17. Yüzyıl Osmanlı Devletinin Genel Durumu

3. OSMANLI DEVLETİ’NİN GENEL DURUMU

Osmanlı Devleti 16. yüzyılda geniş sınırlara ulaştı. Akdeniz ve Karadeniz’i birer Türk gölü hâline getirerek dünyanın en güçlü devleti konumuna yükseldi. Bununla birlikte 16. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı devlet düzeninde bozulmalar başladı. Taht kavgalarına son vermek amacıyla sancağa çıkma usulü kaldırıldı. Aynı amaçla 17. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı veraset anlayışında değişikliğe gidilerek hanedanın en yaşlı ve olgun erkek üyesinin padişah olması esasına dayanan ekber ve erşed sistemine geçildi. Alınan bu önlemler sonucunda taht mücadeleleri önceki dönemlere göre azalma gösterdi. Ancak bu dönemde uygulamaya konulan kafes usulü yeni sorunların ortaya çıkmasına neden oldu. Buna göre padişahlar şehzadelik yıllarını sarayın kafes adı verilen özel bölümlerinde ve dışarıdan habersiz şekilde geçiriyorlardı. Bu nedenle devlet yönetiminin gerektirdiği bilgi, beceri ve tecrübeden yoksun kalıyorlardı.

Padişahların yetersizliği ve kimi zaman da çocuk yaşta tahta geçmeleri nedeniyle saray kadınları ve onlarla birlikte hareket eden çıkar gruplarının etkisi arttı. Buna bağlı olarak devlet hizmetine girme ve görevde yükselmede liyakat prensibinin yerini rüşvet, yolsuzluk ve adam kayırmacılık aldı. Kadılık ve müderrislik gibi eğitim gerektiren görevler bile para ile alınıp satılır hâle geldi. Beşik ulemalığı adı verilen uygulamayla müderrislikler babadan oğula geçmeye başladı. Aynı şekilde tımarlar da hak eden kişilere değil, en fazla rüşvet verenlere tahsis edildi. Sonuç olarak devlet gücü bilgisiz ve yeteneksiz kişiler tarafından kullanılır oldu.

Haçova Meydan Savaşı’nı gösteren bir minyatür (Nâdirî, 1605)

17. yüzyılda tımar sisteminin bozulmasına bağlı olarak tarımsal üretimde ve devletin gelirlerinde önemli düşüşler yaşandı. Ayrıca tımarlı sipahilerin sayısında azalma oldu. Buna bir de Yeniçeri Ocağındaki bozulmalar eklenince Osmanlı ordusu hızla
eski gücünden uzaklaştı. Savaşların uzun sürmesi ve çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanması hem giderlerin artmasına hem de çeşitli toplumsal sorunların ortaya çıkmasına yol açtı. Örneğin 1596 tarihli Haçova Meydan Muharebesi’nin (Resim 3.1) başlangıcında Osmanlı ordusu ağır kayıplar verince askerlerin bir kısmı savaş alanını terk etti. Ancak akıncı birliklerinin büyük gayreti ve saray çalışanları ile geri hizmet bölüklerinin devreye girmesiyle kaybedilmek üzere olan savaş kazanıldı. Savaş sonunda ise Sadrazam Sinan Paşa orduda yoklama yaptırarak kaçakları tespit ettirdi. Ayrıca vilayetlere gönderdiği emirnameler ile de kaçakların bütün mallarına el konulmasını istedi. Bu olay Anadolu’da Celâli İsyanlarının başlamasının
nedenlerinden biri oldu.

Osmanlı Devleti 16 ve 17. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanan bazı gelişmelerden de etkilendi. Özellikle yeni ticaret yollarının bulunmasıyla birlikte Osmanlıların kontrolündeki İpek ve Baharat yolları eski canlılığını kaybetmeye başladı. Bunun sonucunda da Osmanlı Devleti’nin gümrük gelirleri azaldı. Osmanlı Devleti yönetim, ordu ve ekonomideki bu bozulmalar
nedeniyle 17. yüzyıl boyunca çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Bir Cevap Yaz.