1938’e Kadar Cumhuriyet Döneminde Ekonominin Durumu

1938’e Kadar Cumhuriyet Döneminde Ekonominin Durumu

17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihlerinde İzmir’de toplanan Türkiye İktisat Kongresi’nin bazı kararları şunlardır:

1. Ham maddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulmalıdır.

2. Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ hâline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.

3. Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir devlet bankası kurulmalıdır.

4. Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.

5. Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.

6. Sanayinin teşviki ve millî bankaların kurulması sağlanmalıdır.

Yukarıdaki metne göre Cumhuriyet Dönemi’nde izlenen ekonomik politikaların amaçları nelerdir?

Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı ve sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması ile siyasi, askerî ve ekonomik açıdan tam bir yıkıma uğramıştır. Türk halkı yeniden bağımsızlığına kavuşmak için dört yıl sürecek bir kurtuluş mücadelesine girmiştir. Mustafa Kemal’in “… askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun iktisadî zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılan zaferler yaşayamaz, kısa zamanda söner.” sözünden de anlaşılacağı gibi o, tam bağımsızlığın; ekonomik egemenliğimizin sağlanması, güçlendirilmesi ve genişletilmesiyle mümkün olacağının bilincindeydi. Bu sebeple Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı bitmeden savaş sonrası bağımsız yeni Türk Devleti’nde uygulanması gereken ekonomi politikasının hazırlıklarına başlamıştır. Bu amaçla 17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir’de Türkiye İktisat Kongresi toplanmıştır. Atatürk, bu kongrede tarihimizdeki zaferlerin yahut bozgunların tümünün iktisadi durumumuzla bağlantılı olduğunu, çağımızda ekonominin önceliğe sahip olması ve ülkemizi layık olduğu yüksek düzeye ulaştırabilmek için buna büyük önem verilmesi gerektiğini dile getirmiştir.

Kongrede alınan kararların uygulanması için öncelikle Osmanlı’dan kalan ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyen kapitülasyonlar, Lozan Antlaşması’yla tamamen kaldırılmıştır. Diğer bir sorun olan dış borçlar imparatorluk üzerinde kurulan yeni devletler arasında paylaştırılmıştır. Sanayicilerin kredi ve sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1924 yılında Atatürk’ün desteği ile “Türkiye İş Bankası” kurulmuştur. Daha sonra bu çalışmalara devam edilerek 1925 yılında tarımda öşür vergisi kaldırılmış, 1926’da “Kabotaj Kanunu” kabul edilmiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik kalkınmanın özel sektöre dayalı olarak gerçekleştirilmesine çalışılmış, girişimcilere kredi açmak için bankalar kurulmuştur. Türkiye İş Bankası yanında 19 Nisan 1925’te bankacılık ve madencilik faaliyetlerini yürütmek üzere “Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası” kurulmuştur. 28 Mayıs 1927’de “Teşviki Sanayi Kanunu”nun kabulü ile özel sektörün sanayi faaliyetleri desteklenmiştir.

Cumhuriyetin ilk on yılında özel sektörün devletten beklenti içinde olması, yeterli sermaye, nitelikli iş gücü ve teknik elemana sahip olunmaması vb. nedenlerden ekonomik gelişmede istenilen sonuç elde edilememiştir. Diğer taraftan bu durum karşısında devlet bir girişimci olarak sanayi faaliyetlerine başlamış ve özellikle 1929’da ortaya çıkan Dünya Ekonomik Bunalımı’yla birlikte özel sektördeki düzenleyici ve güçlendirici müdahalesi artmıştır. Bu dönemde özel kesimin ülke sanayisini
gerçekleştirmesinin imkânı olmadığından, 1930’larda devletçi politika benimsenmiştir. 1931’de para piyasasını düzenlemek, fiyat istikrarını sağlamak üzere “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası”, 1933’te tekstil, demir-çelik, kâğıt vb. olmak üzere farklı alanlardaki fabrikaları bünyesinde toplayan ve aynı zamanda bir banka olan “Sümerbank” kurulmuş, 1934’te “Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı” uygulamaya konulmuştur. 1935’te yer altı kaynaklarını işletmek ve değerlendirmek üzere “Etibank”, ardından da “Maden Tetkik Arama Enstitüsü” kurulmuştur.

