Osmanlı Mimari Özellikleri ve Örnekleri

Osmanlı Mimari Özellikleri ve Örnekleri

Yabancı Gözüyle Osmanlı Sanatı

Osmanlılar, her şeyi yerli yerinde kullandılar. Ne sadece ticari amaçlı bir yapıya dönüştürdükleri kervansarayı ne de hastane, kütüphane, medrese, türbe ve aşevini terk ettiler. Ancak camiyi mutlak üstünlüğü olan bir sıraya getirip yerleştirdiler. Caminin yükseklik kazanmasına, kubbelerinin genişletilmesine, bölümlerin eklenerek kaynaşmasına çalışarak görkemli yapılar ortaya koymuşlardır. Bu eserler dünyanın daha önce tanıdığı ve o dönemde yapılan eserlerden bütünüyle farklıdır.
Jean-Paul ROUX, “Osmanlı Sanatı”, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi II, s. 316

Yukarıdaki metin ve görselleri inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız
• Osmanlı mimarisi daha çok hangi alanlarda gelişme göstermiştir?
• Osmanlı ve Türkiye Selçuklu sanatı arasında ne gibi benzerlik ve farklılıklar vardır?

Osmanlı sanatı kendisinden önceki Türk-islam devletlerinde olduğu gibi daha çok mimari alanda gelişmiştir. Selçuklu mimarisinin kaynaklık ettiği Osmanlı mimarisi, çeşitli dönemlerde üslubuna göre farklı özellikler göstermiş­tir. Buna göre Erken, Klasik ve Geç Dönem olmak üzere sınıflandırılan Osmanlı mimarisini dinî ve sivil mimari olarak iki kısımda inceleyebiliriz.

Osmanlı Dini Mimari Örnekleri ve Özellikleri

Erken dönem olarak adlandırılan ilk Osmanlı mimari eserleri yoğun olarak İznik, Bursa ve Edirne’de yapılmıştır. Dinî mimari alanında cami, medrese ve türbeler inşa edilmiştir.

Bu dönem eserlerinin İznik, Bursa ve Edirne’de yoğunlaşmasının sebepleri nelerdir?

Osmanlı Devleti bu dönemde Selçuklu Dönemi camilerini örnek almakla birlikte bir arayış içinde farklı planlarda eserler vermişlerdir. Tek kubbeli, ters T planlı, çok ve merkezî kubbeli camiler ve Klasik Dönem’e geçiş camileri bu döneme ait örneklerdir.

ERKEN DÖNEM OSMANLI CAMİ MİMARİSİ
Plan Yapısal Özellikler Devam Ettirilen Özellikler Getirilen Özellikler
Tek Kubbeli •     Kare mekânlıdır.

•     Son cemaat yeri vardır.

•     Yapının üstü tek kubbeyle kapatılır.

•     Dış cephesinde mermer kaplama kullanılmıştır.

• Son cemaat yeri (Beylikler Dönemi), tek kubbe, kare mekân (Türkiye Selçukluları), dış cephe­sinde mermer kaplama (Beylikler Dönemi) vardır. • Taş ve tuğla dizilerinden oluşan duvar örgüsü (alma­şık duvar) kullanılmıştır.
Ters T Planlı •     Ters T planında yapılmıştır.

•     Dikdörtgen ana bölüm ile ona kapı­larla bağlanan mekânlar vardır.

• Almaşık duvar özelliği ve son cemaat yeri devam ettirilmiştir. • Ters T planı ilk kez uygu­lanmıştır.
Çok

Kubbeli

•     Bu tip camiler ayak ve sütunlarla eşit bölümlere ayrılmıştır.

•     Her bölüm kubbe ile örtülmüştür.

•     Çok sütunludur (Türkiye Sel­çukluları).

•     Almaşık duvar, son cemaat yeri ve mermer kaplama kullanılmıştır.

Merkez

Kubbeli

• Ana mekânı örten büyük bir kubbe ve onun etrafındaki küçük kubbeler­den oluşmaktadır. • Tek kubbeli camilerde belirtilen özellikler devam ettirilmiştir. •     İlk kez dört minare ve merkezî kubbe yapılmıştır.

•     Ana mekân genişletil­miştir.

Tabloyu inceleyiniz. Aşağıda ve bir sonraki sayfada verilen görsellerin hangi plana göre yapıldığını verilen boşluklara yazınız.

