinde hep İzmir’i görecek. Ölürken ona, babamdan kalan altın Fatihalı kılıcı, rafta sarılı duran bayrağı bir miras olarak vereceğim. Kulağına bir vasiyet söyleyeceğim, işte o günden itibaren galiplerin taktığı zincirler çözülmeye mahkûmdur. Çünkü o gün oğlumun kalbine ektiğim hürriyet çiçekleri açacak, bir isyan olarak taşacak.”

Metinlerde vurgulanan temel düşüncenin toplum yapısına etkisi ne olabilir?

XX. yüzyılın başlarında Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sonunda yaşanan göçler nedeniyle Osmanlı nüfus yapısında önemli değişiklikler oldu. İşgal yıllarında halkın maneviyatını yükseltmek ve moral gücünü arttırmak maksadıyla çeşitli isimler altında cemiyetler kuruldu. İstiklal Savaşı’nın başarı ile sonuçlanmasından sonra imparatorluktan ulus devlete geçildi.

ANAYASALARDA VATANDAŞLIK

Kanun-ı Esasi’den (1876)

Madde 8 – Osmanlı Devleti tabiiyetinde bulunan herkes din ve mezhebi ne olursa olsun “Osmanlı” sayılır.

Madde 9 – Osmanlılar kişi özgürlüğüne sahiptir.

Madde 10 – Kişi hürriyeti her türlü saldırıdan korunur. Hiç kimse kanunun tayin ettiği sebepler dışında cezalandırılamaz.

Madde 17 – Osmanlı Devleti tabiiyetinde bulunan herkes yasa önünde hak ve ödevler bakımından eşittir.

1921 Anayasası’ndan

Madde 1 – Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü halkın geleceğini doğrudan ve etkin idare etmesi esasına dayanır.

Madde 2 – İcra kudreti ve yasama yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisine aittir.

Madde 3 – Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur ve hükümeti “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” unvanını taşır.

1924Anayasası’ndan

Madde 69 – Türkler kanun karşısında eşittirler ve fark gözetilmeksizin kanuna uymak ödevindedirler. Her türlü grup, sınıf, aile ve kişi ayrıcalıkları kaldırılmıştır ve yasaktır.

Madde 70 – Kişi dokunulmazlığı, vicdan, düşünme, söz, yayım, yolculuk, bağıt, çalışma, mülk edinme, malını ve hakkını kullanma, toplanma, dernek kurma, ortaklık kurma hakları ve hürriyetleri Türklerin tabii haklarındandır.

Madde 71 – Cana, mala, ırza, konuta hiçbir türlü dokunulamaz.

Madde 88 – Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla “Türk” adı verilir.

Bülent TANÖR, Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri, s. 145, 252, 253 (Düzenlenmiştir.).

1876, 1921 ve 1924 anayasalarında vatandaşlık olgusu nasıl yorumlanmıştır? Benzer ve farklı yönlerini tespit ediniz.

1876 tarihli Kanun-ı Esasi’de ülkede yaşayan herkes, hiçbir fark göze­tilmeksizin Osmanlı olarak ifade edilerek bir “Osmanlı toplumu” oluşturulmaya çalışılmıştı. 1921 Anayasası’nda ise olağanüstü şartlar nedeniyle vatandaşlık ile ilgili hükümler bulunmamakla birlikte, milletten ve millet egemenliğinden bahsedilmekteydi. 1924 Anayasası’na göre Türkiye’de yaşayan herkes din ve ırk farkı gözetilmeksizin “vatandaş” olarak tanımlanmıştı.

ATATÜRK’ÜN KASTAMONU KONUŞMASI (30 Ağustos 1925)

… Büyük ve fiilî eserlerin kahramanı olan milletimizin sağlam bir anlayışa sahip olduğuna kimsenin şüphe etmeye hakkı kalmamıştır. Bu anlayış daima ileriye ve yeniliğe götürme olduğuna göre, Türkiye Cumhuriyeti halkı, ileriye ve yeniliğe uzun adımlarla yürümeye devam edecektir. Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen zamana uygun ve bütün anlam ve biçimleri ile medeni bir sosyal toplum durumuna ulaştırmaktır. İnkılaplarımızın temel ilkesi budur.

Yukarıdaki metne göre Atatürk’ün hedeflediği toplum yapısı nasıldır?

Aynı ülküler etrafında birleşen Türk insanının çabalarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde tam bağımsızlık ilkesi esas alınmıştı. Türkiye Cumhuriyeti oluşturduğu bu milli devlet modeli ile birçok topluluğa da örnek olmuştu.

Atatürk Türk toplumu için muasır medeniyete ulaşmayı hedef olarak belirlemişti. Amaca ulaşmada eğitimin önemi üzerinde durulmuş ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkartılarak çalışmalara başlanmıştı. Böylece bilimsel düşüncenin kazandırıldığı bireylerin ortak ülküler etrafında toplanarak devletine bağlanması ile tüm nüfusu kapsayacak şekilde “vatandaşlık bilinci” oluşturulacaktır. Bilinçli vatandaşın oluşturulmasında Atatürk’ün “tam bağımsızlık” ve “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” ilkeleri belirleyici olmuştu. Hür bakış açısı, çağa uygun toplumsal davranışlar, kalkınma yolunda birlikte çalışma vatandaş olgusunda temel değerler olarak kabul edilmişti. Sonuçta yeni Türk toplumunu oluşturan bireylerin üstün nitelikleriyle birlikte çağın ileri vasıflarını bağdaştıran yeni bir kimlikle dünyaya dâhil olması amaçlanmıştı.

