4. Türk-İslam Devletlerinde Ordu Teşkilatının Özellikleri Nelerdir?

4. Türk-İslam Devletlerinde Ordu Teşkilatının Özellikleri Nelerdir?

  • Türkmen askerini tasvir ediniz.
  • Gulam askerini tasvir ediniz.
  • Türkmen ve Gulam askeri arasında ne gibi farklılıklar var? Tespit ediniz.
  • Türk-İslam devletleri askerlerinde ilk Türk devletlerindekilere göre ne gibi değişiklikler görüyorsunuz? Belirtiniz.

 Büyük Selçuklu ordusundaki davulcu, Türkmen ve gulam askerleri

Türk-Islam devletlerinde ordu, büyük ölçüde Türklerden meydana gelmişti. Karahanlı, Türkmen Beylikleri, Delhi Sultanlığı ve başlangıçta Türkiye Selçuklu  orduları Türklerden oluşturuldu. Diğer Türk-İslam devletleri ordularında yerli unsurlara da yer verildi.

Karahanlı ve Selçuklu ordularında Hunlardaki onlu sistem birtakım değişikliklerle devam ettirilirken diğer Türk-İslam devletlerinde pek uygulanmadı.

Türk-İslam devletlerinde eski Türk devletlerinden farklı olarak getirilen yenilik, orduya “gulam sistemi”nin yerleştiril­mesi oldu. Gulam askerleri, çoğunluğu Türklerden olmak üzere, satın alma yoluyla savaşlarda esir edilenlerle küçük yaşlarda toplanan çocukların “gulamhane” adı verilen asker yetiştirme merkezlerinde yetiştirilmesi ile oluşturuldu. En önemli gulam yetiştirme merkezi saraydı. Burada askerî konuların yanı sıra yönetim ve protokol kurallarıyla ilgili eğitim de verilirdi. Gulamlar, aldıkları eğitim sonucunda askerî ve idari görevlere getirilirlerdi. Asker olarak yetişenler sultanın özel muhafız ordusu “Gulaman-ı Sarayı” (saray köleleri) ve ordunun asıl vurucu kısmı olan “Hassa Ordusu”nu oluştu­rurdu. Selçuklu Devleti hariç olmak üzere bu askerler (Hassa Ordusu), hazineden yılda dört kez maaş alırlardı. Bu uygulama Karahanlılardan başlayarak OsmanlIlara kadar birçokTürk-İslam devletlerine de örnekteşkll etti.

İlk kez Hz. Ömer Dönemi’nde kullanılan askerî iktanın, Büyük Selçuklular tarafından geliştirilip Türk ordusunda uygulanması İslami­yet’le birlikte Türk askerî sisteminde meydana gelen diğer bir yenilik oldu. “İkta sistemi”, ülke topraklarının vergi gelirlerine göre bölümlere ayrılarak her birinin askerî ve sivil devlet görevlilerine hizmet karşılığında maaş olarak verilmesidir. Görevliler elde ettikleri gelirlerden maaşlarını aldıktan sonra kalan bölümü ile atlı asker beslerlerdi. “sipahiyan” adı verilen bu askerler savaş zamanında orduya katılırlardı. Bu askerler Selçuklu ordusunun en büyük bölümünü meydana getirirdi. Türkiye Selçuklularında da devam eden bu sistem, Osmanlılarda “tımar” adını aldı.

Gazneli ordusunda birçok Müslüman yerli unsura da yer verildi. Fetih politikasını “gaza ve cihat” anlayışıyla gerçekleştirmek isteyen Sultan Mahmut, İslam ülkelerinden “gaziler” toplattı.

Selçuklu ordusunda uzmanlaşmaya gidilerek çeşitli sınıflar oluşturuldu. Bu sınıflardan en önemlileri şunlardır;

  • Mancınıkcılar: Mancınıkla taş fırlatarak kale surlarına zarar veren sınıf.
  • Neftçiler: Kale kuşatmalarında surlara tırmanmaya çalışan düşman askerlerinin üzerine yağ dökmekle görevli askerî sınıf.
  • Lağımcılar: Kale kuşatmalarında tünel kazarak kaleye girmekle görevli askerî sınıftı.

Ayrıca orduda okçu, mızrakçı ve gürzcü adıyla bu silahları kullanan askerî sınıflar da vardı.

TÜRKLERDE İKTA

İktalar; arazi iyi işletildiği, iyi bakıldı­ğı sürece verilen kişide kalırdı. Ancak aksi hâlde en geç üç yıl sonra ondan alınıp başka birine verilirdi. Bir bölgenin vergilerini toplamak suretiyle dirliğe sa­hip olan eyalet askerlerinin (sipahiler), zamanla derebeyliğe dönüşmemesine dikkat edildi. Çok zengin olmaları ve kale yaptırmalarını engellemek için iki yılda bir yerleri değiştirildi. Halka iyi davranmalarına da dikkat edilirdi. Böylece devlet ikta sistemi ile hiçbir harcama yapmadan çok sayıda askere sahip olduğu gibi vergi toplama işini de hâlletmiş oluyordu. Selçuklu ikta usulü aslında Türk “mîrî” toprak hukukunun yeni şartlara uygun hâle getirilmesiydi.

Tabloyu inceleyiniz ve ilk Türk ve Türk-İslam devlet­leri ordularım karşılaştırarak aşağıdaki boşluklara yazınız.

Bir Cevap Yaz.