Balkan Savaşlarının Nedenleri ve Sonuçları Melerdir?

2. BALKAN SAVAŞLARI

a. Dömeke Meydan Savaşı (1897)

1829 yılında imzalanan Edirne Antlaşması ile bağımsızlığını kazanan Yunanlılar bundan sonra her fırsatta sınırlarını genişletmeye çalıştılar. Berlin Antlaşması’ndan sonra Teselya’yı topraklarına katan Yunanlılar bir yandan da Etnik-i Eterya Cemiyeti öncülüğünde Megali İdea adını verdikleri büyük ülkülerini gerçekleştirme çalışmalarına hız verdiler. Rumların yaşadığı bütün toprakların Yunanistan’a bağlanmasını içeren bu ülkünün nihai amacı, İstanbul’u Türklerden alarak Bizans İmparatorluğu’nu yeniden kurmaktı.

Etnik-i Eteryanın Megali İdea’yı gerçekleştirmeye yönelik çalışmaları sonucunda 1896 yılında Girit İsyanı başladı. Ortaya
çıkan karışıklıktan yararlanmak isteyen Yunanistan adaya asker çıkararak Girit’i kendisine bağladığını ilan etti. Bir yandan
da Balkan sınırını geçerek Osmanlı kuvvetleri üzerine saldırıya geçti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti 1897’de Yunanistan’a
savaş açtı. Osmanlı ordusu Dömeke mevkisinde yapılan meydan savaşında Yunanlıları ağır bir bozguna uğrattı. Böylece Teselya’yı geri aldığı gibi Atina yolunu da açmış oldu. Ancak Rusya ve Avrupa devletlerinin araya girmesiyle daha fazla ilerleme imkânı bulamadı. Savaş her iki tarafın da savaş öncesi sınırlarına geri dönmesiyle sona erdi.

Dömeke Meydan Savaşını gösteren bir resim

Dömeke Meydan Savaşı’nın ardından İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya Girit’te özerk bir yönetim kurulması konusunda anlaştılar. Buna göre Girit Osmanlı egemenliğinde kalacak, ancak adanın yönetimi Yunan Kralı’nın oğluna verilecekti. Bu kararın Osmanlı Devleti tarafından da kabul edilmesiyle Girit 1898 yılından itibaren fiilî olarak Yunanistan’a bağlanmış oldu. Balkan Savaşları sonunda ise ada resmen Yunanistan’a katıldı.

b. Birinci Balkan Savaşı (1912)

Türkleri Avrupa’dan atmak isteyen Balkan devletleri, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp Savaşı ve Arnavutluk İsyanı’yla uğraşmasını fırsat bilerek durumdan yararlanmak istediler. İlk olarak Sırbistan ile Karadağ, Rusya’nın teşvikiyle bir araya gelerek bir ittifak antlaşması imzaladılar. Bir süre sonra bu ittifaka Yunanistan ve Bulgaristan da katıldı.

Birinci Balkan Savaşı, Karadağ’ın 8 Ekim 1912’de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmesiyle başladı. Savaş Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan’ın da katılımıyla kısa sürede genişledi. Osmanlı ordusu hazırlıksız yakalanması ve kötü yönetilmesi nedeniyle bu savaşta ağır yenilgiler aldı. Böylece Osmanlı Devleti birkaç hafta içinde Balkan topraklarının neredeyse tamamını kaybetti. Savaş sırasında Karadağlılar Arnavutluk’a girerken Sırplar Makedonya ve Kosova’ya yerleştiler. Bulgarlar Edirne’yi ve Trakya’nın büyük bölümünü işgal ederek Çatalca önlerine geldiler. Yunanlılar ise Girit ile birlikte Ege Adaları’nın birçoğunu ele geçirdiler. Ayrıca Güney Makedonya topraklarını ve Selânik’i aldılar. Bu sırada durumdan yararlanan Arnavutlar da bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Osmanlı Devleti hızla gelişen bu olayları durdurabilecek durumda değildi. Bu sırada Rusya’nın desteklediği Bulgarların İstanbul’a yaklaşmış olmaları başta İngiltere olmak üzere Batılı devletleri endişelendiriyordu. Bunun üzerine İngiltere, savaşı bitirmek amacıyla Londra’da bir konferans toplanmasını sağladı. Konferans 30 Mayıs 1913’te, savaşan taraflar arasında Londra Antlaşması’nın imzalanmasıyla sona erdi. Bu arada konferans sürerken İttihat ve Terakki Partisi 23 Ocak 1913’te Babıali Baskını ile hükûmeti ele geçirdi.