Kadınların toplum hayatına katılması, onların toplumsal ve siyasal haklarda erkeklerle eşit tutulması, kıyafetin çağdaşlaşması, tekke ve türbelerin kapatılması, eskiden kullanılan lakap ve ünvanların kaldırılması Türk inkılabının toplumsal alanda gerçekleştirdiği başlıca çağdaş atılımlardır. Ancak sosyal alanda en önemli çağdaşlaşma hareketi ülkemizde gerçekleştirilen ve yerleştirilen “yeni hukuk düzeni”dir. 1926’da Medeni Kanun’un kabul edilmesiyle laik hukuk sistemine tam olarak geçildi. Yeni Medeni Kanun’da aile içinde ve miras konusunda erkeğin bütün ayrıcalıkları kaldırılmış, kadın ve erkek arasında mutlak eşitlik sağlanmıştı.

Toplumsal alanda çağdaşlaşmanın sağlanabilmesi için Cumhuriyet Döne- mi’nde önemli kurumlar açılarak faaliyete geçirilmiştir. 1927’de radyo kurularak yapılan inkılapların halka duyurulması sağlandı. Daha önceden açılan Darül- bedayi İstanbul Belediyesine bağlanarak İstanbul Şehir Tiyatrosu adını almış ve bu kurumun bünyesinde çocuk tiyatrosu açılmıştır. 1930’da Opera Cemiyeti kuruldu. Yükseköğretim alanında da Darülfünun, İstanbul Üniversitesi adını alarak eğitim- öğretim faaliyetlerine başladı. Halkın eğitilmesi amacıyla “Halkevleri” açıldı.

PERFORMANS GÖREVİ

TARİH 11
Ünite Adı: Türklerde Toplum Yapısı
Kazanım: İlk Türk devletlerinde toplum yapısının temel
özelliklerini kavrar. Ortaöğretim 11. sınıf Araştırma yapma
Değişim ve sürekliliği kavrama
Sunum becerisi

İlk Türk devletlerinde çeşitli isimler altında spor etkinlikleri düzenlenmekteydi. Bu spor dallarında biri de “cirit” oyunuydu. Bu oyun bazı değişiklikler gösterse de Türk tarihinin çeşitli dönemlerinde ve toplumlarında oynanmış ve günümüze kadar taşınarak yaşatılmıştır.
Sevgili Öğrenciler,
Sizden istenen cirit oyununun başlangıçtan günümüze korunan ve değişen temel ilkelerini ve Türkiye’nin hangi bölgelerinde oynandığını araştırmanızdır.
Çalışmanızı yaparken aşağıdakilere dikkat etmelisiniz.
• Ça lışmanız için İnternet, ansiklopedi, dergi vb. kaynaklardan yararlanabilirsiniz.
• Ça lışmanızı resim, fotoğraf vb. materyallerle destekleyebilirsiniz.
• Ça lışmanın sonunda hangi kaynaklardan yararlandığınızı belirtmelisiniz.
• Çu çalışmayı aldıktan iki hafta sonra teslim etmelisiniz.
Çalışma;
İçerik (Cirit oyununun temel ilkeleri, oynanış şekli ve ülkemizde cirit oyunu oynanan bölgeler),
Araştırma süreci (Bilgiye ulaşma, toplama ve bir araya getirme),
Sunu becerisi (Zamanında, açıklayıcı bir dilde sunumu gerçekleştirme),
Materyal kullanımı (Çalışmada resim, yazı ve fotoğraftan yararlanma),
Zaman kullanımı (Sunuyu verilen sürede tamamlama) açısından değerlendirilecektir.

PROJE GÖREVİ

SELÇUKLU DÖNEMİ EVLENMELERİ İLE GÜNÜMÜZ EVLENMELERİ

Sevgili Öğrenciler,
Türk-İslam devletleri toplum yapısı bölümünde verilen “Türklerde evlenme” bilgisi ışığında günümüzde Anadolu’da yapılan düğünler ile ilgili araştırma yaparak, iki dönem düğünleri arasındaki benzerlik ve farlılıkları tespit ediniz.
Bu çalışmayı başarıyla tamamlayabilmeniz için aşağıdaki adımları izlemelisiniz.
1. Çalışma sürenizi iyi kullanmak için çalışma takvimi ve planı hazırlayınız.
2. Halk ve üniversite kütüphanesi, İnternet vb. yerlerde konu ile araştırma yapınız.
3. Günümüz düğünleriyle ilgili olarak çevrenizde araştırma ve gözlem yapınız.
4. Elde ettiğiniz bilgileri sınıflandırarak benzerlik ve farklılıkları tespit ediniz.
5. Proje bittikten sonra sınıf içinde sözlü ya da projeksiyonla sunum yapınız.
Çalışma süreniz bir aydır.

Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

  1. Konargöçer hayatın özellikleri nelerdir?
  2. Türk boy beylerinin görevleri nelerdir?
  3. Büyük Selçuklu nüfusunu oluşturan topluluklar hangileridir?
  4. Türk-İslam devletlerinde toplumsal tasnifte nelere dikkat edilmiştir?
  5. Osmanlı Devleti’nde seyfiye sınıfının yetişme tarzı ile ilgili neler söylenebilir?
  6. Klasik Dönem’de Osmanlı toplumunda ailenin yeri ve önemi nedir?
  7. Osmanlı toplumunda dikey hareketlilik ne şekilde gerçekleşmiştir? Örneklerle belirtiniz.
  8. Cumhuriyet Dönemi’nde hedeflenen toplumun genel özellikleri nelerdir?

Bir Cevap Yaz.