Osmanlı Devleti’nin kendine has üslubunu oluşturduğu Klasik Döneme geçiş İstanbul’un fethiyle başladı. Devlet, siyasi alanda ulaştığı başarıları sanata da yansıttı. ilk kez merkezî kubbeli cami¬lere yarım kubbeler eklemek ya da tek bir merkezi kubbe ile mekânı örterek geniş alan oluşturma amacı bir ölçüde gerçek¬leştirildi. Bu dönemin ilk örneği İstanbul Bayezit Camii idi.

II. Bayezit Dönemi ile başlayan Klasik Dönem aynı zamanda “Büyük Külliyeler Devri” olarak adlandırıldı. Başlangıçtan itibaren görülen külliyeler şehir planlamasında belirleyici unsur oldu. Şehirler, merkeze yapılan külliyenin etrafında gelişme gösterdi. Bu dönemde Edirne, Amasya ve İstanbul’da yapılan külliyeler, şehirlerin Osmanlı kimliği kazanmasında önemli rol oynadı.

Süleymaniye Külliyesi’ni inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
• Osmanlı külliyelerinin farklı bölümlerden oluşmasının sebepleri neler olabilir?
• Külliyeyi oluşturan ögeler dikkate alınarak Osmanlı mimarisinin ve sanat anlayışının belirlenmesinde nelerin etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Eser İncelemesi: Edirne Selimiye Camii

Klasik Dönem Osmanlı mimarisinin en önemli temsilcisi Mimar Sinan, sadece İstanbul’da değil ülkenin her yerinde cami başta olmak üzere hem dinî hem de sivil mimariye ait eserler inşa etmiştir. Bu eserlerden biri de Selimiye Camii’dir.

Geniş mekâna sahip olan caminin içi takriben 6000 kişi almaktadır. Cami; taş, mermer, çini, ahşap sedef gibi süsleme özellikleriyle de son derece önemlidir. Caminin mihrap ve minberi mermer işçiliği­nin en ileri örneklerindendir.

İç mekân özelliklerini dikkate alarak Selimiye Camii ile Türkiye Selçuklu ve Osmanlı Erken Dönem camilerini karşılaştırınız. Bunların benzer ve farklı yönlerini belirtiniz.

Mimar Sinan’la birlikte inşa edilen camilerde merkezî plan geliştirilerek alanın üzeri tek bir kubbeyle örtülmüş ve başlangıçtan beri amaçlanan geniş mekân oluşturma çabaları başarıya ulaşmıştır. Mimar Sinan eserlerini inşa ederken o dönem teknolojisinin yanı sıra, matematik, statik, fizik vb. bilimlerden de yararlanmış ve yetiştirmiş olduğu öğrencileriyle kendinden sonraki dönemde de etkisini sürdürmüştür.

Sultan Ahmet Camii, Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkâr Mehmet Ağa ta­rafından yapılmıştır. Görselleri inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

  • Camii Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerle karşılaştırıp benzer ve farklı yönlerini tespit ediniz.
  • Sultan Ahmet Camii yabancılar arasında “Blue Mosque” (Mavi Camii) olarak adlandırılmasının sebebi nedir?

Mimar Sinan’dan sonra tek kubbeli cami yapımı devam etmekle birlikte Şehzade ve Süleymaniye Camii’nde olduğu gibi destekleyici yarım kubbeler kullanılmiştır. Bu dönemin en önemli eserleri Yeni Cami ve Sultan Ahmet Camii’dir.

XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde Avrupa ile olan siyasi yakınlaşmalar Osmanlı sanatını da etkilemiştir. Bu etkileşim sonucunda Batı sanatının bazı unsurları Osmanlı mimarisinde kullanıldı. Bu yeni tarz “Geç Dönem Osmanlı Mimarisi” olarak adlandırıldı.

GEÇ DONEM OSMANLI CAMİİ MİMARİSİ
Dönem Genel Özellikler Devam Eden Özellikler Yenilikler / Farklılıklar
Lale

Devri

• Bu dönemde dinî mimari alanında yapılan eser sayısı azdır.
Türk Barok ve Rokoko Devri •     Tek ana kubbe kullanılmıştır.

•     Minare sayıları ikiye indirilmiş ve inceltilmiştir.

•     Çini süslemeleri yerini freskolara bırakmıştır.

•     Köşeli yapılar yerini oval ve yuvarlak planlı ya­pılara bırakmıştır.