Londra Antlaşması’yla;
Osmanlı Devleti’nin batı sınırı Midye-Enez Hattı olarak kabul edildi. Bulgaristan; Kavala, Dedeağaç ve Edirne’ye sahip oldu.
Selânik, Güney Makedonya ve Girit Yunanistan’a verildi. Orta ve Kuzey Makedonya Sırbistan’a bırakıldı. Arnavutluk ve Ege adalarının durumu ise büyük devletlerin vereceği karara bırakıldı.

Sizce büyük devletler Ege adalarıyla ilgili olarak nasıl bir karar vermiş olabilirler? Neden?

c. İkinci Balkan Savaşı (1913)

Birinci Balkan Savaşı sonrasında Sırbistan ve Yunanistan, Bulgaristan’a bırakılan toprakları fazla bularak bu devlete savaş açtılar. Bir süre sonra onlara Romanya da katıldı. Bu sırada Bulgaristan’ın zor durumda kaldığını gören Osmanlı Devleti Midye-Enez çizgisini geçerek Edirne ve Kırklareli’yi geri aldı. Böylece dört bir yandan kuşatma altına alınan Bulgaristan barış istemek zorunda kaldı. İkinci Balkan Savaşı 10 Ağustos 1913’te imzalanan Bükreş Antlaşması ile sona erdi. Bu antlaşmayla
Bulgaristan Selânik, Serez ve Drama’yı Yunanistan’a bıraktı. Diğer yandan Dobruca ve Silistre’yi Romanya’ya; Manastır, Üsküp ve Priştine’yi içine alan Makedonya topraklarını ise Sırbistan’a verdi.

Bunu izleyen günlerde Osmanlı Devleti, Balkan devletleriyle ayrı ayrı antlaşmalar imzaladı. Bulgaristan ile imzalanan 29 Eylül 1913 tarihli İstanbul Antlaşması’na göre Kırklareli, Edirne ve Dimetoka Osmanlı Devleti’ne bırakılacaktı. Meriç Nehri iki ülke arasında sınır kabul edilecek, Kavala ve Dedeağaç ise Bulgaristan’da kalacaktı. Bulgaristan’daki Türkler ise siyasi, dinî
ve sosyal hakları korunarak bu ülkede Bulgarlarla eşit şartlar altında yaşamaya devam edeceklerdi. Osmanlı Devleti 14 Kasım 1913’te de Yunanistan ile Atina Antlaşması’nı imzaladı. Bu antlaşmayla Yanya, Selânik ve Girit’in Yunanistan’a ait olduğu kabul edilirken Meriç Nehri iki devlet arasında sınır olarak belirlendi. Aynı antlaşmayla Yunanistan’da kalan Türklerin hakları güvence altına alındı.

Balkan Savaşları sonunda Osmanlı Devleti’nin Sırbistan ile sınırı kalmamıştı. Bu nedenle söz konusu devlet ile imzalanan İstanbul Antlaşması’na yalnızca Sırbistan’da yaşayan Türklerin haklarını koruyan hükümler konuldu. Balkan Savaşları sırasında ve sonrasında Balkan devletleri, topraklarında yaşayan Türklere karşı büyük katliamlara giriştiler. Bunun üzerine Balkan Türklerinin önemli bir bölümü Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kaldılar. Göç etmeyenler ise çeşitli dönemlerde gördükleri ağır baskılara rağmen varlıklarını günümüze kadar sürdürmeyi başardılar.

Bir Cevap Yaz.