17. Yüzyıl Asya’nın genel Durumu

2. ASYA’NIN GENEL DURUMU

17. yüzyılda Asya’da siyasi parçalanmışlık manzarası hâkimdi. Altın Orda Devleti’nin dağılmasından sonra kurulan hanlıklardan Nogay ve Kazak Hanlıkları’nın Asya kıtasındaki varlığı bu yüzyılda da devam etti. Halkının çoğunluğu Kıpçak Türklerinden oluşan Nogay Hanlığı 17. yüzyılın ortalarına doğru Rusya’ya bağlanarak siyasi varlığını kaybetti. Nogay Hanlığı’nın yıkılışından sonra ise doğuda Altay Dağlarından batıda Hazar Denizi’ne kadar uzanan geniş topraklarda Kazak Hanlığı kuruldu. Çeşitli Türk boylarının bir araya gelmesinden oluşan ve genellikle göçebe bir hayat süren Müslüman Kazaklar “Orda” denilen üç büyük topluluk hâlinde teşkilatlanmışlardı.

17. yüzyıla girerken Batı Türkistan’a hâkim olan Özbeklerin kurduğu Şeybaniler Devleti Safevilerin saldırılarıyla yıkılmıştı. Bundan sonra topraklarının bir kısmını Safevilere, bir kısmını da Kırgızlara kaptıran Özbekler ellerindeki bölgelerde Hive, Buhara ve Hokand hanlıklarını kurmuşlardı. Bu hanlıkların doğusundaki Doğu Türkistan topraklarında ise Kaşgar Hanlığı hüküm sürüyordu. Kaşgar Hanlığı, hâkimiyeti altındaki yerlerde İslamiyet’in yayılmasını sağlamıştı.

Asya’da kurulan Türk hanlıkları Türkistan topraklarını Rus istilasına karşı koruyarak bu bölgede İslamiyet’in ve Türk kültürünün günümüze kadar devamına katkıda bulundular. Cami, medrese, türbe vb. yapılar inşa ederek yaşadıkları bölgeleri bayındır hâle getirdiler. Ancak bu hanlıklar 17. yüzyılın sonlarına doğru Çar I. Petro’nun başa geçmesiyle birlikte güçlenme sürecine giren Rusya’nın saldırıları karşısında zor duruma düştüler. Ruslar ise Kazak ve Özbek hanlıklarını egemenlikleri altına alıp ticaret yollarına ve verimli topraklara sahip olarak siyasi ve ekonomik güçlerini arttırdılar.

17. yüzyılda Asya’nın önemli devletlerinden biri de Hindistan’daki Babür Devleti’ydi. Timur’un torunlarından Babür Şah’ın 1526’da kurduğu bu devlet Hindistan’ın büyük bölümüne hâkim olarak bu ülkede siyasi birliği sağladı. Babürler Türk kültürünün ve İslamiyet’in Hindistan’da yayılması ve yerleşmesinde rol oynadılar. Babürlerin bu ülkedeki en önemli eserleri Agra şehrindeki Tac Mahal’dir (Fotoğraf 3.1).

Fotoğraf 3.1: Tac Mahal’den bir görünüş

Tac Mahal

Tac Mahal, Babürlüler Devleti Hükümdarı Şah Cihan’ın (1593-1666) Hindistan’ın Agra şehrinde yaptırdığı bir sanat eseridir. Şah Cihan, bu anıt mezarı, çok sevdiği eşi Banu Begüm’ün (Mümtaz Mahal) ölümü üzerine onun hatırasını yaşatmak için inşa ettirmiştir. Yapının mimarı, Mimar Sinan’ın öğrencilerinden Mehmet İsa Efendi’dir. 1630’da yapımına başlanan eser 22 yılda tamamlanmıştır.

Tac Mahal, bütünüyle beyaz mermerden yapılmıştır. Ana kubbesinin yerden yüksekliği 82 metre olan binanın çevresinde dört kule, ön tarafındaki bahçede ise uzun bir havuz bulunur. Türbeye değerli taşlarla bezenmiş mermer bir avludan girilir. Duvarları sayısız pırlanta, zümrüt, inci ve yakut ile süslü olan türbenin içinde Banu Begüm ve Şah Cihan’ın mezarları vardır.
Yazar tarafından düzenlenmiştir.

Bir Cevap Yaz.