• Merkezî kubbe kulla­nılmıştır. •     Külliye tarzı eserler orta­dan kalkmıştır.

•     Fresko süslemeler kulla­nılmıştır.

•     Dış cephelerdeki sadelik azalmıştır.

Türk Ampir Üslubu •     Ampir sanatındaki insan ve hayvan figürü yerine çiçek ve yaprak motifleri kullanılmıştır.

•     Minareler ana yapıdan ayrılmış ve avlu içinde yer almıştır.

•     Yuvarlak pencereler kullanılmıştır.

•     Son cemaat yeri ortadan kalkmıştır.

• Merkezî kubbe kulla­nılmıştır. • Süslemede gösterişe ö­nem verilmiştir.
Seçmeci

Devir

•     Belirli bir plan ve süsleme tarzı kullanılmamış­tır.

•     Antik Çağ’dan itibaren her tür üslup aynı eser­de bir arada kullanılmıştır.

•     Klasik formlar tamamen terk edilmiştir.

•     Gayrimüslim mimarlar e­ser vermiştir.

Neoklasik

Dönem

• Avrupa tarzı üsluplardan vazgeçilerek klasik Osmanlı ve Türk mimari ögeleri kullanılmıştır. Sivri kemer, kubbe, sütun gibi mimari ögeler kullanıl­mıştır.

Erken Dönem medreselerinde Türkiye Selçuklu ve Beylikler Dönemi medrese planı devam ettirilmiştir. Kubbeli büyük bir dersanenin önünde açık avlu ve etrafında kubbelerle örtülü öğrenci odaları bulunmaktadır. Klasik Dönem medreseleri genellikle külliye içinde yer alırken bağımsız olarak yapılanları da vardır.

Aşağıda verilen görsellerdeki anıt mezar örneklerini inceleyiniz. Bunlarda Türk anıt mezar mimarisini inceleyerek Osmanlı Devleti’nde değişen ve devam eden özellikleri tespit ediniz.

İlk dönemlerde kare planlı ve sade olarak yapılan Osmanlı türbeleri daha sonraları çokgen gövdeli olarak inşa edilmiş, iç ve dış mekânda süslemelere yer verilmiştir. Yapının gövde ve kubbe kasnağında pencereler açılarak aydınlatma sağlanmıştır. Mimar Sinan’la birlikte önü revakla örtülü türbeler yapılmıştır. Geç Osmanlı mimarisinde Türk Ampir usülüne göre yapılan II. Mahmut Türbesi iç süslemeleri ve dış yapı özellikleriyle bu dönemi yansıtmaktadır.

Osmanlı Sivil Mimari Örnekleri ve Özellikleri

Osmanlı Devleti; kuruluşundan itibaren İznik, Bursa, Edirne ve İstanbul başta olmak üzere fethedilen yerlerde sivil mimariye de önem vermiştir. Bu yapıların başında saray, köşk, kervansaray, han, çarşı (bedesten), sebil (çeşme), hamam ve su kemerleri gelmektedir.

İlk Osmanlı sarayları Bursa ve Edirne’de yapılmış ancak günümüze kadar gelememiştir. Osmanlı Dönemi’nin en önemli sarayı dört asır devlete merkezlik yapmış olan Topkapı Sarayı’dır. Fatih zamanında yapılan bu saraya farklı dönemlerde eklemeler yapılmıştır.

Yukarıda Klasik Dönem Osmanlı mimarisini temsil eden Topkapı Sarayı ile Geç Dönem Osmanlı mimarisinin önemli bir örneği olan Dolmabahçe Sarayı’na ait görseller bulunmaktadır. Bunları inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
İki saray arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz?
Geç Dönem Osmanlı Cami Mimarisi tablosunu inceleyerek bu dönemde sivil mimaride hangi değişikliklerin olduğunu tespit ediniz.

Geç Dönem Osmanlı mimarisinde dinî alanda olduğu gibi sivil alanda da Batı etkisi görülmüştür. İlk kez Türk saray mimarisi dışında Avrupa sarayları örnek alınarak Dolmabahçe Sarayı yapılmıştır. XIX. yüzyılın ortalarında Sultan Abdülmecit tarafından Hacı Emin Paşa, Serkis Balyan ve Nikogos Balyan isimli mimarlara yaptırılan Saray’ın planında Türk ve Batı anlayışı birlikte
uygulanmıştır. Saray’ın dış ve iç süslemelerinde barok, rokoko, ampir özelliklerini gösteren birden fazla üslup kullanılmıştır. Bu özelliğinden dolayı Dolmabahçe Sarayı Geç Dönem Osmanlı mimarisinin Seçmeci (eklektik) Üslubu’na örnek oluşturmuştur.