Esnaf ve sanatkârın kredi ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan “Halkbankası” 1938’de faaliyete geçmiştir. Tarımsal alanda çiftçiye damızlık, fidan, tohum dağıtmak üzere devlet sermayeli büyük çiftlikler kurulmuştur. Dış ticaret ise ithalatı yasaklama ve kontenjanlarla denetim altında alınmış, denge sağlanarak Türk lirasının değeri korunmuştur.

Atatürk millî ekonomi modeliyle toplumun içinde bulunduğu zor şartlara ve dünyanın değişen koşullarına rağmen Türkiye Cumhuriyeti’ni güçlü ekonomik temeller üzerine inşa etmeyi başarmış ve bağımsızlığımızı tam olarak gerçekleşmesi adına büyük bir devlet adamı olarak tarihteki yerini almıştır.

Performans Görevi

Sevgili Öğrenciler,

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da önemli atılımlar gerçekleş­miştir.

Sizden istenen bu dönemdeki ekonomik gelişmeleri yansıtan bir duvar gazetesi hazırlamanızdır. Çalışmanızı yaparken aşağıdakilere dikkat etmelisiniz.

  • Çalışmayı hazırlarken kaynak kitaplardan, dönemin gazetelerinden, İnternet’ten, varsa dönemi yaşayan insanlardan yararlanabilirsiniz.
  • Bu çalışmayı aldıktan iki hafta sonra teslim etmelisiniz.

Çalışma;

İçerik (Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik gelişmelerin tespit edilmesi),

Araştırma süreci (Bilgiye ulaşma, inceleme ve metin hâline getirme),

Materyal kullanımı (Çalışmada döneme ait fotoğraf, hatıra vb. unsurlardan yararlanma),

Zaman kullanımı (Gazeteyi verilen sürede tamamlama) açısından değerlendirilecektir.

PROJE GÖREVİ

XIX. YÜZYILDA OSMANLI EKONOMİSİ

Sevgili Öğrenciler,

Osmanlı ekonomisinde XIX. yüzyılda bir yandan dışa bağımlı hâle gelinmiş, büyük borçlanmalar olmuş, diğer yandan da hızlı büyüme gerçekleştirilmiştir. Sizden istenen bu dönemdeki ekonomik gelişmeleri anlatan bir sunu hazırlamanızdır.

Bu çalışmayla ilgili dikkat edilecekler şunlardır:

Çalışma sürenizi iyi kullanmak için çalışma takvimi ve planı hazırlayınız.

Halk ve üniversite kütüphanesi, İnternet vb. yerlerde konu ile ilgili araştırma yapınız. Proje bittikten sonra sınıf içinde sözlü ya da projeksiyonla sunum yapınız.

Çalışma süreniz bir aydır.

Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

1. İlk Türk devletlerinde hükümdarların ekonomiye verdiği önemi açıklayınız.
2. Anadolu’da kurulan devletlerde ticaretin gelişmiş olmasının nedenleri nelerdir?
3. Osmanlı ekonomisinin arz yönlü bir ekonomi olmasını nedenleriyle açıklayınız.
4. Loncaların işlevini günümüzde hangi kurumlar üstlenmiştir?
5. Osmanlı Devleti’nde Klasik Dönem’de tüketicinin nasıl korunduğunu belirtiniz.
6. Sanayi İnkılabı’nın Osmanlı ekonomisine etkilerini açıklayınız.
7. 1838 tarihli Balta Limanı Ticaret Antlaşması’nın Osmanlı iktisat tarihindeki yerini belirtiniz.
8. Osmanlılarda para ve fiyat hareketleriyle ilgili gelişmeleri açıklayınız.
9. XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarında Osmanlı ulaşım sistemlerindeki gelişmelerin ekonomiye etkilerini belirtiniz.
10. Yabancı yatırımların hangi alanlarda yapıldığını, bunun olumlu ve olumsuz etkilerini belirtiniz.

Bir Cevap Yaz.