Anadolu’da Geç Dönem saray mimarisinin en güzel örneklerinden birisi de Doğubeyazıt’taki İshak Paşa Sarayı’dır. Cami, medrese, divan, harem, askerî koğuşlar, cephanelik, fırın, hamam ve iş atölyelerinden oluşan bu Saray sıcak, soğuk ve atık su kanallarıyla Osmanlıların ısıtma sistemine sahip ilk yapısıdır. Beyaz renkte yontma taştan bitki motifleriyle süslenen Saray’da Türkiye Selçuklu Sanatının etkilerini gösteren taş süslemelerine ait güzel örnekler bulunmaktadır.

Türklerin farklı coğrafyalardan etkilenerek kazandıkları mimari tecrübeler zaman içinde kaynaşarak geleneksel “Türk evi”ni ortaya çıkarmıştır. Tüm Osmanlı topraklarında inşa edilen bu evler, bugün Balkanlarda ve Kırım’da görülmeye devam ederken etkileri Irak, Mısır ve Sudan’a kadar yayılmıştır. Genellikle Osmanlı evlerinde aynı plan uygulanmış, zengin bir kişi için inşa edilen bir konakla normal bir ev arasında bu anlamda bir fark olmamıştır. Bununla birlikte Anadolu’da, bölgesel farklılıklar, mimari üzerinde yerel ve ayırt edici özellikleri de beraberinde getirmiştir. Ancak XIX. yüzyıldaki Sanayi İnkılabı’nın geleneksel yaşam biçiminde meydana getirdiği değişiklikler Türk evini de olumsuz etkilemiştir.

Türk-İslam devletlerinde ticari ve savunma amaçlı yapılan kervansaray mimarisi Osmanlı Devleti’nde gelişerek devam etmiştir. Bu eserler ticaret yolları üzerinde belirli aralıklarla yapılan kervansaraylar ve şehir merkezinde külliyeler içinde yer alan hanlar olarak inşa edilmiştir. Türkiye Selçuklu kervansaraylarının planı Osmanlı kervansaraylarında uygulanmaya devam edilmiş, malzeme olarak tuğla ve kesme taş kullanılmıştır. Osmanlı hanları ise iki katlı olarak yapılmış olup alt katlarında depo ve ahırlar, üst katlarında yolcuların kalmaları için odalar vardır. Osmanlı hanları aynı zamanda haberleşme ve alışveriş ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlenmiştir.

Osmanlı hanlarının işlevini günümüzde hangi kurumlar üstlenmiştir?

Osmanlı şehir hayatında malların saklandığı ve ticaretin yapıldığı bedestenler, dükkânlarla çevrili olup üzerleri kubbeler ile örtülüdür. Bedestenler genellikle taştan yapılmıştır ve dört yanı demir kapılarla çevrilidir.

Osmanlı şehirlerinde halkın su ihtiyacını karşılamak için yapılan çeşmelerde mermer malzeme kullanılmış olup üzerinde kitabeler, geometrik ve bitkisel süslemeler bulunmaktadır.

Osmanlı su mimarisinin diğer önemli örneği de sebillerdir. Cadde ve sokak aralarına, külliyelerin dış kısımlarına, anıtsal çeşmelerin köşelerine yapılan sebiller, genellikle kubbelidir. Cepheleri demir parmaklıklarla süslüdür.

Toplum ihtiyaçlarının bir bölümünün devlet tarafından karşılanması Osmanlı Devleti’nin hangi özelliğine kanıt gösterilir?

ÜÇ KITADA OSMANLI MİMARİSİ

Osmanlı üç kıtada hüküm sürmüş büyük bir devletti. Yaşadığı dönemde sadece siyasi açıdan etkili olmamış, egemenlik kurduğu bölgeleri kültürel açıdan da ileri seviyeye taşımış, günümüze kadar ulaşan bir çok eser bırakmıştır. Bu eserlerden bazıları aşağıda verilmiştir. Sizde Osmanlı Devletinden kalan diğer eserleri de bularak görsel bir sunu hazırlayınız.

Bir Cevap Yaz.